Ebu Hureyre رضي الله عنه 'dan rivayetle;
Peygamber ﷺ şöyle dua ederdi:
Allah'ım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım âhiretimi kazanmama yardım et! ++
“Ey kızkardeşlerim, bu dünyanın büyüsünden sakının.
Zira onun büyüsü, haruta ve maruta büyüsünden daha tehlikelidir. Onların büyüsü karı ile kocanın arasını ayırır.
Bu dünyanın büyüsü ise kul ile Rabbinin arasını ayırır.”
📚İbnu'l-Cevzî رحمه الله
@beyfendi__34 O kızın bu olayı anlattığı bütün arkadaşlarının halâ "ay çen büyüdünde peçe mi takiyon çen ne tatlı şeysin adin ne bakim senin" dediklerine yemin edebilirim ama ispat edemem:)
Peygamber'e bir adam:
"Yâ Resûlallah ﷺ ! Kıyâmet ne zaman kopacak?" diye sordu.
Resûlullah ﷺ buyurdu:
"Onun için ne hazırladın?"
📚 Sahih-i Buhârî, 6171
Peygamber ﷺ şöyle buyurdu:
"İnsanların en şerlileri, kıyamet koparken hayatta olanlar ve kabirleri mescit hâline getiren kimselerdir."
📚İbn Huzeyme, Sahîh 1/92b İbn Hibbân, 340-341 Ahmed, el-Müsned 3844, 4143 Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr 3/77a Ebû Ya'lâ, el-Müsned 257
Cübbeli Ahmed Hoca, Eskişehir'de medfûn bulunan, seyyidlerden olduğu nakledilen ve "Nasruddîn Dede" diye bilinen yüce velîyi ziyâret etti.
Bu zâtın iki asır önce Kâbe-i Muazzama'da Beytullah'ın hizmetkârı olarak görev yaptığı, daha sonra bir dostunun dâveti üzerine Eskişehir'e ziyârete geldiği ve burada vefât ettiği rivâyet edilmektedir.
Vefâtından sonra cenâzesi kabristana defnedilmek üzere kaldırılmak istendiğinde insanlar beden-i şerîfini yerinden kaldırmaya bir türlü güç yetirememiştir. Bu durumun o zâta âid büyük bir kerâmet olduğu ve kendisinin kutublardan olduğu anlaşılarak misâfiri bulunduğu evde, vefât ettiği odaya defnedilmiştir.
Bu veliyy-i zîşanın huzûrunda yapılan duâların süratle kabûl olunduğu tecrübe edilince, halk arasında kendisine "Tezveren Dede" lakabı takılmıştır.
Allâh-u Teâlâ, o huzûrda yapmayını nasîb ettiği cümle duâlarımızı kabûle şâyân eyleyip, bu duâmıza "âmîn" diyenleri de o duâlara ilhâk eylesin. Âmîn!