Commerzbank, Türkiye’de enflasyon görünümünün para politikasında gevşemeyi desteklemediğini belirterek, mevcut koşullarda faiz indirimi için uygun bir zemin bulunmadığını değerlendirdi.
Enflasyon lobisinden aşağıdaki tepkilerden bekliyorum:
Eyyy Comerzbank sen kimsin?
Türkiye'nin önünü kesmek istiyorlar
Zamanlama manidar
Tam da NATO zirvesi öncesinde!
Merkez Bankasına aba altından sopa gösteriyorlar
Esnaf bitik, para dönmüyor
Yüksek faizle enflasyon düşmüyor indirin faizleri bari piyasa rahatlasın
Faiz lobisi doymuyor
Türkiye'yi sanayiszleştirmek istiyorlar
25 Haziran 2026 tarihinde İstanbul'a verilen #su miktarı: 3 milyon 568 bin metreküp
Regülatörler: 1 milyon 807 bin metreküp
Barajlar: 1 milyon 761 bin metreküp
Barajların Doluluk Oranı: % 65,17
Detaylar👉 https://t.co/jl1sFKGXaU
Türkiye’nin çok acil olarak Devr-I Sabık yaratmaya, nereden buldun yasasını çıkarmaya ve devletten, milletten, her birimizden çalınan her kuruşu Hazineye geri kazandırmaya ihtiyacı var.
Bu nedenle büyük Türk milletinin amasız ve fakatsız birleşerek en erken genel seçimi büyük farkla kazanmaya ve tekrar parlamenter demokrasiye, kuvvetler ayrılığına ve hukukun üstünlüğüne yani Atatürk Türkiyesi’ne geri dönmeye ihtiyacı var.
🔴 "Biz ölürken siz Dünya Kupası izliyorsunuz. Size yazıklar olsun."
İsrail'in bugün bir oyun alanını vurmasıyla şehid edilen çocukların başında Gazzeli adam bu sözlerle sitem ediyor:
Kendilerinin Peygamber torunları ve Seyit olduğunu söyleyen tarikatçılar lüks araçla Seyahat ederken görüntülendi.
Ve ellerinde gavur icadı son model telefonlarla..
#İBBDavası'nda 57. Gün
"Yalnızca 1 adet arabam var."
İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor.
"İşte malvarlığım ortada!
Evlerimiz arandı, banka hesaplarımıza, mülkiyet dökümlerine bakıldı.
İddianamede de yazıyor.
Yalnızca 1 adet arabam var.
Başka da ne malım, ne de mülküm var.
Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş dahi yoktur.
Bırakın sebepsizini ortada zenginleşme yok.
Peki soruyorum.
Rantın tam merkezindeki makamlarda görev yapmış biri olarak soruyorum:
Aklımın bir yerinde tırnağımın ucu kadar çıkar peşinde olmak yer alsaydı böyle mi olurdu malvarlığım?
Karşınızda bu kadar rahat konuşuyor olabilir miydim?
Benim peşinden gideceğim tek çıkar; bir kamu görevlisi olarak kelimenin taa Orta Asya'dan gelen anlamı ile halkın bütününün çıkarıdır.
Yıllarca çamurlu yollarının eziyetini çekmiş mahallelileri, oralar kıymete binince yerinden etmek isteyen rantçılara karşı gecekondulunun çıkarıdır.
Anadolu'dan üniversite okumak için güç bela İstanbul'a gelip de yurt bulamayan gençlerin çıkarıdır.
Hayata mağlubiyetle başlamış yoksul mahallelerde, ders çalışmak için dahi imkân bulamayan, yer bulamayan çocukların çıkarıdır.
Yıllardır açgözlülükle lime lime edilen, betona boğulan İstanbul'un suyunun, ormanının, toprağının çıkarıdır.
Evet!
Ben bu çıkarların peşinden koştum, koşmaya da devam edeceğim.
