Fatih Altaylı:
“Sosyal medya dünden beri stand-up komedyeni Deniz Göktaş’ı konuşuyor. YouTube’a koyduğu son gösterisini ben de izledim.
Yaklaşık 20 dakika kadar benimle, benim programlarla ve Celal’le dalga geçiyor, hatta ölçülü bir şekilde rahmetli İlber’e de bulaşıyor. Celal Şengör’e hayli sert söylemlerde bile bulunuyor. Ne yalan söyleyeyim, çok güldüm.
Siyasi içeriği nedeniyle de Deniz adına biraz kaygılandım. Bir şey olacağından değil ama troll saldırılarına maruz kalmasından korktum.
Kendini muhalif zanneden bir grup salak ise hemen Cem Yılmaz, Deniz Göktaş mukayesesine başlamışlar. “Cem bu kadar siyasi şaka yapamıyor” diye başlamışlar beklendiği üzere.
Oysa iki stand-up’çı birbirinden o kadar farklı ki, birbirleriyle kıyaslamak bırakın elma ile armudu, elma ile karpuzu kıyaslamak gibi bir şey.
Birbirinden çok farklı dokuya sahip, çok farklı yetişmiş; biri yerde, biri ağaçta büyüyen iki bitki gibiler.
İkisi de müthiş zeki ama odaklandıkları alanlar çok farklı. Ve Deniz daha yeni kuşağın ürünü.
Gösterisini de Netflix’e veya başka bir ücretli platforma değil YouTube’a koyması bile aslında bir tercih olarak siyasi kimliğini de gösteriyor.
Ben Deniz’i bir başka stand-up’çı ile karşılaştıracak olsam Cem Yılmaz ile değil Trevor Noah ile karşılaştırdım.
Ve karşılaştırma Deniz’in lehine sonuçlanırdı.”
28 Ocak’taki duruşmadan sonra uzun süre sustum.
ÇÜNKÜ ÖĞRENDİKLERİM KANIMI DONDURDU KENDİME GELEMEDİM LÜTFEN BÜTÜN YAZIMI OKUYUN
15 yaşındaki kardeşim Fatih Acacı , akranı tarafından 12 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Katil, cinayetten önce telefonundan şunları araştırmış:
“Kasten adam öldürmenin cezası nedir?”
“Kasten yaralamanın cezası nedir?”
SSÇ olduğu için karşısına çıkan düşük cezaları görünce bu cinayeti işleme kararı verdi.
Yani Fatih normal hayatına devam ederken uyurken, yemek yerken,ailesi arkadaşları ile vakit geçirirken karşısındaki onu öldürmeyi planlıyor, alacağı cezayı hesaplıyordu.
Bıçağı yanında getiren oydu.
Fatih’in olduğu kafenin önüne gelen oydu.
“Konuşalım” deyip onu ıssız bir parka götüren oydu.
Yaz günü uzun kollu kıyafet giyip bıçağı saklayan oydu.
Fatih’i hayati yerlerinden 12 kez bıçaklayarak öldüren de oydu.
Ve Fatih’i kanlar içinde öylece bırakıp kaçan da oydu
Buna rağmen savcı, mütalaasında hafifletici indirim talep ediyor.
Zaten SSÇ olduğu için alabileceği en yüksek ceza 24 yıl. Onun da yatarının o kadar olmadığını hepimiz biliyoruz.
Bu tabloda sorulması gereken tek soru şu: Neyin indirimi?
3 Mart’ta karar duruşması var.
Sosyal medyanın gücü doğru kullanılırsa çok büyük. Bu caninin indirimsiz 24 yıl ceza
alması için ses olalım.
24 yıl bile adalet değilken, daha azına razı olamıyorum çünkü ortada planlı bile isteye alacağı cezaya kadar araştırma yapıp bu cinayeti işlemiş bir fail var
lütfen ufacık bir desteğiniz dahi Fatih’in adaletinin sağlanması için çok kıymetli
#Fatihİçin24Yıl özellikle RT yapıp bu Hashtag (#) kullanarak destek olabilirsiniz 🥺🙏🏻
#Fatihacaciicinadalet
#SSÇ
#ADALETİSİYORUZ @abakingurlek
#MinguzziYasasıÇıksın
Bir çok fotoğrafı var ama beni en çok etkileyen bu fotoğraf.
Tek delikli kemerin tokası değiştirilmiş, çift delik yapılmış.
