Sözcü TV mülakatı, Kılıçdaroğlu açısından muhalif seçmene kendisini anlatabilmesi için belki de son ciddi fırsattı. Ancak ilk kez ısrarlı ve zorlayıcı sorularla karşılaşınca, aylardır tekrar ettiği anlatı büyük ölçüde dağıldı. Pek çok soruya doğrudan cevap vermek yerine soruyla karşılık verdi, konudan konuya geçti. Defalarca vurguladığı "arınma" söyleminin içini dolduramadı, tek bir "kirli" ismi açıkça telaffuz edemedi. Demirtaş'ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin tutumunu savunmayı sürdürdü.
Daha da önemlisi, son 1,5 yılda kendisi ve çevresinin gündeme taşıdığı birçok iddiayı (FETÖ, para alan gazeteciler, İBB iddianamesi vb.) geri çekmek veya yumuşatmak zorunda kaldı. Buna karşılık, 2018 kurultayına ilişkin tartışmalar ve 13 seçim kaybettiği eleştirileriyle de yüzleşti.
Mülakat, bundan sonraki stratejisine dair ipuçları da verdi. Olağanüstü kurultay yerine takvimi uzatılmış bir olağan kurultay tercih edeceğini söyledi. Ayrıca zamanı geldiğinde Özgür Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması konusunda da farklı bir tutum almayacağının işaretini verdi.
Bu noktaların hiçbiri beni şaşırtmadı. Ancak dün akşam @szctelevizyonu yayınında da söylediğim gibi, bence asıl vurgulanması gereken nokta başka. Kılıçdaroğlu'nun başarısız bir siyasetçi olduğu uzun zamandır biliniyor. Buna rağmen bazı kesimlerde onun ilkeli, dürüst ve ahlaklı bir siyasetçi olduğuna dair bir kanaat vardı. Bu mülakat bence o anlatıyı da çökertti. Artık karşımızda, siyasi hedefi uğruna eski yol arkadaşlarını hapse yollayabilen, en ufak bir özeleştiri yapamayan ve örgütlü muhalefeti bitirmeyi göze alan bir siyasetçi profili var.
Erdogan ordered Turkey’s police to raid the opposition party’s HQ days after a kangaroo court ousted the opposition leader. We cannot keep ignoring Turkey’s descent into authoritarianism. We must stand for the people's right to democracy for allies & adversaries alike.
https://t.co/Ot3jtDeNtQ
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Hayret doğrusu… Oysa ki telefonum sen de var. Buradan yazdığına göre belli ki benim gibi futbol cahili olmanın oluşturduğu rezaleti etkileşimle örtmeye çalışıyorsun.
Gazetecilik algılarla değil, olgularla yapılır. Bugüne kadar yazdığım her satır, söylediğim her söz ortaya çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Çünkü doğru birdir ve değişmez.Anladığım kadarı ile bu durum seni rahatsız etmiş ve yine linç ettirmeye çalışıyorsun
Videoyu izleyen normal zekadaki herkes ne söylediğimi çok net anlar.Ekliyorum.
Videoda açıkça ifade ettiğim üzere söz konusu iddia, belirli şahıslara değil, kendini “Galatasaraylı” gibi konumlandırıp manipülatif şekilde hareket eden, küfür eden, tehdit eden kimi sosyal medya hesaplarına ilişkindir. Bu kişilerin gerçekten Galatasaraylı olduklarına inanmadığımı da belirtiyorum.
Gayeni de gayretini de görüyorum.
Söylediklerimin muhatabı Galatasaray Spor Kulübü değildir; manipülasyon yapan hesapların tutumudur.
Kitabımı okudun, sana gönderdim. Senin ve senin gibilerin yıllarca Türk futbolunun ekmeğini yiyip, korkudan düşünmeye bile cesaret edemediğiniz olayları ben belgeleriyle yazdım.
Herkesi kendiniz gibi zannetmeniz doğal. Ama şunu unutma: Eğer kastettiğim Galatasaray olsaydı, bunu söylemekten de çekinmezdim.
Sözlerimi çarpıtarak beni hedef göstermeye çalışıyorsun; nedenini şimdilik bilmiyorum. Ancak yasa dışı bahis baronlarının emrindeki holiganlara söylediklerim seni bu kadar rahatsız ettiyse, demek ki ortada bir hikmet var.
Kısacası hocam…
Kendi rezaletini benim üzerimden örtmeye çalışma işine bak.
Emekli Albay Orkun Özeller, Ordu Adliyesi’nden SEGBİS yoluyla çıkarıldığı İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan tutuklandı. Özeller, Ordu’da cezaevine konacak.
Bu akşam Kadıköy'de buluşuyoruz!
Bizi susturmaya, sindirmeye, kendilerine uygun bir muhalefet olarak tarif etmeye çalışanlara karşı yine meydanlardayız.
Biz kazanacağız, milletimiz kazanacak!
🗓️10 Eylül Çarşamba
⏰20.30
📍Kadıköy, İskele Meydanı
Bu türden rende binası güdümünde yönetilen çakma haber sitelerinin hesabına girin.
Hesabı hemen engellemeyin. Bu salak saçma yalancıları takip eden takipçileri engelleyin önce. Sonra hesabı bloklarsınız.
Rende binasından süper amme hizmeti valla 🥰😇😍