Cumhuriyet, yalnızca bir tarih değil;
Kökleri mazide, dalları geleceğe uzanan bir çınardır.
Biz o çınarın gölgesinde büyüyor, onunla birlikte geleceği inşa ediyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun. (MCT Technic-Reklam)
@kimselerdenbi Senin kendi değerini bilmemendense başkasının senin kıymetini bilmemesi daha büyük bir problem bence. Dolayısıyla sana katılıyorum insan kendi değerini belirliyor
Today I learnt a word called by tw crush. I realised that the word completely describes me. If you're asking why I'm writing English and sending tweet, the answer is I'm drunk.
Beni bir gün sokakta vuracaklar. Alnımdan kan akarak yere serileceğim. Yatakta ölmek nasip olmayacak. Ziyanı yok, varsın vursunlar. Vatan, benim ölümümle bir şey kaybedecek değildir.
Bir Talat gider, bin Talat yetişir!
Kadınlara yardım amacıyla kurulacak derneğe isim olarak “Yoksul Kadınlara Yardım Derneği” önerisi ortaya atılınca Atatürk'ün yazdırıp okuttuğu not:
Yoksul kadın, hiçbir şeyi olmayan kadın anlamında alınmıştır. Halbuki kadın denilen varlık, bizatihi yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olamaz. Kadına yoksul demek onun bağrından kopup gelen bütün beşeriyetin yoksulluğu demektir.
Eğer beşeriyet bu halde ise kadına yoksul demek reva görülebilir. Hakikat bu mudur? Eğer kadın, dünyada çalışan, muvaffak olan, zengin olan maddi ve manevi zengin insanlar yetiştirmişse ona yoksul sıfatı verilebilir mi? Verenler varsa onlara nankör denilse doğru olmaz mı?
Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir.
Birkaç asırdan beri Türk kadınlığının manası unutulmuş, o bunca varlıkların maddi ve manevi kaynağı olduğu halde yüz üstü bırakılmış; unutulmuş!
Kadın Esirgeme Kurumu bu fahiş, müthiş hatanın tashihini lüzumlu gören Türk kadınlarının kurumudur.
Büyük varlık ve faziletleri unutulmuş olan Türk kadınlığına ayağa kalkarak hürmetlerimizi göstereceğiz ve bunu düşünerek Kadın Esirgeme Kurumunu kuran bugünkü Türk kadınlarını dahi ayakta selamlamalıyız.
Belleten, Cilt: XX, Sayı: 80, 1956. s. 740