İsmail Kartal’a yapılanlar ortalama türk insanının tipine, giyimine, yaşayışına karşı nasıl bir aşağılık kompleksimiz olduğunu da ortaya koydu.
Adamın rengi kavruk diye hiçbir ahlaki değeri olmayan bir hakem eskisi yüzünden “kaloriferci,maraba,hasatçı” lakapları takıldı. Öncelikle İsmail Kartal’a böyle lakaplar takan herkes orul orul orospu çocuğudur.
Adam sessiz, sakin bir hayat yaşıyor diye “çay ocağına geri dön, okey masasından geldi” dediniz. Ulan ahlaksız orospu evlatları, Fethullah’ın sohbetinden mi gelseydi yoksa her arada Alaçatı’ya karı-kız kovalamaya, uyuşturucu partilerine mi gitseydi? O zaman makul olur muydu orospu evlatları?
Zart digitale, kabız sabuncu, Murat kaşık gibi karaktersiz sürüsü, aşağılık adamlar da götüne kına yaksın. Şimdi rahat rahat komisyonculuklarını yapsınlar.
4 yıl üst üste şampiyon olacaksın. Yeni sezonun başlamasına sadece 5 gün kala…
Takımın transfer yapamıyor. Kadron eksik. Taraftarın yönetime tepki gösteriyor. Transfer politikası sorgulanıyor.
Peki, bir tribün lideri olarak ne yapacaksın?
Kendi problemlerine bakmak yerine Fenerbahçe’yi gündeme taşıyacaksın.
“Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklar” diye algı üreteceksin.
Kendi yönetiminin beceremediği transferleri konuşmak yerine rakibin üzerinden korku siyaseti yapacaksın.
Ne güzel dünya!
4 yıl boyunca şampiyon olmuşsun ama yeni sezonun başında ilk yaptığın şey kendi takımının eksiklerini sorgulamak değil, Fenerbahçe üzerinden algı üretmek.
Çünkü kendi takımını konuşursan cevaplaman gereken sorular var.
Neden transfer yapamıyorsunuz?
Neden kadronuz hâlâ eksik?
Neden taraftarımız tepkili?
Neden sezon başlamadan sportif planlamanız tartışılıyor?
Bunları cevaplamak yerine Fenerbahçe’yi konuşmak çok daha kolay.
Ama kusura bakmayın.
Kimse sizin kendi içinizde yaşadığınız problemleri Fenerbahçe üzerinden örtmenize izin vermek zorunda değil.
Türk futbol kamuoyuna yanıltıcı iddialar servis edip milyonlarca insanı yapay bir gündemle meşgul etmek kimsenin haddi değildir.
Bu düpedüz gündem saptırmaktır.
Fenerbahçe’nin şampiyon olup olmayacağına sizin tribün liderleriniz karar vermeyecek.
Sosyal medya hesaplarınız karar vermeyecek.
Üreteceğiniz algılar karar vermeyecek.
“Şampiyon yapacaklar” söylemleri de hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Şampiyonluğu saha belirleyecek.
90 dakika boyunca oynanan futbol belirleyecek.
Puanlar, performanslar, hakem adil kararları, teknik direktörlerin tercihleri ve futbolcuların mücadelesi belirleyecek.
Dolayısıyla önce kendi takımınıza bakın.
Fenerbahçe’yi konuşarak kendi transfer başarısızlığınızı, kadro eksiklerinizi ve taraftarın öfkesini gizleyemezsiniz.
4 yıl üst üste şampiyon oldunuz diye yeni sezonun başında her şeyin üzerini örtecek bir dokunulmazlığınız yok.
Başarılıysanız başarılarınızı anlatın.
Transfer yaptıysanız transferlerinizi anlatın.
Kadronuz güçlüyse kadronuzu anlatın.
Ama takımınız transfer yapamıyor diye Fenerbahçe üzerinden “algı” üretmeye çalışmayın.
Çünkü bu artık o kadar açık ki…
Gündem Fenerbahçe değil.
Gündem, kendi takımınızın çözemediği problemleri Fenerbahçe üzerinden gizleme çabanız.
Ve ne kadar yüksek sesle “Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklar” derseniz deyin, gerçek değişmeyecek:
Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu da sizin şampiyonluğunuzu da algılar değil, saha belirleyecek.
Önce kendi kapınızın önünü temizleyin.
Sonra Fenerbahçe’yi konuşursunuz.