Dün bir parmağım bir yere çarptı kanadı baya. Silip kolonya döktüm öyle kaldı, bu akşam aklıma geldi parmağımın kanadığı, bakayım nasıl olmuş dedim kanama yok, yara yok hiçbir parmağımda
Yıllardır aynı terane. İzmir'de CHP ceketini assa yine de alır belediyeyi dediler, akp hangi şehirde eşeği aday yapsa bir akpli ben eşeğe oy vermem der aq
Levent Gültekin:
“CHP’lilerin partileriyle kurdukları bağı sorgulamaları gerekiyor. Beğenmedikleri genel başkana rağmen oy verme, başarısız buldukları belediye başkanına rağmen oy vermekte inat etme…
AK Parti’de bu yok mesela.”
Bugün piliç üreticisi arkadaşımla biraz sohpet ettik.
13 piliç üreticisi firmaya piliç fiyatları bahane edilerek kayyum atandı ya hani, gelin size gerçeği anlatayım;
Piliç fiyatları son bir yılda TÜİK'in uydurma enflasyonunun nerdeyse yarısı kadar artmış!
Üstelik ülkemizde tavuk eti Avrupa'daki fiyatların yarısına satılıyor.
Ekonomiyi batıran ve enflasyonu kontrol edemeyen iktidar, yoksul bıraktığı halkın ulaşabildiği en ucuz protein kaynağı olan tavuk etinin fiyatı iç pazarda düşsün, enflasyon artmasın diye, 2 yıldır ihracatı yasaklamıştı!
Yatırımını ihracata göre yapmış olan üreticiler, zararına üretim yapıyor, batmamak için direniyordu!
Yani aşırı fiyat artışı tamamen işin bahanesi!
Peki asıl amaç ne?
Yerli hayvancıyı batırıp, kırmızı eti ithal eden iktidar, bu işi de elbette yandaşlara yaptıracaktı!
5 dolara ithal edilip, 27 dolara satılan kırmızı et piyasasında dönen rantı, ilkokul matematik bilgisiyle bile hesaplamak mümkün!
Peki ya beyaz et pazarı kimin elinde?
Bir çoğu yandaşların elinde değil tabiki.
Pazardaki rantı anlamanız için şöyle bir veri ileteyim;
Kayyum atanan firmalardan sadece bir tanesi için Cargill firmasından Türkiye'ye her gün bir gemi dolusu yemlik mısır geliyor ve bu ithalat iktidar yandaşlarının elinde değil.
Böylesine büyük bir ranttan pay almamak bu iktidarın doğasına ters!
Operasyonun tek amacı sektörü tamamen ele geçirmektir.
Gerisi lafı güzaf!..
Nobody wants a city on Mars. Nobody wants AI in every app. Nobody wants a robot butler. Nobody wants data centers everywhere. Nobody wants flying cars or humanoid robots. We want clean water, we want bees to survive, and we want a habitable planet.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Huriye Martı’nın eşi Ali İhsan Martı kuraya sokulmadan “Mücamele” adlı özel vize ile hacca götürüldü.
Diyanet görevlisi olarak giden ve bir ay Mekke’de kalan Huriye Martı’ya, kaldığı gün başına harcırah ödendi. (BirGün - Mustafa Bildircin)