Az önce Kadıköy'de 300 Dolar bozdurdum. Döviz bürosunun çalışanı "32 TL'den alırız. Başka kimse almaz." dedi. Hiç tartışmaya girmeden hemen yandaki döviz bürosuna ilettiğimde serbest piyasadaki alış fiyatı olan 36,25'ten aldı ama birinin üzerinde minik kaşe var diye almadı. Aynı şekilde hemen yandaki döviz bürosuna ilettim. Yaşlı adam sorunsuz bir şekilde aldı ve "İyi günler beyefendi" dedi.
Ayrıca, verdikleri makbuzlara da baktım. Maliye'nin GİB logosu olan ilgili mevzuatına uygun olan sadece son gittiğim döviz bürosuydu.
Burada her gün paylaşımlara alışkın olduğunuz ve yüksek etkileşim alan tespitler var. Piyasada esnafın ne kadar fırsatçı, kurnaz ve ahlaksız olduğu paylaşılıyor. Kalitesiz malı veya kötü işçiliği çok yüksek fiyattan vatandaşa satmaya çalıştığından yakınanlar var.
Evet, Türkiye'de yüksek enflasyon sorunu var. Bunun birinci sorumlusu hükümettir. Ancak, bir de serbest piyasa ekonomisi diye bir şey var. Piyasada tekel konumunda olan GSM operatörü şirketlerden tutun da meyve, sebze, et, süt ve yumurta gibi ürünleri üreticiden alıp pazar tezgahına ya da marketlere satan komisyonculara kadar büyük bir soygunculuk, fırsatçılık, ahlaksızlık ve dolandırıcılık var.
Dünyanın en güçlü ekonomilerinde bile, bireyden topluma yayılan ahlaksızlık ve mali suçlar bir alışkanlığın ötesine geçerek kültürel ve mesleki bir norm haline geldiğinde, bu düzen sürdürülemez hale gelir ve kısa sürede çöküşe sürüklenir. Türkiye şu anda tam da bunu deneyimliyor. Buna ne kadar dayanabilir, kestirmek zor.
14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin acılı annesi böyle haykırdı: Ben bu dünyaya bir melek getirdim şeytan değil… Adaleti sağlamadan asla bu dünyadan gitmeyeceğim!
#mattiaahmetminguzziiçinadalet
Adaletten de korkmuyorlar. İyice azdılar. Gözleri döndü. O çocuğun hesabını sizden sormazsak adam değiliz, onlarca yıl cezaevinde kalmanız için adliye adliye gezeceğiz. Şimdi Ankara’ya geliyorum. Kendim TAG sürücülüğü yapıcam. Gram yüreğiniz varsa bana saldırın.
Ankara’daki Martı TAG sürücüleri, lütfen taksici çağırıp ağzını burnunu kırmayın. Bu, onların taktiği. İtidalli olalım; bize yakışmaz. Ankara’da sayımız onların üç katı, toplamda 20 bin sürücüyüz. Zaten onları çoktan yendik.