Duygusal hiçbir derinliği olmayan, varoluşsal hiçbir anlam aramayan, hayvandan tek farkı akıllı ve zeki olmak olan bir tayfadan sürekli nasihat dinliyoruz.
Neymiş efendim; mutlu olmak lazımmış, mutlu etmiyorsa kesip atmalıymışsın, kendini ezdirmemek gerekirmiş, kimseye kendini kullandırmayacakmışsın, seni istemeyeni sen de istemeyecekmişsin, senden değerli bir şey yokmuş, kimseye güvenmemek gerekirmiş, her şeyin en iyisini hak ediyormuşsun, sevmediğin hiçbir şeyi yapmamalıymışsın; zart zurt, cart curt bilmem daha neler...
Yahu kardeşim, insanı insan yapan şey sadece aklı değildir. Duygular, varoluşsal zaaflar ve tutkular da insana ait en nitelikli yönlerdir. İnsan sadece akıl ve zekâdan ibaret olsaydı bugün ne sanattan ne edebiyattan ne felsefeden ne mistisizmden hatta ne de inançtan bahsediyor olurduk.
İnsan sadece zekâ ile ilerlemeye kalksaydı; sadece maddi kazanım, teknoloji ve işlevsel yeniliklerden başka hiçbir şeye sahip olmayan konforlu ama ruhsuz, organize akıllı hayvan kitlelerine dönmüş olurduk. Gerçi artık o noktaya doğru da hızla ilerlediğimiz gerçeğini üzülerek görüyorum.
İnsani ilerleme ile insaniyetin yok edilişine, maddi ilerleme ile mananın tüketilişine, zekâyı kullanarak duygusal mantığın çökertilişine tanık oluyoruz.
İnsan ilişkilerinde salt menfaatçilik, dünya ile ilişkide salt hazcılık, evren ile ilişkide salt mutluluk arayışı her şeyin tadını tuzunu kaçırıyor.
Oysa insan; nitelikli mutsuzluğun verdiği derinliği tatmadan, insani hüznün verdiği farkındalıklara ulaşmadan, derin duygularla karşılık beklemeden insanlara savunmasızca bağlanmanın ruhsal bağını hissetmeden, anlam arayışının verdiği tanrısal niteliği keşfetmeden ne kadar da adi, ne kadar da ucuz, ne kadar da boş bir varlıktır...
Galiba ben bu zamana ait değilim. Gerçi başka bir zamana da ait hissetmiyorum. Ya boşlukta kayboldum ya da benim dışımdaki boşluktan bunaldım. Dümdüz, cahil, ruhsuz ve niteliksiz insanlara laf anlatmaktan; onlarda olmayan duygularla onlarla muhatap olmaktan fazlasıyla yoruldum...
Bir baba ‘bittik’ diyorsa,
ülke bitmiştir zaten.
Masallarla değil, gerçeklerle yüzleşin !!
“İki tane çocuğum var, yemin olsun bitiğiz ya. Size varya gerçekten yazıklar olsun memleketi bitirdiniz . Memleketin içinden geçtiniz ya . İki elimiz yakanızda ..” diyor
Tabi aq ne olursa olsun halkına kan kusturan başkanlar iktidarda kalmalı dimi seçim seçim ulan sicmayi konuşmayı bilmeyen adamlara oy attiriyorsunuz işinize gelince islam da demokrasi yok falanlar filanlar çok o.c siniz net
@birincimucahit Silin kardeşim silin çıkın er meydanına silin tutan mı var siz silmeye çıkıyoruz deyin arkanızdan gelmeyen namerttir ama yapmayan da namerttir