YÖK ÖNÜNDE “MEMURUN GÜNDEMİ” YAYINIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını kamuoyuna duyurmak ve yetkili kurumlara çağrıda bulunmak amacıyla YÖK önünde “Memurun Gündemi” canlı yayınımızı gerçekleştirdik.
Yayınımızda başta tayin ve nakil sorunu olmak üzere; memur maaşlarında yaşanan alım gücü kaybı, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçleri, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve üniversite idari personelinin temel taleplerini gündeme taşıdık.
Üniversite idari personeli için adil, şeffaf, objektif ve puan esaslı bir tayin-nakil sistemi kurulması gerektiğini bir kez daha vurguladık. Bu sorun, geçici ve kişilerin inisiyatifine bırakılan uygulamalarla değil, tüm üniversitelerde uygulanacak kalıcı bir sistemle çözülmelidir.
Ayrıca öğretmen kökenli şube müdürleri başta olmak üzere bazı kamu görevlilerine sağlanan mali iyileştirmelerin, üniversitelerde aynı unvan ve sorumlulukla görev yapan şube müdürlerini de kapsaması gerektiğini ifade ettik. Eşit göreve eşit mali hak sağlanmalı, kamu çalışanları arasındaki ücret adaletsizliği giderilmelidir.
ÜNİPERSEN olarak yalnızca sorunları dile getirmiyor, çözüm önerilerini de ortaya koyuyoruz. Tayin sorununa ilişkin somut bir adım atılana kadar “Memurun Gündemi” yayınlarımızı YÖK önünden sürdürmeye devam edeceğiz.
Üniversite idari personelinin talepleri ertelenemez, görmezden gelinemez.
Sorunlar belli, çözüm net.
Birlikte başaracağız.
ÜNİPERSEN
13 Temmuz 2026
Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için son üç toplu sözleşmede karar alınıp, doğru düzgün çalışma yapılmaması nedeniyle alınan kararın uygulanmasını sağlamak adına mücadelemizi sürdürüyoruz.
Bilgilendirme yayınlarımız devam edecek.
@unipersen@YuksekogretimK
MÜCADELENİN ADI ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİ
Üniversite idari personelinin yıllardır birikmiş sorunlarına çözüm üretme adına her geçen gün mücadelemizi büyütüyor, her alanda çalışmalarımızı hızlandırıyoruz.
3 dönemdir kararı alınıp da çözüm üretilmeyen üniversite idari personelinin tayin sorununa ilişkin yarın saat 11:30'da YÖK önünde bilgilendirme yayınlarına devam ediyoruz.
Üniversite idari personelinin kariyer hakkından olması gereken seviyede yararlanması için merkezi görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli bir şekilde yapılması, sınavsız yönetici atamalarının sınava tabi hale getirilmesi, yükseköğretim tazminatı ve geliştirme ödeneğinin idari personele de ödenmesi gibi sorunlarını bir bir ele alıyor, birlikte mücadele anlayışıyla gücümüze güç katıyoruz.
@unipersen
Pazartesi günü saat 11:30'da tayin sorununun çözümündeki geliştirmeleri değerlendirerek sizlere aktardığımız bilgilendirme yayını ile yine YÖK önünde olacağız.
Üniversitelerde tayin sistemi kurulması için her alanda mücadelemizi büyütmeye, idari personelin güçlü sesi olmaya devam edeceğiz.
Tüm idari personel arkadaşlarımızı Pazartesi 11:30'da Sendikamız youtube kanalındaki yayını takip etmeye davet ediyoruz.
Birlikte başaracağız..
@unipersen@erolozvar@batikanaksoy@YuksekogretimK
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Rabbim bizlere sadece O’nun rızasını gözeten bir kalp, ihlasla yapılan ameller ve razı olduğu bir ömür nasip eylesin. Âmin.
❤️🩹 Arif abimizin Kastamonu’da bir abisi olduğunu öğrendik. Sağ olsun vasisi olarak bundan sonraki süreci takip edip ve ilgilenecek. Destek verip dualarını eksik etmeyen tüm ailemden Allah razı olsun.
Üniversite idari personelinin güçlü sesi olan Sendikamız @unipersen ile tayin, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve kariyer hakkı noktasında mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz.
Haziran ayının ikinci haftası başlatmış olduğumuz nöbet eylemini geçtiğimiz hafta itibariyle YÖK önünde bilgilendirme yayınları ile devam ediyoruz.
