KİME OY VERELİM?
Bir yıl sonra tekrar seçim var.
Bizim tavsiyemiz; kongre üyelerinin bu süreçte düşünüp taşınarak, Fenerbahçe’ye EN AZ ZARAR vereceğini düşündükleri adaya oy vermeleridir.
Açık konuşmak gerekirse, şu an içimize tam anlamıyla sinen bir aday olduğunu söyleyemiyoruz.
Ama şu kriterlere dikkat edelim.
1. Maltepe Akademi Projesini kim devam ettirmek istiyor?
2. Stadımızı YERİNDE kim büyütmeyi taahhüt ediyor?
3. Kenan Evren Lisesi arazisini kim başkalarına peşkeş çekmeyeceğini söylüyor?
4. Olimpik branşlara yapılan yatırım ve desteğin kim artarak devam edeceğini söylüyor?
Elbette bu maddeler artırılabilir. Ancak bugün için en kritik başlıkların bunlar olduğunu düşünüyoruz.
Kulübün kaynaklarını bu hedeflere yönlendirecek, en azından bu anlayışa YAKIN DURAN adayın desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Sonu belirsiz bir doldur-boşalt transfer yöntemi artık bizden uzak olmalıdır.
YAPI nın takımı belli iken, bu döngüyü transferlerle değiştirebileceğini düşünen artık klasikleşmiş ve hiç bir sonuç getirmeyen kafa yapısı Fenerbahçe'ye zarar veriyor.
YAPI’yı içeriden, yani iktidara yakın bir aday aracılığıyla çökertebileceğini ya da kendi lehine çevirebileceğini düşünmek büyük bir saflıktır.
Bu işlerin bu kadar basit olduğunu sanıyorsanız diyecek bir şey yok.
“Uçacağız, kaçacağız”, “şunu indireceğiz”, “bunu getireceğiz” tarzı hamasi söylemleri Fenerbahçe taraftarı yıllardır dinliyor.
Bedelini ise hem hayal kırıklığıyla hem de maddi kayıplarla ödüyor.
Fenerbahçe bu dönemi
1. Altyapıya önem vererek,
2. Avrupa hedefini merkeze koyarak,
3. Tesisleşmeye yatırım yaparak,
4. Bir spor kulübü olduğunu unutmadan ve bu yapısının dışına sürüklenmeye çalışıldığını görerek, bu zokayı yutmadan OLİMPİK BRANŞLARA önem vererek atlatabilir.
Kulübü kendi kimliğinden uzaklaştırmaya çalışan anlayışlara karşı dikkatli olunmalıdır.
Başka bir çıkış yolu görünmüyor.
Bu hedeflerden sizi uzaklaştıracak adaya prim vermemenizi tavsiye ediyoruz.
Osmanlı’nın son döneminde de sivillere paşalık statüsü veriliyordu. Döndük, dolaştık, yine aynı yere geldik! Bir de milletvekili eşinin miras davasında yüksek dava harcı ödememek için fakirlik ilmühaberi alması var! Bunlar kurumsal çöküş belirtileridir.
https://t.co/vMeM8vK9s4
Even this single document is sufficient for Galatasaray to be banned from UEFA... UEFA and FIFA should now impose penalties on these actions. Galatasaray is the one laundering black money, selling black-market tickets, and advertising fake and illegal betting sites.
Within our club and community
Everyone should report this to the relevant authorities.. @UEFA@UEFAcom@Fifacom@Fenerbahce@HUFEDER1907
#UEFA #Fifa #Fottball #Disgrace #Shame #examine #research #Justice
Ruhban okulunda bu TÜRK NEFRETİNE izin verilecek mi?
Osmanlı-Türk askerlerinin, 15 yaşındaki erkek çocuğa TECAVÜZ ettiğini, Mesih'i inkar etmesi için işkence yaptığını, imanından vazgeçmediği için sultanın emriyle asılarak "şehit" edildiğini anlatıyorlar.
Yunan Kilisesi, hem Türk hem İslam nefreti yaymak için, hiçbir tarihi belgeye ya da nesnel gerçekliğe dayanmayan, tamamen uydurma olan SAHTE-YENİ AZİZ ŞEHİTLER icat etmiştir.
Atatürk sistematik olarak "Türk düşmanlığı" yapan bu kiliseye bu yüzden "fesat ve hıyanet ocağı" demişti.
