Beşiktaş’ta işler peri masalı gibi ama 2024-2025 sezonunu unutmamak gerekir..
Giovanni Van Bronckhorst yönetiminde sezona fırtına gibi başlamıştı..
Rafa Silva ve Giro İmmobile gibi süper flaş transferler yapmıştı..
Süper kupada Galatasaray’ı 5-0 yenmişti..
Avrupa ligi elemelerinde Ağustos ayı sonuna kadar yenilmemişti.. Ligde ilk 8 maçın 6 sını kazanmış, 2 beraberlik almıştı..
Berabere kaldığı 2 maçın birinde Trabzonspor’u, diğerinde Gaziantep FK yı sahadan silmişti..
Çok iyi oynadığı Galatasaray maçını 2-1 kaybetti…
Sezona fırtına gibi giren Beşiktaş üst üste 4 maçı kazanamadı ve peri masalı gibi başlayan Giovanni Van Bronckhorst döneni son erdi… Ardından yıllar süren kaos dönemi başladı…
Şu anda da Beşiktaş bir peri masalı yaşıyor.. O zaman da öyleydi..
Bu sezon flaş transferler yaptı.. O zaman da yapmıştı.. Rafa Silva, Trossard’dan, İmmıbile de Vlahovic den daha kötü oyuncu değildi..
Bu sezon hocası Vincenzo İtaliano mental olarak tükenmiş bazı oyuncuları dokunuşlarıyla ayağa kaldırdı.. O dönemde de bitmiş bazı oyuncular Giovanni Van Bronckhorst’un dokunuşuyla ayağa kalkmıştı..
Bu sezon Beşiktaş hocasının oyuncuları ile çok iyi diyaloğu olduğu, tğm zamanını takıma ayırdığı, kenardan takımı çok aktif bir şekilde yönettiği söyleniyor… O dönemdeki hocaya da aşağı yukarı bunlar söyleniyordu…
Bu sezon Beşiktaş çok iyi bir kaleci aldı.. O sezonda da Beşiktaş’ın kalesinde en iyi dönemindeki Mert Günok vardı..
Üst üste bir kaç maç kazanamayınca her şey alt üst oldu..
Dolayısıyla işler her zaman iyi gitmez.. İşler iyi giderken kulübü ve takımı yönetmek kolay iş….
Önemli olan bir krize girildiğinde krizden çıkabilecek sabır ve dirayetli göstermek…
Her takımın iyi ve kötü zamanları oluyor… Bir çoğu da krize girdiğinde bir daha toparlanamıyor…
İvme bu kadar yukardayken yaşanan krizlerden çıkma becerisi gösteremeyenler dağılıyor, krizden çıkabilenler de şampiyon oluyor….
Beşiktaş’ta tehlikeli bir hava oluşmaya başladı:
“Takım çok iyi.”
“Şampiyonluğun en büyük adayı.”
“Italiano müthiş başladı.”
Daha AĞUSTOS ayındayız.
Geçen sezon Van Bronckhorst da Galatasaray’ı 5-0 yenerek Süper Kupa’yı aldı ve göklere çıkarıldı.
Sonrasını hepimiz biliyoruz.
Italiano gerçekten çok iyi başlayabilir.
Ama Beşiktaş’ın artık 5 maçlık hocalara değil, 5 YILLIK SİSTEMLERE ihtiyacı var.
Övgüde de eleştiride de biraz SABIR.
Süleyman Aleyhisselam asasına dayanarak can vermişti de, asa çürüyüp yere düşene dek kimse onun öldüğünü fark etmemişti; tıpkı bugün 'devlet sopasına' dayanarak ayakta durmaya çalışanların sadece bir süreliğine zaman kazanması gibi.
'Devleti yönetmek' yerine 'devleti ele geçirme' hırsıyla hareket eden bu zihniyet; ülkeyi yoksulluk, yolsuzluk, denetimsizlik ve enflasyon batağına sürükledi. Geçmişin siyasi mühendislikleri nasıl işe yaramadıysa, bugünün güce dayalı dayatmalar da milletin şaşmaz sağduyusu karşısında yenilmeye mahkûmdur. Milletimiz sabırla sandığı bekliyor.
#SüleymanınAsası #SiyasiMühendislik #DevletSopası #ErkenSeçim #SandıkGeliyor
Anahtar Partisi Genel Başkanı: Yavuz Ağıralioğlu:
"Alesi KHK’lı diye bir çocuğun ölmesine rağmen sanki vefat etmemiş gibi, yokmuş gibi muamele görmesi… Bu nedir yani! Bu kadar duygusunu, kalbini yitirmiş, bu kadar sorumluluktan kopmuş bir siyasi irade hangi sorunumuza nezaret edecek?"
Hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün ismini listeye almadılar!
Fotoğraflarını basına servis etmediler!
Bakanlar cenazesine katılmadı Yusuf'un!
Bütün bunların sebebi yavrumuzun babasının KHK'lı bir polis memuru olması!
Hiç mi utanmadınız ya!
Kahramanmaraş’ta okulunda katledilen, 11 yaşındaki Yusuf Tarık’ın cenazesine, babası KHK’lı diye mi katılmadınız?
Oysa babası, evladına hasret beş yıl hapis yatmış ve daha birkaç hafta önce beraatle çıkmıştı.
“Bir topluluğa yönelik öfkeniz sizi adaletten ayırmasın!”
“Canını koruyamadığınız çocuklardan birinin babası KHK’lı olduğu için cenazesinde politik tutum almak, tarihe bir utanç olarak geçecektir.”
Sn @mahmutarikansp
yaşanan ayrımcılığın, adaletsizliğin, merhametsizliğin vardığı yeri anlatıyor.
➖1758 gün cezaevinde kaldı ve birkaç ay önce tahliye oldu KHK’lı Burak Gül.
➖Cezaevine girdiğinde oğlu Yusuf Tarık 6 yaşındaydı.
➖Baba Burak Gül, 5 yıl göremediği oğluna sadece birkaç hafta sarılabildi tahliye olduktan sonra.
➖Ve Yusuf Tarık, babasına doyamadan, nereden, neden ve nasıl geldiğini bilmediği acımasız mermilerin hedefi oldu ve hayattan koparıldı.
➖Haberi alan babası korkuyla, panikle koştu oğlunun okuluna.
➖Ve yıllarca ayrı kaldığı yavrusunun kan içinde kalmış bedenine son kez sarıldı.
➖Cenaze namazı babasının köyünde kılındı Yusuf Tarık’ın.
➖O gün Kahramanmaraş’ta bulunan 6 bakandan ise katılan olmadı.
➖ YUSUF TARIK GÜL hepimizin çocuğuydu.
➖Diğerleri gibi.
➖Ne babasına, ne de dünyasına doyamadan uçtu gitti.
➖Babasıyla konuştum bugün, acısı çok büyük. Kendisi Hendek Operasyonlarına katılmış eski bir polis.
➖“Oğlum Atatürk ve Türk Bayrağı sevdalısıydı. En büyük hayali bir milli maça gidebilmek, başarılı bir bilim adamı olup Türkiye’nin adını duyurmaktı. Olmadı!” Dedi.
➖Mekânı cennet, makamı âli olsun.
➖Allah ailesine ve sevenlerine sabırlar versin.
#YusufTarıkGül
#KutlamalarıDeğilKatliamıÖnle
#yusuftekinistifa
Sokaktan gelen sesler arasında Kanun Hükmünde Kararname mağdurları var…
KHK’larla işten atılmış, yargılanmış ama sonunda beraat ya da takipsizlik kararı almış insanların kamusal hakları iade edilmelidir.
Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Delillendirip mahkum edememişsin, takipsizlik vermişsin, o halde haklarını da iade etmelisin.
Devlet olmanın gereği, adaletle hükmetmektir.
KHK’larla ihraç edilen binlerce insan hâlâ adalet bekliyor.
Takipsizlik alan var.
Beraat alan var.
Ama görevine dönemeyen, hakkını alamayan, hayatı altüst edilen insanlar var.
Bu kabul edilemez.
Anayasa’nın 10 uncu maddesi eşitliği,
36 ncı maddesi adil yargılanmayı,
38 inci maddesi masumiyet karinesini güvence altına alır.
Mahkeme beraat vermişse, devlet o karara uymak zorundadır.
Takipsizlik verilmişse, kişi suçlu gibi damgalanamaz.
Ama bugün KHK mağdurları için hukuk işletilmiyor.
OHAL bitti, mağduriyet bitmedi.
İşine dönemeyen öğretmenler var.
Pasaport alamayan vatandaşlar var.
Emekli hakkı gasp edilen insanlar var.
Aileler dağıldı, çocuklar mağdur oldu.
Bu mesele siyaset değil, insan hakları meselesidir.
Hukuk devleti intikam aracı olmaz.
