Denize döktüğümüz adamlardan medet umacağız, öyle mi alay komutanı? Önce 'Cumhuriyet' ve 'halk' kavramlarının anlamını, sonra İstiklal harbini, nihayetinde de Cumhuriyet Halk Fırkasının tarihini okumanızı öneririm.
Özgür Özel, Ankara Zirvesi öncesi Financial Times'a yazı gönderdi ve NATO üyesi ülkelerin liderlerine seslendi:
Erdoğan artık eskisi kadar popüler değil.
Hukukun üstünlüğünün bulunmadığı bir Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir.
Erdoğan bugün Washington'a, yarın Moskova'ya, ertesi gün Pekin'e yönelebilir; tek amacı kendi iktidarını güvence altına almak olur.
NATO Zirvesi'nde Erdoğan kendisini vazgeçilmez bir lider olarak sunacaktır.
Kısa vadeli jeopolitik hesaplar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmak tarihsel bir hatadır.
@ozbyomer Adalet yürüyüşü güzel bir hareketti ama dış ülkelere devlet şikayet edilmesi, karşı olunan emperyalizmin taşıyıcılarına iltifattır. Dolayısıyla kim yaparsa yapsın onaylamam mümkün değil. Cumhuriyetin ilkeleri bellidir.
Her şeyi mizaha dönüştürdüğümüzde ciddiyet değersizleşir. Bazen surat asmayı da bilmek gerekir. Çünkü ciddiyetin önemini bilmeyen, neye güldüğünü de bilmez:/
Mizah her zaman sadece eğlence değildir. Bazen en etkili propaganda, bir esprinin içine gizlenir. Siz gülerken, sessizce bir fikrin meşruiyeti inşa ediliyor olabilir. Sorgulanmayan mizah, sorgulanmayan fikirleri normalleştirebilir.
Dalgıçlar Deniz'i gıyabında asıyorlar. Çünkü onun "s..min dalgıçları" demesinden derin bir üzüntü duymuşlar (Evet bizim ülkemizde üzülen insanlar üzenleri asarlar)
Ben size konteksti hatırlatayım: Adam tatile gittiğini söylüyor. Denizden çıkan bütün vücutları simsiyah kıyafetle örtülü başları kapalı birilerini gördüğünü ve çok rahatsız olduğunu söylüyor.
Seyirci o anda inanılmaz geriliyor: Lan bu adam başı kapalı ve haşemayla denize gidenlere laf mı edecek diye. Öyle biri gibi durmuyor çünkü... Ve o anda bunların dalgıç olduğunu söyleyerek insanların bu beklentiye girmiş olmasını da eleştiren; aynı zamanda izleyen milyonlarca kişiyi ters köşeye yatıran bir zeka oyunu yapıyor. Seyirci gösterinin en hacimli kahkahasını atıyor.
Bu fikri derinlik içinde bizimkilerin derdi: Kimse dalgıç s..kemez...
Valinin 40 derece olacak dışarı çıkmayın dediği günde, el emeği ürünlerini satmak için Altıyol'da açacakları tezgahlarına yer lütfedilen kadınlarımız, 6 gün sürecek sefaletleri boyunca hangi wc'yi kullanacaklar acaba🤔
İstenmeyeni dışlayan düzenler, kendi toplumsal dokusunu zayıflatır. Türkiye’de güçlü bir merhamet kültürü var ve asıl mesele bunun politik olarak korunup korunmadığı. Sokak hayvanlarının kent yönetimindeki konumu, vicdanın nasıl kurumsallaştığının göstergesi..
Gerçekler er ya da geç ortaya çıkma eğilimindedir. Aynı şey toplumsal figürler için de geçerlidir. Tarihsel düzlemde söylemleriyle değil, pratikleriyle görünür olurlar. Bu bağlamda zaman, birey için ömür, kurumlar için kısa bir ölçektir.
Ölümcül bir durum olmadığı sürece geç saatlerde watsap gruplarında paylaşım yapılmaması gerektiğini öğretemediğimiz insanlar sayesinde sessize aldığımız telefonlarımız yüzünden ölümcül durumlardan haberdar olamayacak olma sorunsalı🤔
İstanbul gibi bir yerde insanların plaj girişi yapmadan denize erişiminin olmaması anormal bir durum. Anadolu yakasında sahilden araçla giderken denizi göremiyorsunuz. Aynı şekilde Adalar bldye'nin adalara yaptığını düşman yapmaz. Yazık hayatlarımıza.