Bir yanda Öcalan, Kandil yönetimi ve Dem partinin, diğer yanda KDP ve YNK yöneticilerinin Türkiye’ye yaklaşımları bende derin bir kaygı yaratıyor.
Bir bütün olarak Kürtlerin gücünü kontrol eden bu yetkililerin çizdiği Türkiye resmi, Kürt halkında yanlış bir Türkiye imajının oluşmasına yol açıyor.
Türkiye her gün biraz daha Kürtlerin bir numaralı düşmanı değil de “Kürtlerin hamisi, koruyucusu” gibi gösteriliyor.
Bende oluşan kanı şudur.
Türk devleti Kürtlerin fiziki direnişini, silahlı varlığını hem Bakûr hem de Rojava’da etkisizleştirdi ve kontrol altına aldı, bunu adım adım Başûr’da da deneyecektir.
Kürtlerin fiziki direnişi büyük ölçüde yok edidi sıra zihinsel direnişini yok etmeye geldi.
Sözünü ettiğim lider kadrolar yaptığı açıklamalar, verdiği demeçler ve Türkiye ile ilişkilerinde çizdikleri pembe tablo Kürtlerin hafızasını dumura uğratan bir etki yaratıyor.
Kürtlerin tarih boyunca kan, isyan ve direnişle yarattığı hafıza gittikçe siliniyor.
Türk devleti Kürdistan’ın bütün parçalarındaki Kürt varlığını her gün biraz daha kontrol ediyor.
Burada Öcalan, Barzani, Talabani farkı yok.
Bu fark gittikçe siliniyor.
Amacım bir tarafı tutup diğer tarafları eleştirmek değildir çünkü hepsi de aynı oranda Türk devletine bağlanmış, Türk devletinin kontrolüne girmiş durumda.
Bazıları yaklaşan tehlikeyi henüz farketmemiş olabilir ama durum gerçekten çok vahim.
Bireylerin ve toplumun belleği silinirse geriye kalan fiziki varlığın hiç bir önemi kalmaz.
Yaşadığımız dönem ise Kürtlerin belleğinin silindiği bir dönemdir.
@ajansmuhbir1923 Piçe bak bizim Dubai standartları yaşam kalitesi hakkımızı gasp etmişler topraklarımızı işgal etmişler siktir olup gitmiyorlar bir de şikayetçiler rahatsızsan git Avrupalılara sktr kendini
Bugün yaklaşık 700 yıllık bir Kürt mirasını ziyaret ettim.
Burası Gevaş'ta bulunan Halime Hatun Kümbeti.
Kümbet, Melik İzzeddin Şîr (Êzdîn Şêr) tarafından, vefat eden kızı Halime Hatun adına yaptırılmıştır. Melik İzzeddin Şîr, İmameddün Mücellâ’nın amcası olup onun adına Gevaş’ı yönetmiştir.
Kümbetin çevresindeki mezarlar da 15. yüzyıla tarihlenen Müslüman mezarlığına aittir.
Kitabesinde şu ifade yer alır:
“Bu kutsal türbe, Melik İzzeddin’in emriyle merhum Halime Hatun için Hicrî 736 yılının Muharrem ayında (Milâdî 1335) inşa edilmiştir.”
3 gün önce tarihte ilk defa bir Kürt Dünya boks şampiyonu oldu görmediniz, hakkında tek bir şey yazmadınız.
Türk solundan birinin penceresinde kuş ötse kutsar, sendeleyip düşse baş sağlığı dilerseniz. Kürt halkı size temsilci sıfatıyla oy verdi. Ayıp yahu ayıp.
Mitroviça’nın nüfusu 65.700
Priştina’nin nüfusu 227.500
Pinjan’ın nüfusu 55.000
Hepsini toplasan Diyarbakır nüfusunun çeyreği etmiyor ama Kosova’da Türkçe anadil olunca sevinçten deliriyorlar, Diyarbakır’da Kürtçe tabela asılınca histeri krizi geçiriyorlar.
Bunlar ruh hastası.
Herdû jî kurd in.
Herdû jî ji zilma dewleta tirk reviyane.
Herdû jî bûne hemwelatiyên Amerîkayê.
Herdû jî hîn jî xulamtiya tirkan dikin. Herdû jî pereyên xwe didin tirkan.
Herdû jî Kurdên noker in.
Çalışmalarım devam ediyor.