Devlet, vatandaşını fişleyerek değil, adalet sağlayarak güçlenir.
KHK dosyaları yeniden incelenmeli.
Beraat ve takipsizlik kararları derhal uygulanmalı.
İşe iade ve itibar iadesi sağlanmalıdır.
Adalet gecikirse toplumsal yara büyür.
Bu ülkenin insanları düşman değil vatandaştır.
Herkes için hukuk, herkes için adalet istiyoruz.
Türkiye’nin en sahipsiz acısı KHK’lılar meselesi. Kapağını araladığınız anda hukukla vicdanla izahı zor yüzbinlerce dert çıkıyor karşınıza. Beraat etse bile işine dönemeyen; kamuda ya da özelde emeğinin karşılığını alamayan, özlük hakları iade edilmeyen insanlar.
“Dünya üzerimize yıkıldı, en altta kaldık ve sadece imdat diyebildik” diyenlerin sesi hâlâ askıda.
Anlamlı bir buluşma olmuş. Bu meseleyi programına alan tek parti Gelecek Partisi zaten.
Doğu Perinçek de geç de olsa bu konuya değindi geçenlerde, “Bu ülkenin insanını kaybetme lüksümüz yok” dedi.
Asıl soru şu: AK Parti ve Cumhur İttifakı o “imdat” sesini duyacak mı?
Çünkü siyaset uzun süredir yüzde hesabıyla yapılıyor. Bir mesele en az %1 oy getiriyor ya da götürüyorsa dikkate alınıyor. İnsani bedeli ağır konular bile sandıkta hafif geliyorsa o tarafa bakılmıyor.
Belki şöyle sormak lazım: Madem oy hesabında yok sayılacak kadar azlar, tehdit oluşturmaları da imkânsız. O hâlde bu ayrımcılığı sürdürmenin amacı ne?
+Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması kaldırılmalı
+ Halkı kin ve düşmanlığa sevk suçu yeniden düzenlenmeli
+ Nefret suçu ve cezaları düzenlenmeli
+Türkiye insan hakları ve eşitlik kurumu yeniden yapılandırılmalı
+Etki ajanlığının kalıcı olarak bir daha getirilmeyeceği açıklanmalı
+İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girmeli
+Sansür yasası kaldırılmalı
+RTÜK ve Basın İlan Kurumu iktidarın aparatı olarak kullanılmamalı
+ Adil bir infaz mevzuatı oluşturulmalı
+ Gizli tanık uygulamasına son verilmeli
+Etkin pişmanlığın iftiracılığa dönüşmesi engellenmeli
+savunma hakkı üzerindeki sınırlamalar kaldırılmalı
+Cezaevi idari ve gözlem kurullarının keyfi kararlarına son verilmeli
+ KHK’larla görevlerinden ihraç edilenlerin durumu gözden geçirilmeli
+ Alevi yurttaşların yaşadıkları eşitsizliklere son verilmeli
+Savcıların yetki gaspı yapabilmesi önlenmeli. Başsavcılıkların görev dağılımı ile ilgili kanunsuzlukların önüne geçilmeli
Bu ülkede demokrasiyi,adaleti ve insan haklarını savunmak her zaman çok zordur.
Çünkü:
-Kürtlerin eşit yurttaşlık haklarını savunursun bölücülük ve PKK li olmakla suclanırsın.
-#KHK lılarin haklarını savunursun hemen "Fetöcü" veya "PKK"li damgası yersin.
-Lgbti+ haklarını savunursun hemen yine Lgbti li olmakla suçlanırsın.
-Alevilerin haklarını savunursun hemen kimlik politikası yapmakla suçlanırsın.
Doğru olan kim ne derse dersin insan hakları ve adalet anlayışından vazgeçmemek gerekir.
"KHK ile ihraç edilen yurttaşların büyük çoğunluğu hakkında mahkeme kararı yoktur.
Hakkında dava açılanların çoğu da beraat etmiş, ancak buna rağmen görevlerine iade edilmemiştir.
Bu durum, sadece kişisel hak ihlali değil, aynı zamanda anayasal düzenin keyfiyetle yönetildiğinin kanıtıdır."
🧨 KHK ile binlerce liyakatli insanı işten attınız. Yerlerine ne oldu? Yolsuzluk yapan, sahte belgeyle gelen kişiler doldu. Kimileri “oh, işten atılanlar yerine biz geliriz” dedi. Sonuç? İşte bu çöküş!