13 Temmuz Pazartesi ve takip eden her pazartesi YÖK önünden bilgilendirme yayınlarına devam edeceğiz.
6 Temmuz Pazartesi günü Sendikamızda gerçekleştireceğimiz memurun gündemi yayınında da tayin sorunu üzerine YÖK nezdindeki son gelişmeleri değerlendireceğiz.
İdari personelin tüm sorunlarına çözüm üretene kadar mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
@unipersen@kaskkonf@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
🟢 ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİN YER DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ SONUÇ VERİYOR
Toplu Sözleşme kazanımımız doğrultusunda, geçtiğimiz yıl YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın çözüm odaklı yaklaşımıyla üniversite idari personelinin yer değişikliği için becayiş uygulamasıyla ilk defa bir adım atılmış; bu sayede yüzlerce idari personel, üniversiteler arasında yer değiştirme imkanı yakalamıştı.
Bu yıl da uygulama kapsamının genişletilerek yeniden işletilmesi için Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile bir araya gelerek talebimizi ilettik.
Yaptığımız görüşmeler neticesinde, YÖK tarafından konu gündeme alınarak çalışma başlatılmıştır.
Sürecin en kısa sürede tamamlanarak duyuruya dönüşmesini ve idari personelimizin beklentilerinin karşılanmasını bekliyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Sn. Bilal Şentürk’e olumlu yaklaşımları, başından beri üniversite idari personelinin yer değişikliği taleplerine duyarlı ve çözüm odaklı yaklaşımları için ise YÖK Başkanı Sn. Erol Özvar’a özellikle teşekkür ediyorum.
#İyikiMemurSenVar
#İyikiEğitimBirSenVar
The Consumer Price Index (E-CPI) calculated by the Inflation Research Group (ENAG) increased by 1.94% in June 2026.
The annual (12-month) E-CPI inflation rate reached 51.49%.
@ENAGRUP
@talatyavuz29 üniversite memurları tayin sorunu ne olacak. neden ciddi bir adım atılmıyor. devlete herhangi bir yükü olmayacak bir hak neden hala verilmiyor.
GENEL BAŞKANIMIZ ALİ YALÇIN, YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR İLE GÖRÜŞTÜ
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ziyaret eden Genel Başkanımız Ali Yalçın, üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikamızın görüş ve taleplerini iletti.
Genel Başkanımız ziyarette;
▪️ Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü nezdinde de takip ettiğimiz üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kurumsallaştırılması
▪️ Akademik zam
▪️ MEB bünyesinde görev yapan doktoralı öğretmenlerin üniversitelerde ders verebilmelerine yönelik sürecin kolaylaştırılması
▪️ 2026 yılı merkezi görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı duyurusunun Ekim ayında ilan edilmesi
▪️ Üniversitelerde işçilerin memurlara amir yapılmamasına ilişkin uygulamanın titizlikle takip edilmesi
▪️ Öğrenci affı
▪️ Üniversite idari personeline yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi
başta olmak üzere birçok konuda taleplerimizi ve önerilerimizi paylaştı.
Ziyarette ayrıca, yükseköğretimde dönüşüm süreci ve lisans programlarının üç yılda tamamlanabilmesine ilişkin düzenlemeler konusunda istişarelerde bulunuldu.
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a gerçekleştirdiği ziyarette, Genel Sekreterimiz Talat Yavuz da yer aldı.
YÖK Başkanı Sayın Erol Özvar ile görüştük
Üniversite çalışanlarının mali ve özlük haklarına dair sorunlarını, sorunların çözümüne dair talep ve önerilerimizi Sayın Özvar’a ilettik.
Görüşmemizde;
▪️ Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü nezdinde de takip ettiğimiz üniversite idari personelinin yer değişikliği sürecinin kurumsallaştırılması
▪️ Akademik zam talebimiz
▪️ MEB bünyesindeki doktoralı öğretmenlerin üniversitelerimizde ders verebilmelerine yönelik süreçlerin kolaylaştırılması
▪️ 2026 yılı merkezi görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı duyurusunun Ekim ayında ilan edilmesi
▪️ Üniversitelerde işçilerin memurlara amir yapılmaması ilkesinin takibi
▪️ Öğrenci affı
▪️ İdari personele yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi başta olmak üzere pek çok konuyu etraflıca ele aldık; talep ve önerilerimizi paylaştık.
Ayrıca, yükseköğretimdeki dönüşüm süreci ve lisans programlarının 3 yılda tamamlanabilmesine ilişkin düzenlemeler üzerine istişarelerde bulunduk.
