Sırrı Süreyya Önder ile ilgili anılarını anlatanlar var.
Ben de geri kalmayayım.
2005 yılında Kanaltürk televizyonunda her gece canlı yayın yapıyordum.
Bir gece yayında bir dize okudum;
“Ah kimseciklerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya.”İmza: Sevgi Soysal, dedim.
Ertesi gün masamda el yazısyla bir not buldum. Şaşırdım meraklandım hatta kaygılandım. Aşk mektubu da olabilir tehdit mektubu da.. Ne oluyor falan filan derken açtım okudum;
“Dün gece okuduğun şiir Sevgi Soysal değil, Gülten Akın’a ait. İmza: Sırrı”
İmza Sırrı ama ben bu sırrı hemen çözemedim.
Kim bu Sırrı?
Neden sırra kadem bastı? Nerede bulurum falan filan derken bulamadım.
Sorduğum kişiler, “Yayın danışmanı gibi bir şey” dediler. “Sen onu bulamazsın o seni bulur” dediler.
Odası var ama odasında pek durmuyor. Sanki kanal içinde bir hayalet. Sen onu bulamıyorsun o seni buluyor. Gençliğimizdeki “Kızılmaske; Fantom” gibi bir heyyula.
Her neyse.
Gerçekten bir gece yayınına çıkmadan önce o beni buldu. Tanıştık konuştuk.
Benim senarist olduğumu biliyor; “Ben de senaryo yazıyorum. Yazdığım senaryoya bir bakar mısın” dedi.
Ben de amatör bir hevesli olduğunu düşünerek, “o işler öyle kolay değil filan” gibi bir şeyler geveledim. İtiraf edeyim biraz üstenci konuşmuş da olabilirim.
Sonra o senaryoyu okudum ve kendimden utandım. Çünkü o senaryo; “Beynelmilel”in senaryosuydu.
Bu yayın öncesi sohbetlerimiz aralıklarla devam etti.
O sohbetlerden birinde anlattığı bir anıyı en sonda anlatacağım.
Şimdi bir iki şey söylemem gerekir bu arada.
Hala Türk olduğunu bilmeyenler var.
Öğrenince şaşıranlar var.
Bir Türk’ün Kürt meselesinin içinde ne işi var,
diyen Türkler var aynısını diyen Kürtler var.
Oysa hiç düşünmezler mi Kürt meselesi Türk’ün de meselesidir. Ona bölücü diyenler var.
Oysa hiç düşünmezler mi Türk’ün ve Kürt’ün birliğini kendi fani bedeninde cismileştirmiştir.
Onun meselesi insanlık meselesi.
Bir insanı sevmeyebilirsiniz; sevmenizi isteyemem.
Bir insanın düşüncelerine katılmayabilirsiniz;
katılmanızı bekleyemem.
Ama bir insanı anlamanızı,
hiç değilse anlamaya çalışmanızı bekleyebilirim.
Sevmeseniz de anlayabilirsiniz. Gerçi Sırrı Süreyya pek çok düşmanı tarafından bile sevilen bir adam.
Ama hak ettiği kadar anlaşılan bir adam olduğunu sanmıyorum. Anlayanlardan bazılarının da yanlış anladığını düşünüyorum.
Çünkü;
“ ah kimseciklerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya”
Sırrı Süreyya pek çok kişinin tahmin ettiği örgütün üyesi sempatizanı değil.
Anlatayım.
O gençliğinde kendine devrimci bir Yol çizmişti.
İlk mahpusluğu da o yüzden tattı.
Bir gün bir şey anlattı:
Malum yetmişli yıllarda, fakir gariban köylü, köyünden toprağından koptu. Büyükşehirlerde evsiz barksız topraksız kaldı.
Onlara bir tek devrimci gençler kucak açtı.
Devlet arazilerinde onlara gecekondular yaptı.
Dozerler evlerini başlarına yıkmak için üstlerine üstlerine yürürken o devrimci gençler dozerlerin önünde kalkan oldular.
Gerekirse çatıştılar. Fakirin fukaranın evlerini korudular.
Sırrı Süreyya gençliğinde Ankara’da o devrimci gençlerden biriymiş.
Biz 2005 yılında bunları konuşurken acı acı gülümsedi. “Halkımız şimdi o gece kondularu müteahhitlere verdi. Koca koca binalar siteler yapıldı. Hepsi birkaç daire sahibi oldular. Benim şimdi evim yok.
Ben şimdi o evlerde kiracı bile olamam.
Çünkü kirasını ödeyemem” Demişti.
Tabi tabi, kötü beslenme, hareketsizlik, içki sigara falan filan kalbi çok yorar.
Ancak kalbi en çok
karşılıksız sevgi,
anlaşılmamak
veya yanlış anlaşılmak yorar. En çok yorar.
Sırrı Süreyya Önder’inki yine iyi dayandı.