313 eser oldu. Bir süre şehir ağırlıklı gideceğim. Şu an Güney Kürdistan'daki şehirlere odak veriyorum, Süleymaniyye'de bulunan tarihi dini yapıları ekliyorum. Daha sonra şehirdeki diğer yapıları ekleyip, başka şehirlere ağırlık vereceğim. Maalesef, çok fazla eseri (bugün ayakta olmasına ve aktif kullanılmasına rağmen) görseli olmadığı için ekleyemedim.
My work is ongoing.
It has reached 313 works. I will focus on cities for a while. Right now I am focusing on cities in South Kurdistan and adding the historical religious structures located in Sulaymaniyah. After that, I will add other structures in the city and then shift my focus to other cities. Unfortunately, I could not add many works because there are no images of them, even though they still stand today and are actively used.
Bu çalışmayı yaparken karşılaştığım zorluklar üzerine:
• Normalde bu tür kültürel çalışmaları devlet kurumları, kültür bakanlığı yapıyor. Türkiye ve İran devletinin bu şekilde çalışmaları var. Ancak bizim böyle bir imkanımız olmadığı için bireysel çalışıyorum. Kurumumuz, bakanlığımız olsaydı çok daha farklı olurdu.
• Kategorize etmenin zorluğu üzerine. Türkiye herhangi bir Ermeni, Süryani, Yunan mirasını "Türkiye Mirası" olarak kabul ediyor ya da İran bir Lur, Gilak mirasını "İran Mirası" olarak kabul ediyor. Kürdistan'da hayli banisi Kürt olmayan eserler var ama bunları ortak bir değerde toplayamıyoruz.
• Bu da bizi şuna itiyor "banisi Kürt olan eserler". Yani burada paylaştığım eserlerde şu kriteri öne sürdüm "yaptıran kişi kesinlikle Kürt olacak". Eyyubilerin içindeki Arap, Türkmen vs. emirlerin, valilerin eserlerini "Eyyubi tarzı" eser vermelerine rağmen eklemedim. Ya da Zendler dönemimde Zend Hanedanı'na mensup olmayan gayri Kürt emirlerin eserlerini eklemedim.
• Bunun getirdiği zorluklar da şunlar oldu: Yapının kitabesini ve tarihi kaynaklarda kayıtlarını detaylıca incelemek zorunda kaldık. Her yapının detaylıca kim tarafından yapıldığından emin olmadan paylaşmadım. Bazı eserlerin Eyyubiler dönemimde yapıldığı çok bariz ama kitabesi yok, ya da modern sanat tarihçileri inceleyip onay vermemiş o zaman eklemedim.
• Bir başka sorun, Türkiye arşivlerinde Mardin, Diyarbekir, Urfa civarında yapılan her eser için hiçbir kaynak olmamasına rağmen "Artuklu eseri" diyip geçiliyor; ya da Van, Bitlis gibi yerlerdeki her esere kaynaksızca "Selçuklu dönemi olduğu düşünülüyor" deniliyor. Haliyle böyle bir ortamda ekstra bir araştırma ile meseleyi "düşünülüyor"dan çekip gerçekliğe kazandırtmak için ekstra uğraş gerek. Aynı düşünce İran'da da var. Safevi, Kaçar dönemlerinde yerel Kürt beylerinin yaptığı eserlere "Safevi mimarisi, Kaçar dönem eseri" dedikleri için onları ayıklamak için çok uğraştım.
Merhaba dostlar. Bir süredir üzerinde çalıştığım bu Web sitemi incelemeniz için linkini bırakıyorum.
Link 24 saat açık kalacaktır.
https://t.co/4SLkLgOiBd
1890 yılına ait
Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbekir, Mamuret'ul Aziz, Sivas, Halep, Adana Vilayetlerine ait
Müslüman, Ermeni, Süryani, Rum, Katolik, Yahudi, Protestan, Kiptî nüfusunu gösteren güzel bir kaynak buldum.
Bu insanlar sizin verdiğiniz cevap, alıntı etkileşim ile var oluyorlar. Siz cevap yazmasanız etkileşim vermeseniz kendi yankı odalarında 3-5 kişiye hitap edecekler.
Burada Kurdolojî alanında çalışanlara bir tane destek yorumu atılmıyor ama Kürtlere en ufak bir şey söyleyip tahrik etmeye çalışanların tahriklerine düşüp etkileşim veriyorsunuz. Bence bundan vazgeçin, dertleri bu zaten. Engelleyip geçmek en iyisi ben engelliyorum şahsen.