Lozan'a aykırı şekilde Ruhban Okullarını açmayı düşünenler hem Türk hem İslam nefretinin yayılmasına izin verecek mi?
Atatürk Havalimanına saldırıp onlarca vatandaşımızı katleden Işid üyeleri serbest bırakıldı!!
Işid Türkiye kurucusu beraat etti!!!
Onlarca belediye başkanı,belediye çalışanı,gazeteci,siyasetçi kimseyi katletmedi. Onlar cezaevinde katiller aramızda.
Yasadışı bahis ve kara para işinde zaten Fethullahçı hainlerin olmaması düşünülemezdi…
Bakalım FETÖ beslemesi bu operasyon aparatına Saray’dan bir koruma gelecek mi?
Dünyanın en şaibeli sezonu olarak bilinen 1992-93 sezonunu:
Şampiyonluk yarışı o sezon Galatasaray ve Beşiktaş arasında son haftaya kadar sürdü.
Son haftaya girerken puan durumu:
•Galatasaray:
63 puan
45 averaj
•Beşiktaş:
63 puan
43 averaj
Yani bu maç, daha fazla gol atan takım şampiyon olacaktı.
(İlginç bir detay: İki hafta önce Beşiktaş averajda öndeydi, ta ki Galatasaray haksız 2 kırmızı kart gören Konyaspor’u 5-0 yenene kadar.)
Son hafta maçları aynı saate planlandı:
•Galatasaray – Ankaragücü
•Beşiktaş – Gençlerbirliği
O dönem Galatasaraylı taraftarlar ve yöneticiler, Gençlerbirliği’nin Beşiktaş’a maç satacağını iddia ederek ortamı karıştırdı. Beşiktaşlı yöneticiler ise Gençlerbirliği’nin maçı kazanması için galatasaray yönetiminden prim aldığını öne sürdü.
Maçlar başladı. Gençlerbirliği’nin o dönem hiçbir iddiası olmamasına rağmen, adeta şampiyonluk maçı oynarmışçasına mücadele etti ve ilk golü atarak Beşiktaşlıların şampiyonluk hayallerini suya düşürmüştü. Ancak Beşiktaş, mücadele ederek skoru 3-1’e getirmeyi başardı.
Aynı anda oynanan Galatasaray maçında ise 10. dakikada skor 2-0 olmuştu. İlk yarıyı Galatasaray 5-0 önde tamamladı. Ankaragücü, kalecisi Zalad’ın şike yaptığını öne sürerek 2. Yarı oyundan alıp maç sonu sözleşmesini feshetti
Sonuç olarak Galatasaray, maçı 8-0 kazanarak tarihindeki en fazla gol attığı maçı kaydedip şampiyon oldu.
🚨Kaya Çilingiroğlu:
"Geçen sene Fatih Terim Fonu patladı ne oldu abi unutuldu, bu sene de birçok skandal var neden konuşulmuyor çünkü bu adamların korumaları var. Galatasaraylılara bir şey olmuyor."
Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu;
"Abdullah Öcalan, Saidi Nursi ve Fethullah Gülen'in köyü Ermeni köyüdür" diyor .
Bu üçü Türk, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı. Peşinden gidenler de bu nedenle Atatürk, Cumhuriyet ve Türk düşmanlığı yapıyor.
Sağdaki: Kendini "Kainatın (Evrenin) İmamı" olarak görüyordu ve ABD tarafından destekleniyordu.
Soldaki: Kendini "Ekümenik (Evrensel) Patrik" olarak görüyor ve ABD tarafından destekleniyor.
Sağdaki "Işık okulları" ile Türk Cumhuriyetine düşman olan binlerce hain yetiştirdi ve darbe yaptı.
Soldaki de şimdilerde "Ruhban Okulu" açmaya çalışıyor.
Gören gözler için her şey yeterince açık.
@4AlpErdem "Batı Uygarlığı"nın yaratıcılarının Grek/Helen/Yunan olmadığı, İyon olduğu, Greklerin İyon uygarlığının mirasına konup onu kendilerine maletmiş oldukları gerçeği, 1930'da Türk Tarih Tezi'nde ortaya konmuş 1931'den başlayarak lise Tarih-I ders kitabında okutulmuştur.