15 Temmuz, Türkiye’ye kurulan tuzakların Aziz milletimizle ters yüz edildiği şanlı bir direnişin tarihidir. O gece FETÖ’nün karanlık planları teslim alınamaz bir kale gibi ihtişamla yükselen millet iradesine çarpmış, paramparça olmuştur.
Milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın o gece sergilediği cesaret ve liderlik unutulmazdır. Sokaktaki direnişin ateşini bu cesaret ve liderlik tutuşturmuş, millet adamına, millet vatanına, millet yarınlarına böyle sahip çıkmıştır.
O gecenin direnişine adlarını yazdıran tüm kahramanlarımızı minnetle, şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz.
Herkes bilsin ki; Millet eğilmez, Türkiye yenilmez…
Sürecin başında “PKK’ya ne verdiniz? Hangi imtiyazlar verildi de silah bıraktılar açıklayın!”
Sürecin neredeyse sonunda “Madem PKK’ya bir şey vermeyecektiniz PKK niye silah bırakıyor?” Utanmasa, PKK sakın silah bırakmasın diye tavsiye verecek. İçinden geçen o belli ki.
İmamoğlu destekçisi akademisyen Emrah Gülsunar:
Kürt tarafı yani DEM Parti ve PKK bu süreçten bir şey kazanmıyor ise bu süreci niye yürütüyor? O zaman PKK niye silah bırakıyor?
SDG'nin Suriye'de neredeyse hiçbir kazanımının olmayacağı ortaya çıktı. O zaman PKK niye silah bırakıyor?
Bu soruya bir cevap verilmesi gerekiyor.
İsrail’in Doha’da gerçekleştirdiği saldırı, Katar’ın egemenliğine yönelik açık bir ihlal olduğu kadar aynı zamanda uluslararası hukukun ve bölgesel barışın da doğrudan hedef alınmasıdır.
İsrail’in Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de, Tunus’ta ve şimdi de Katar’da istediği zaman terör estirebilme anormalliğini normalleştirmeye çalışması, aslında kendi akıbetini zorlu günlere taşıyan bir çıldırma halidir.
Bizler, kardeş Katar halkının yanında olmaya, Filistin halkının meşru haklarını savunmaya devam edeceğiz ve bilinmelidir ki İsrail’in bu saldırganlığının sonu muhakkak bağımsız Filistin’in doğuşu olacaktır.
15 Temmuz; milletimizin "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!" manasıyla, istiklâl ruhuyla yeniden dirilişi ve bütün dünyaya haykırışıdır.
Kökü dışarıda, aklı ve iradesi başka odakların elinde olan darbeci hainler; milletimizin bağımsızlık sevdasını, milli iradeye olan sarsılmaz inancını, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğini hesaba katamadı.
O gece tanklara göğsünü siper edenler, bombalara karşı dimdik duranlar yalnızca bir darbeyi değil, Türkiye’yi teslim almak isteyen senaryoları da berhava etti.
Böylelikle aziz milletimiz elinde bayrak, dilinde dua ile o karanlık geceyi aydınlığa çevirmiş, iradesine, hukukuna, meclisine ve geleceğine sahip çıkmıştır.
15 Temmuz, bu aziz milletin sadece bağımsızlığını canı pahasına nasıl savunduğunu göstermiştir. Şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin cesareti asla unutulmayacaktır.
Bu vesileyle 15 Temmuz gecesi istiklali için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; aziz milletimizin direniş ruhunu bir kez daha selamlıyorum.
Bugün LeMan adlı dergide Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek şemalini çizmek suretiyle böylesi bir hadsizliğe girişen kendini bilmezleri şiddetle kınıyor, lanetliyorum.
Basın özgürlüğü mukaddes değerlere hakaret etmek değildir. Bu yapılan büyük bir hadsizlik olduğu kadar apaçık bir provakasyondur.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’e yönelik en küçük bir saygısızlığa dahi asla müsamaha göstermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Aziz milletimiz müsterih olsun, ruhu, özü, mayası İslam olan bu topraklarda bu hadsizliği yapma cüretinde bulunanlar hukuk önünde elbette bedelini ödeyeceklerdir.
Bugün ülkemiz için tarihi bir ana tanıklık ediyoruz.
Terörsüz Türkiye hedefi yolunda attığımız adımların neticesinde terör örgütü kendini feshetme kararı almıştır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek iradeleriyle devlet politikası haline gelen, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla başlayan terörsüz Türkiye hedefimiz önemli bir aşamaya gelmiştir.
Dünya kritik bir eşikten geçerken ülkemiz; dünyaya, bölgemize örnek olacak bir kardeşlik ikliminin tesis edildiği bir gelecek ile Türkiye Yüzyılı hedeflerine çok daha emin adımlarla yürüyecektir.
İç kalemizi güçlendirmiş ve huzurumuzu tesis etmiş, birliğimizi ve beraberliğimizi pekiştirmiş bir Türkiye olarak, yalnızca aziz milletimizin değil, yeryüzündeki tüm mazlumların da daha güçlü bir şekilde umut kaynağı olmaya devam edeceğiz.
İnşallah, birlikten, kardeşlikten, beraberlikten ve adaletin tesisi yönündeki irademizden taviz vermeden, aziz şehitlerimizin hatıralarını da her daim kalbimizde taşıyarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yeni bir gelecek ufkunu seksen beş milyon el ele, hep birlikte inşa edeceğiz.
Sahaya çıkarken pankartlarla verdikleri mesajlarla ve tribünlerine Ahmet'in ismini vermesiyle Trabzonspor vicdanın ve merhametin dili oldu. Bu duruşları için Trabzonspor camiasını tebrik ediyorum.
İyi ki varsınız.
Mattia Ahmet Minguzzi kardeşimiz daima kalbimizde olacak.