Futbol kulüplerinden ikonik tweetleri derlemesi:
1. FC Barselona
Modric'in Lionel Messi'nin formasını çektiğini paylaşan kulüp hesabı, "Online mağazadan bir Messi forması alması çok daha kolay olacaktır!"
Suriye Kürdistan Bölgesi’nin saygın din alimi Şeyh Mürşid Xeznewî bugün Qamişlo’da Arapça ve Kürtçe tarihi bir hutbe okudu. Kürtçe kısmında Kürtlerin maddi gücünün ehemmiyeti üzerinde durarak yereldeki kuvvetinizi, savaşçılarınızın elindeki silahlarınızı muhafaza etmek sizin “kırmızı çizgilerinizdir” dedikten sonra bunlar olmadan hiçbir hak elde edemezsiniz dedi.
..:: 1. Tarihi tecrübe şunu göstermiştir. Vatan üzerinde varlığınız, elinizde silah ve kılıçınız yoksa hiçbir müzakerede başarılı olamazsınız. SDG sizin silahınızdır ve vazgeçilmez kırmızı çizginizdir.
..:: 2. ENKS tam 13 yıldır muhalefet içinde ama hala elinde sıfır kazanım var. Hiçbir şey yok.
..:: 3. Bizim vatanımız var, silahlı gücümüz var, şimdi siyasi birliğe de ihtiyacımız var. Bize lazım olan siyasi birliğe yanaşmayan partilerin gözlerine de ister PYD olsun ister ENKS olsun parmaklarınızı sokunuz.
Irak’ta da Saddam rejimi çöktüğünde ABD’li Irak Valisi Paul Bremer bir ara Başkan Mesud Barzani’ye Kürdistan Peşmerge güçlerini dağıtmasını istedi. Başkan Barzani onu ikna edemeyince masadan kalkıp “Ben Kürdistan’a gidiyorum, sen de adamsan gel Peşmerge güçlerini dağıt” dedi ve Kürdistan’a döndü.
Suriye Kürdistan Bölgesi’nde de Kürtler kendi silahlı güçleri olan SDG’yi dağıtmazlar. ENKS kendi başına Şam sokaklarında istediği kadar dolaşsın, bir hak elde edemez.
Sanırım Kürtler arasında ilk defa hem PKK'yi hem de PDK'yi eleştirip, her iki taraftan da saygı gören tek kişi Şêx Murşîd Xeznewî.
Kürtleri birliğe davet ediyor ve diyor ki; Eğer size iyi durumda olduğumuzu söyleyenler varsa vallahi yalan söylüyor. Hiç iyi bir durumda değiliz.
2005'te Suriye istihbaratı tarafından kaçırılıp katledilen Kürt Şeyhi Maşuk Haznevi'nin:
“Hak sadaka ile değil, güç ve kudretle alınır”
sözü Rojava’da hala dilden dile dolaşıyor.
DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan’dan Musa Anter anısı:
“Her Kürtçe konuştuğumuzda mikrofonun kesilmesini anadilime hakaret olarak görüyorum.”
🗣️DEM Partili Sinan Çiftyürek:
🎙️“Türkler ayrı bir millet. Kürtler ayrı bir millet. Kürtler neden “Türk milletinin asil ve asli mensubu olsun”?
🎙️“Kürt var Kürdistan yok” demek saçmalık. Annesiz çocuk olmayacağı gibi Ülkesiz millet de yok! Kürtlerin ülkesi Kürdistan.”
Türkler 100 yıl önce Kürtleri mevziye sürdü. Kürtler tüm mevzilerde ağır zayiat verdi. Bu da yetmedi, savaşın sonrasında Türkler, Kürtleti yok saydı ve Kürtlğü yok etmeye çalıştı. 100 yıllık acı tecrübeye rağmen bugün bazı Kürtler hala mevziye gönüllü gitmekten bahsediyor. Yuh.
Dersa zimanê kurdî li welatê Qazaxistanê...
(Kazakistan'da Kürtçe dil dersleri)
⛔️Stalin tarafından Kazakistan’a sürgün edilen Kürtlerin sayısı 100 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Hz. Muhammed ve arkadaşları Mekkeli müşriklerin zulmü sebebiyle Hristiyan Habeşistan'a sığınabiliyor, bir Yahudi şehri olan Yesrib / Medine'de Yahudilerle ittifak kurabiliyor ama dört devletin işgali altında her gün zulüm gören Kürtler kurtuluş için ABD ve İsrail ile müttefik olamaz diyorsunuz. Öyle mi?
Aradaki fark nedir?
Rio Ferdinand (CBC Sports): Mourinho’nun açıklamalarından sonra Galatasaray’ı dikkatli izledim. Bu Takımın hakemlere ihtiyacı olabilir mi sizce? Klasık Jose, geride kalınca rakiplerinin başarılarına çamur atıyor”.