ii. çözüm sürecine dair entelektüellerin desteği konusunda bir eksiklik var mı bilmiyorum açıkçası. ama şüphesiz mahsun kırmızıgül filmi eksikliği hissediliyor.
voy a ser pureta (broma): leer en formato físico es más nutritivo para el alma porque te obliga a adoptar una postura que no es cómoda al 100% y a través de esa incomodidad se está más presente mientras se lee... es una humillación necesaria... la tortícolis alimenta al yo...
@somuttt1917 arasına başka bi kitap koyun. önce o kitabı bitirin sonra yarım kalan kitaba devam edin. eğer ayraç olarak kullandığınız kitabı da yarım bırakırsanız onun da arasına başka bi kitap koyun ve bu işlemi her seferinde sürdürün. hem disiplin hem de okunan kitap sayısı artacaktır..
Bu ayraç meselesi çok abartılıyor. Sakız kağıdını, market fişini koy gitsin. Dahasını da diyeyim, ayraç meselesine bu kadar kafayı takan birinin iyi bir okur olma ihtimali pek yok.
Bu köylüyü topraksız bırakan, malına el koyan ağa tipolojisinin anakronikligini bi yana koyalım, bunun hası Ege'de mevcuttur. Bkz toprak reformu süreci itirazları ve DPnin yükselişi fakat ne hikmetse hep bir gerikalmislik anlatisi üzerinden Kürtler uzerinde cisimleşir
Evet kapitalizm demeleri zor. Çünkü kapitalizm derlerse o Kürt köylüsünü, Kürt işçisini topraksız bırakan, traktörünü elinden alan, binlerce dönüm arazilere el koyup halkına maraba muamelesi yapan feodaliteyi, aşiret düzenini ve Kürt burjuvazisini de eleştirmek zorunda kalırlar.
Özgüvenli cehalet konjonktür gereği örtük şovenizmle birleşince tek twitle ulusal sorunu marksizmden öylece fırlatıp atabiliyorsun. Günün sonunda da sağcılara jargon vermekten başka bir şeye yaradığın da yok.
kürt işçilerin, kürt yoksulların durumundan bahsetmek yararlı. ırkçılar bu sayede türk yoksulların da varlığını hatırlayıp mırıltı minvalinde dümenden bir kapitalizm eleştirisi yapabiliyor.
kürt işçilere dönük hiçbir ırkçı faşist saldırı yaşanmasa dahi, bu insanların her sene üç kuruş yevmiye için kamyonet kasalarında akdeniz’e, ege’ye, karadeniz’e giderek mevsimlik ucuz işçilik yapmak zorunda kalmaları bal gibi kürt sorunudur.
ırkçı saldırılar, linç girişimleri sorunun bu görece daha az görünür, daha sinsi temsilini aleni hale getiren bir unsur. ırkçıların cüretini, organize edilmeleri halinde neler yapabileceklerini gösteren bir eylem.
kürt işçilere dönük hiçbir ırkçı faşist saldırı yaşanmasa dahi, bu insanların her sene üç kuruş yevmiye için kamyonet kasalarında akdeniz’e, ege’ye, karadeniz’e giderek mevsimlik ucuz işçilik yapmak zorunda kalmaları bal gibi kürt sorunudur.
sosyal medya illüzyonu başka mesele de..
yılda iki hafta izin kullanabilenler hayatı kaçırıyor zaten. yıllık izin hakedişi en az 21 gün olmalı. işyerinde geçirilen süre değil sgk prim süresi esas alınmalı. 365 gün tamamlayınca değil, peşin verilmeli. aylaklık haktır.
Sosyal medyada yaratılan ütopik dünya yüzünden, yılda iki hafta izin kullanabilen çalışan kesim hayatı kaçırdığını düşünüyor. Halbuki hiçbir şeyin kaçtığı yok. Hayat tik atılması gereken maddelerden ibaret değil. Çalışmak enayilik değildir
internet gençliğinde yükselen şiir merakını berhava etmek için düzyazıcı bir ekip tarafından organize edilen false flag operasyonuydu…. klikler savaşı…
Yapı Kredi Yayınları, dün akşam “24 saat canlı şiir yayını” yapmak istedi. Ezra Pound’un “Kantolar” kitabı, eserin çevirmeni Efe Murad tarafından okunurken ilginç anlar da kaydedildi. Canlı yayın durdu, görüntüler silindi. via @ecesevimozturk