80 küsür sene önce tenis maçı izlerken, yüzerken, sahilde kumda otururken, kürek çekerken, at binerken, konser izlerken, zeybek oynarken, dans ederken, heykel incelerken,salıncakta çocuk gibi gülerek sallanırken bile fotoğrafı var.
O dönemin kıyafetlerine,
ayakkabılarına bakıyorsun;
sanırsın dünya moda ikonu.
Aman Tanrı'm diyorsun,
nasıl bir ruh üfledin de çıtayı en üste koydun ?
Bu kadar GÜZEL bir ÖRNEK İNSAN nasıl olabilir?
Ama oldu, bütün dünya gördü,
halen görmekte işte !
Hayvanlarla, çocuklarla,okulda genç kızlarla,delikanlılarla,cephede askerlerle, komutanlarla, dahası köylülerle, şairlerle, yazarlarla sanatçılarla..
Dua etmişliği de var, vaaz
vermişliği de.
"Bana yeniden üniformamı giydirtmeyin!"
deyip ültimatom vermişliği de var.
Tek bir ağacı kesmemek için koca köşkü yürütmüşlüğü de var,
bozkır Ankara'ya Atatürk Orman Çiftliği' ni kurmuşluğu da..
Kalbine kurşun yemişliği de var,
ülkesi için savaştan savaşa koşmuşluğu da.
Yirmi iki yıl, rakamla da yazıyorum, tam 22 yılını cephede geçirmişliği o güzelim ayaklarını asker potinlerinden çıkarmamışlığı, askeri tayınını yemeden sofraya oturmamışlığı da var, bir çok ülke liderini sofrasında ağırlamışlığı da var.
Ama ne acıdır ki "Evde yiyecek kalmadı oğul" diye mektup yazan anacığına:
"Bu para Milli Mücadelenin parasıdır. Vatanı kurtarmak için topladık, konunun ehemmiyeti büyük, size şu an para
gönderemem anacığım,
şimdilik evdeki halıları satın” demişliği de var.
Ve tarihin görüp göreceği en yoksul, en çaresiz savaşlarından birinde
"Geldikleri gibi giderler"
demişliği de var.
Ömrünü, emeğini, aklını, sevgisini milletine verdiği gibi, tüm malını mülkünü de milletine bağışlayıp geçmiş bir Atamız var.
Peki ya şimdi ...?!
@halktvcomtr#asgariücret Casper ve üzüm sizlere günaydın diler... Lakin asgari ücret en az 40+ olmalı..
Mama+aşı+ödül mamaları vs. derken çocuklarım gülmüyor bile
Yine de mücadeleye devam umut etmeye devam...
Depremde yıkılan Alpargün Apartmanı davasında sanık Hasan Alpargün'e yeniden "olası kast" suçundan ceza verildi
BAM'ın bozması sonucu yeniden görülen, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Adana Alpargün Apartmanı davasında, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Hasan Alpargün'e bir kez daha "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi.
https://t.co/9WjesmKFoP
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 43 kişinin hayatını kaybettiği Selim Köse Apartmanı davasında, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün binaya ilişkin zemin etüt raporunu 5 aydır göndermemesi nedeniyle dosyanın bilirkişi heyetine gönderilemediği öğrenildi.
Mahkeme heyeti, İl Müdürlüğü'nün 10 gün içinde cevap vermemesi halinde suç duyurusunda bulunulabileceğini şerh düşerek duruşmayı erteledi.
Müşteki avukatı Seda Mutaf, "Ne olursa olsun biz bu işin peşindeyiz. İsterse 3 yıl, 5 yıl, 10 duruşma geçsin, biz bu davaları takip edeceğiz" dedi.
https://t.co/EfEoaSRwOh
Bu videoda "belki ismimi bilmezsiniz" diye kendini "Yabancı Damat Memik Dede" olarak hatırlatmak istemesi çok dokunmuştu bana. Arif Erkin Güzelbeyoğlu aynı zamanda bir çok oyun, film ve dizi müziğine de imza atmış bir sanatçıydı. Allah rahmet eylesin.
Yengeç
Kalbimle Başlıyorum, Kökümden Güçleniyorum, Ödüllerim Hazır! Şükürler Olsun!
Sevgili Yengeç, bu hafta gökyüzü seni sevgiyle uyandırıyor. Merkür ve Jüpiter artık senin burcunda; yani hem zihnin açılıyor hem de şans seninle birlikte yürüyor. Bu, kendi kararlarını almak, “ben de varım” demek, hayatına yeni bir yön çizmek için harika bir dönem. Yıllardır başkalarını önceleyip kendini ikinci plana attıysan, artık o döngüyü kırıyorsun. Konuşmaların daha etkileyici olacak, içinden geçenleri söylemekten çekinmeyeceksin. Hayat seni ön plana alıyor; sen de bu sahnede kendini korkusuzca göstermeye başlıyorsun.
BAZEN OTORİTE FİGÜRLER SENİ BASKILIYOR GİBİ HİSSEDEBİLİRSİN! Durdurmaya da çalışanlar olabilir,yine de kimse senin nasibinden bir zerre bile çalamayacaktır. Sen yolunda güvenle ilerle,iyi kalpli bir yengeçsen ödüllerini alacağından şüphe duyma.
Yay burcundaki Dolunay ise sana şunu fısıldıyor: “Yaşamın yüklerini taşımak için değil, onu sadeleştirmek için geldin.” Günlük işlerin, sağlığın, çalışma düzenin ya da sorumlulukların seni ne kadar yoruyor, ne kadarı gerçekten gerekli? Artık bazı alışkanlıklarını geride bırakmak, sana iyi gelmeyen düzeni değiştirmek istiyorsun. İşte bu Dolunay, sana bunu fark ettirmek ve temizlik yapmak için geliyor. Temizlik,sağlık,hijyen püf nokta! Sağlığına odaklan!
15 Haziran’da Mars ile Uranüs arasında kesinleşen kare açı ise sosyal hayatında beklenmedik gelişmeler yaratabilir. Dost bildiğin biriyle arana mesafe koymak zorunda kalabilirsin. Ya da bir hayal kırıklığı, “artık bu insanlarla aynı yolda yürüyemem” dediğin bir olay… Ay da o gün Kova burcunda olacak; içsel gözlem gücün artacak. Bazen çok sevdiğin birini geride bırakmak, aslında kendine verdiğin en büyük hediyedir.
Olabilir mi?
Kendine yepyeni bir imaj yaratmak istersin; saçını değiştirirsin, tarzını yenilersin ya da aynaya daha farklı bakarsın. Uzun süredir içinde taşıdığın bir düşünceyi biriyle paylaşır ve büyük bir rahatlama yaşarsın. Kendine ait bir alan yaratmak, evde ya da dışarıda kendine ait bir köşe kurmak istersin. İç sesin daha çok konuşur ve sen onu bu kez ciddiye alırsın. Hayatını sadeleştirmek, kimsenin iznine ihtiyaç duymadan karar almak sana çok iyi gelir.
Olursa ne güzel olur?
Kendini olduğun gibi kabul eder, başkalarının beklentilerini sırtından indirirsin. Yeni bir işe başlarsın, bir sağlık rutini oturtursun, ilişkilerinde dengeni kurarsın. Ailene bağlı kalırken kendine de alan tanımayı başarırsın. “Ben de varım” dediğin o an hayatın renklenir. Belki senin adımın bir başkasına da ilham olur. Belki de sadece aynaya bakıp “iyi ki vazgeçmedim” dersin. Bu bile yeter.
Gönülden bir cümle:
“Sevgiyle yön değiştiriyorum; kalbimi dinledikçe daha doğru bir yolda yürüyorum.”
Yengeç, bu hafta hayat sana hem güç hem yumuşaklık veriyor. Köklerinden beslen, ama göğe doğru da uzan. Çünkü bu kez değişim dışarıdan değil, içinden başlıyor. Ve o iç, her zamankinden daha parlak.
Ahmet için bir üst geçite "Caniler ceza indirimi almasın diyorsan 1 dakika boyunca kornaya bas" yazılı pankart açılır..
Ve sonrası...
Tüylerim diken diken oldu..
#MattiaAhmetMinguzzi
Onlar’da @timursoykan’ın “Suçluyu Gördüm” programının ilk bölümünü mutlaka izleyin…
Timur, hem diri gazetecilik reflekslerinin hem de iyi bir gözlemciliğin sonucunu izleyici ile buluşturmaya başladı.
“Üçüncü sayfa haberi” diye geçilen olayların arkasındaki insan hikayelerinin bize anlattığı çok şey var…
Tebrikler canım dostum, iyi ki varsın.
https://t.co/pcnEEnvFp2
Ali Asaf’ın balon uçurma etkinliğine giden kadın, yol boyunca balonlarıyla alana giden vatandaşları kaydetti.
“Bugün anladım ki ‘çevre’ sadece yakınlarımız değil, aynı duyguyu paylaşan binlerce yabancı olabilirmiş.” ❤️🎈