YÖK Başkanı Sayın Erol Özvar’a nazik kabulleri için teşekkür ediyor; ziyaretimizin yükseköğretim camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
▪️https://t.co/odLiKKdCnO
Toplu sözleşmelerle her geçen yıl alım gücü düşen, kiradan gıdaya, eğitim ödemelerinden sağlık ödemelerine kadar bir çok harcamada problem yaşayan, bütçe ayıramayan memurun sesi olmak için @kaskkonf olarak 3 Temmuz Cuma günü saat 12:00'da İstanbul Beşiktaş'ta ve diğer 10 farklı şehirde TÜİK önünde olacağız.
@unipersen@hepsen_2020@bizimsenorgtr@399Kamu@Hepburosen #memur #enflasyon #tüik
Hiçbir kurumda denenmemiş bir sistem talebimiz yok. Hali hazırda tüm devlet kurumlarında olan, en yakın Milli Eğitim Bakanlığının da kullandığı puana dayalı tayin sisteminin üniversitelerde de kurulmasını istiyoruz.
@erolozvar@YuksekogretimK@unipersen
YETKİ BENDE İSTEDİĞİMİ YAPARIM DİYEN HARRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ!
Harran Üniversitesinde görev yapan onlarca şef varken yine hülle atama ile müdürlük kadroları doldurulmaya çalışılıyor, sekreterlik kadroları da o birimin hizmetinin yürümesi için değil, geçiş kadrosu olarak kullanılıyor!
2024 ve 2026 yıllarında Yükseköğretim Kurulunun sınav ilanına çıktığı ortamda hala hülle atamalara başvuran Harran Üniversitesine yapılan atamaların iptal edilmesi ile fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliklerine yapılacak atamalarda liyakat esas alınarak kriterler belirlenmesi için talep yazımızı Rektörlüğe gönderdik.
Üniversitelerde yapılan tüm atamaların takipçisi olmaya, hülle atamalar noktasında eylemsel ve hukuksal mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
@hrumedya@mtahirgulluoglu
YÖK ÖNÜNDE “MEMURUN GÜNDEMİ” YAYINIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını kamuoyuna duyurmak, taleplerimizi daha güçlü bir şekilde gündeme taşımak ve yetkili kurumlara bir kez daha çağrıda bulunmak amacıyla YÖK önünde “Memurun Gündemi” canlı yayınımızı gerçekleştirdik.
Yayınımızda başta tayin-nakil sorunu olmak üzere; memur maaşlarında yaşanan alım gücü kaybı, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçleri, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve üniversite idari personelinin çalışma hayatında karşılaştığı temel sorunları kamuoyuyla paylaştık.
Üniversitelerde görev yapan idari personelin, yıllardır tayin ve nakil hakkı konusunda sistemsizliğe mahkûm edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Aile bütünlüğü, sağlık mazereti, eğitim durumu ve sosyal gerekçeler başta olmak üzere birçok konuda idari personel ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bu sorun artık geçici çözümlerle, bireysel yazışmalarla ya da sınırlı uygulamalarla ertelenmemelidir.
YÖK önünde gerçekleştirdiğimiz yayında açıkça ifade ettik: Üniversite idari personeli için adil, şeffaf, puan esaslı, objektif ve sürdürülebilir bir tayin-nakil sistemi kurulmalıdır. Bu sistem kişilerin inisiyatifine bırakılmamalı; tüm üniversitelerde uygulanabilir, denetlenebilir ve hakkaniyete uygun bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Memur maaşlarına ilişkin değerlendirmelerimizde ise kamu görevlilerinin her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çektik. Kira, ulaşım, gıda, eğitim ve temel yaşam giderlerinde yaşanan artışlar karşısında memurların alım gücünün ciddi şekilde gerilediğini, kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını alacağı adil bir ücret düzenlemesinin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurguladık.
ÜNİPERSEN olarak sadece sorunları dile getiren değil, çözüm önerilerini de ortaya koyan bir sendikal anlayışla hareket ediyoruz. Üniversite idari personelinin yıllardır ötelenen haklı taleplerinin karşılık bulması için sahadayız, kurumların önündeyiz, kamuoyunun huzurundayız.
Özellikle tayin sorununa ilişkin somut bir adım atılana kadar “Memurun Gündemi” yayınlarımızı YÖK önünden sürdürmeye devam edeceğiz. Üniversite idari personelinin sesi duyulana, taleplerimiz karşılık bulana ve kalıcı çözüm iradesi ortaya konulana kadar mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.
YÖK önünden bir kez daha sesleniyoruz: Üniversite idari personelinin talepleri ertelenemez, görmezden gelinemez, yok sayılamaz..
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar