Bir plaja gidip havlunuzu serip oturdunuz. Bir otel görevlisi yanınıza gelerek, “burası otele ait, uzaklaşmazsan sana zarar veririm” dediği anda hem otel görevlisi hem de onu görevlendiren otel yöneticisi TCK 109/3-b maddesinde gösterilen kişiyi hürriyetinden yoksun kalma suçunu işler ve 2 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu)
Muayyen bir fiille ilgili olarak başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ve kesinleşmiş olmasına rağmen, bu karar usulüne göre kaldırılmadan, CMK hükümleri dikkate alınmadan, aynı fiilden dolayı tekrar soruşturma yapılmaya başlanması, bu süreçte görevini kötüye kullanan Cumhuriyet başsavcısı, savcı ve hakimlerin ceza hukuku sorumluluğunu gerektirir.
Bu sorumluluk, salt görevi kötüye kullanma suçu ile sınırlı tutulamaz. CMK hükümleri dikkate alınmadan aynı fiil sebebiyle tekrar soruşturmaya tabi tutulan kişi, kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla suç işlemediği sabit görüldüğü halde, bu soruşturma sürecinde gözaltına alınmakta ve hatta tutuklanmaktadır. Bu işlemleri yapanlar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı sorumlu tutulmalıdır.
Hatta kişi bu soruşturma sürecinde tutuklamaya sevk edilmekle ve hakkında tutuklama kararı verilmekle, ayrıca iftira suçu işlenmiş olmaktadır.
Keza bu süreçte kişilerin evinde arama yapılmakla, konut dokunulmazlıkları ihlal edilmektedir.
Bir belediye bünyesinde icra edilen faaliyetler bağlamında bir suçun işlendiği şüphesinin ortaya çıkması durumunda, yapılması gereken İçişleri Bakanlığı’nın veya ilgili İl Valiliğinin müfettiş görevlendirmesidir.
Çünkü bir kamu kurumu olan belediyedeki iş ve işlemler bir süreci gerekli kılmaktadır. Bu iş ve işlemler bağlamında bir suçun işlenmiş olup olmadığının tespiti, ancak bu süreçle ilgili olarak işlem dosyası üzerinden müfettiş incelemesi ile mümkün olabilir.
Ancak, örneğin rüşvet gibi, bir SUÇÜSTÜ HALİ mevcut ise, doğrudan kolluğun belediye binasına girerek adli soruşturma işlemi yapması mümkün olur.
Suçüstü hali mevcut olmamasına rağmen, müfettiş incelemesi yapılmadan bir belediyede “operasyon” yapılması, ancak siyasi amaçla izah edilebilir.
N'haber Hakan Aygün? başkayyumcuk sana hem mktv'yi almış hem de 2023'de 12 milyon lira partinin kasasından keş para ödemiş. Dedikodu değil belgeli...
Ağzını şaplata şaplata, trollere, gazetecilere para dağıtmışlar, arınacağız diyorsunuz ya..
Sizi kayyumcuklar sizi...
Not: kayyumcuk destekcisi, trolü Hakan Aygün'ün kanalının gerçek adı mavi karadeniz tv. İzlenme oranı 0,001. Youtube kanalının abone sayısı 12.900. 3.5 yılda (41 ayda) izlenme oranı 6 milyon 817 bin.. Günlük 5 bin kişi. Yok hükmünde olan, merdiven altı kanala 2023 yılında 10 ay için ödenen toplam para 12 milyon.
Sağa sola çemkiriyorlar ya troller troller diye, yalan algı yapıyorlar ya... Asıl mesele memleket değil, muhaletin iktidar olması değil ceplerinin dolması..
Sizlere de n'haber...
@Yilmaz_Ozdill@samiltayyar27@nedimsener2010@FUATUGUR@can_atakli_
NATO Zirvesi için Türkiye’ye gelecek uçakların %80-%90 oranında Esenboğa Havalimanını kullanacağını resmi belgelerle tespit ettik.
Anlaşılıyor ki;
Geriye kalan sadece %10-%20’lik kısımdaki uçaklar Etimesgut’taki Ankara Havalimanını kullanacak.
Yani NATO Zirvesi bahanesiyle, CB Erdoğan milyarlarca lira kamu kaynağı harcayarak, kendine tahsisli bir havalimanına sahip oldu.
Bakalım AKP, o havalimanında ne filmler çevirecek?
Kaynak: DHMİ HALİNKOK Tutanakları
Sarhoş olmayan ve/veya başkalarının huzur ve sükununu bozmayan kişilere sadece sahilde içki içtikleri için ceza verilemez.
Kabahatler Kanunu'nda (md. 35) sadece "Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan" kişiler için yaptırım öngörülmüştür.
Kanuni dayanaktan yoksun bir valilik genelgesiyle/genel emiriyle ceza kesme işlemi hukuka aykırıdır.
Bu konuda özellikle bkz. İstanbul BİM, 10. İDD, E. 2024/826 K. 2024/2045 T. 27.12.2024.
Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının yerine getirilmemesi dolayısıyla Devletin mahkûm edildiği tazminatlarla ilgili olarak kararı yerine getirmeyen hakimlere re’sen rücu edilmesine yönelik bir kanunî düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır!
Yok artık, dedim. Telefonu kapar kapamaz araştırdım... Doğruymuş. H.H. adlı kişinin, Özgür Özel’in memleketi Manisa’da belediyeye ait ağaçları keserken yakalandığına dair bir mahkeme kararı varmış. Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 26 Şubat’ta verdiği kararla, H.H. adlı o kişiyi yaklaşık üç yıl hapisle cezalandırmış. Ve işte o H.H., şimdi İzmir il başkanlığındaki olaylı anlarda CHP kurmaylarının hemen arkasında “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı atıyordu...
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/BDisuQfH05
Bir dönem kitaplarınızı almak için kuyruğa giren insanlar vardı.
Yazdığınız her cümleyi tartışan, her yeni kitabınızı heyecanla bekleyen okurlar…
Ama bu, size ömür boyu kredi açıldığı anlamına gelmiyor.
Siz bugün çıkıp, dün başkalarına yönelttiğiniz eleştirilerin aynısını yapanları mazur göstermeye çalışırsanız; insanlar da buna itiraz eder.
Çünkü okurluk bir abonelik sözleşmesi değildir.
Dün beğendiğimiz bir yazarı, bugün eleştirebiliriz.
Nasıl ki dün “Ecevit Kemal”, “Gandhi Kemal” denilirken alkış tutmak zorunda değildiysek; bugün de aynı hikâyelerin yeniden yazılmasına inanmak zorunda değiliz.
Sadakat fikre olur.
Kişilere değil.
📍‘Uzmanlık ve doktora farklı eğitimlerdir, eş sayılamaz’
Türk Diş Hekimleri Birliği’nin (TDB) yaptığı açıklamaya göre DUS’un yılda bire düşmesi ve atamaların azaltılması ciddi bir istihdam sorunu yaratacak
🔍 Doğa Baybuğa haberi
🔗https://t.co/yPU3daSnHg
Size güzel bir haber vereyim de biraz neş'elenin...
Milli futbol takımımızın son maçı 26 Haziran 2026 cuma günü Amerika Birleşik Devletleri ile...
ABD 2 maçını da kazandı, tur Garanti...
Reis, ABD''nin patronu Sarı Kafa'ya bizim takıma yenilmeleri için talimat verecek.. Bizim takım ilk 2 maçı kaybetti elendik ancak şimdi sıkı durun...
ABD, bizim maça U 16 ile çıkacak... (Gerçi bizim yönetim U 11'le çıkmalarını rica etmiş ama Sarı Kafa kabul etmemiş, olsun...) Bu arada, Spor bakanımız ve futbol federasyonu başkanımız, Sayın Reis'in talimatları ile Amerika Birleşik Devletleri'ne 3 adet İstinaf hakimi gönderecek...
Butlan konusunda çok deneyimli bu üç hakim, ilk oynadığımız iki maçın sonuçlarını mutlak butlan nedeniyle yok hükmünde sayacaklar ve böylece biz bir üst tura çıkacağız...
Bizim çocuklarda çare tükenmez...
Bu arada bu muhteşem fikrin akıl hocası sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na da bir adet plaket verileceği tahmin ediliyor 😂😂😂😂😂
Bu kıyağımı da unutmayın, enseyi karartmayın...
Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Beyefendi varsa (ki var) çare de vardır... Savaş Arkadaş...
Eğer bakanlıklar, kurumlar bir araya gelerek diş hekimliği eğitimini ve meslek icrasını kökten etkileyen düzenlemeleri kısa sürede hayata geçirebiliyorsa, aynı kararlılığın mesleğin geleceğini doğrudan ilgilendiren kontenjan ve fakülte planlamasında neden gösterilmediği sorgulanmalıdır.
Bugün Türkiye’de temel sorun uzmanlık veya doktora tartışmalarından da önce, arz-talep dengesinin bozulmuş olmasıdır. Her yıl binlerce yeni mezun sisteme dahil olurken kamudaki kadrolar, uzmanlık kontenjanları ve özel sektörün istihdam kapasitesi aynı hızda artmamaktadır. Sonuç olarak genç meslektaşlar işsizlik, düşük ücretler ve mesleki değersizleşme ile karşı karşıya kalmaktadır.
Anıl Tanburoğlu görevini layıkıyla yerine getiren, bütün seçim süreçlerinde çok çalışmış ve başarılı da olmuş bir il başkanımızdır. Son derece de liyakatlidir.
Benim tutuklu olduğum dönemde de beni yalnız bırakmamış, Adana’da bize destek olmuş ve bunu da gayet sağ duyulu şekilde gerçekleştirmiştir.
Geldiğimiz süreçte, kendisinin bu şekilde görevden alınması doğru olmamış, beni de ziyadesiyle üzmüştür.
Sağlık Bakanı Danışmanı Yasemin Kulak Özkan’ın, ailesini Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde istihdam ettirdiği iddia edildi.
Özkan’ın eşinin, Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Bölümü’nde görev yaptığı öğrenildi.
Oğlunun ise doktorasını yine Marmara Üniversitesi’nde tamamladığı belirtildi.
Yasemin Kulak Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Özkan’ın ise bu iddialara yanıt vermek yerine, sosyal medya hesabından “İlla Edep” başlığıyla İslam’ın beş şartını konu alan bir paylaşım yaptığı görüldü.
(İbrahim Haskoloğlu)
Yirmi dokuz yıllık yargıç ve yirmi yıllık bir sivil yargı aktivisti olarak yargıç ve savcı atamalarına ilişkin 2026 yaz kararnamesi hakkında bir değerlendirme yapmayı zorunluluk olarak görüyorum. Bu kapsamda:
- Teamüllerin değiştirildiğini, mesleğinde başarılı, işinden başka bir uğraşı olmayan, siyasetçiden ve ticaret erbabından uzak duran, meslekte 30 yılını doldurmuş birçok meslektaşın yerlerinin talepleri dışında değiştirildiğini görüyoruz.
- Yönetici yargıç ve savcı atamalarında kıdem, liyakat gibi faktörlerin gün geçtikçe ötelendiğine tanık oluyoruz.
- Büyük kentlerde başsavcı ve yardımcılarının atamalarının kamuoyunda ''yargının siyasallaştığı'' algısına neden olduğu ve özellikle siyasetçiler açısında hukuk güvenliği kaygılarını arttırdığını anlıyoruz.
- Meslekte yükselme açısından liyakat ilkesinin önemsenmemesi bir yana, ''üstada saygı'' ilkesinin ötelendiğini görüyoruz. Bu kapsamda, 65 yaşının dolmasına, dolayısıyla emekliliğine iki ay kalmış bir cumhuriyet savcısının Bölge adliye Cumhuriyet savcılığından alınıp, ilk derece mahkemesine atandığını, yine aynı kıdeme sahip yargıç ve savcıların uzak illere atandıklarını görüyoruz. Bu durum, mesleğine 30 yılını vermiş yargıçların deneyimlerinden yararlanmak yerine onları emekli olmaya zorlamak olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak; yargıcın yer güvencesinin olmadığı sistemde, yurttaşın da hukuk güvenliği olmaz. Adaletsizlik sırası geldiğinde ''bana bir şey olmaz'' diyeni de vurur. Güvenli yarınlar dilerim.
Son kale Cumhuriyet’e inananların yüreğidir.
Yol zor.
Yük ağır.
Ama hiçbir karanlık mücadelemizden büyük değildir.
Tarihin doğru tarafında duran canım Trakyalılara, Lüleburgazlılara yürekten teşekkürler.