Bugün Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun öncülüğünde, burada yargılanan birçok çalışma arkadaşımın emekleriyle, daha önce sayısı sıfırken; artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bu kısa zamanda hizmete açtığı kreşleri, kent lokantaları, öğrenci yurtları, halk kütüphaneleri, bölgesel istihdam ofisleri, mahalle evleri, sağlık merkezleri, ders atölyeleri vardır.
Öğrenciler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yani halkın bütçesinden burs alıyor.
Anneler, iş arayanlar ücretsiz ulaşım hakkından faydalanıyor.
Dar gelirliler, emekliler kentsel dönüşümde hibe desteği alabiliyor.
Daha fazlasını saymakla bitmez.
Artık bugün itibariyle bir müsveddeye dönmüş bu iddianamede ortaya konulduğu gibi, kamuyu zarara uğratan bir belediye yönetimi var olsaydı şayet; tüm bunlar başarılabilir miydi dersiniz?
Biz belediyenin her kuruşunu halkın çıkarına kullanmaktan gayrı hiçbir şey yapmadık.
2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütün yaptığı işlemler mülkiye müfettişlerince, Sayıştay'ca didik didik edildi.
Şimdi karşımızda çoğu tekrardan oluşsa da nedense sayfa sayısıyla övünülen bir iddianame var.
Ne mutlu bana ki yıllardır bu şehrin imarından, planlamasından sorumlu bir alanda görev yapmış bir insan olarak; neden şu kişiye, şu firmaya haksız yere plan değişikliği yaptınız, şunun emsalini neden arttırdınız, neden olmayacak yere inşaat izni verdiniz diye tek bir suçlamayla dahi karşı karşıya kalmadım.
Çünkü, yok!
Bu bile görevimi nasıl layıkıyla, yasal mevzuata uygun, adaletli ve kamu yararını gözeterek yaptığımın ispatıdır."
🔴İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan:
Kendimizi savunmak için sahip olduğumuz füzelerimiz olmasaydı, İsrail ve ABD İran'ı da Gazze'ye yaptıkları gibi yerle bir ederdi; yaşlıya da gence de merhamet göstermezlerdi.
İnsan haklarından söz ediyorlar. Bu büyük bir yalandır.
Kendimizi savunamasaydık, ülkemize kesinlikle merhamet göstermez, gücümüzü yok ederlerdi.
Bu nedenle savunma kapasitemiz konusunda hiçbir koşul altında hiç kimseyle müzakere etmeyeceğiz.
MSCI Türkiye Borsa İstanbul uyarısını altını daha kalın çizerek yeniledi;
Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar Türkiye piyasasında yeterli, somut ve inandırıcı bir ilerleme görülmezse, MSCI, Türkiye ve onun uygun menkul kıymetleri için uygun muameleye ilişkin bir istişare süreci başlatabilir.
Bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı fon paylarını içeren, tekrarlayan olası koordineli alım-satım davranışı örnekleri olduğu ve serbest dolaşımı da yapay şişirdiğini, SPK'nın aldığı serbest dolaşım önlemini not ettiklerini ama etkiyi, şeffaf ve cezai uygulamayı da içeren bir çerçeve ile daha fazla ilerleme beklendiği açıkladı.
Şu işi küçümseyenler okudum geçen hafta, taraftar olmanız gereken taraf kamu yararı, onu bunu savunmak için zorlamayın!
MSCI uyarısı dikkate alınması ve tatmin edici “aksiyon” alınması gereken bir açıklama gibi duruyor.
Eğer Kasım ayında Türkiye 1989 yılından beri içinde bulunduğu “Emerging Market” endeksinden “Frontiers Market” endeksine alınırsa ilk başta pasif fonlardan ardından aktif fonlardan olmak üzere borsadan milyar doların üzerinde çıkış olabilir.
Dahası, ilerde Türkiye’nin makro ve politik görünümü iyileştiğinde potansiyel olarak gelebilecek on milyarlarca dolar yatırımın önü kesilmiş olur.
Bunca yıllık gelişim ve ilerlemeden sonra Türkiye borsası, 12 Trilyon dolarlık Emerging markets havuzundan, 210 milyar dolarlık içinde Kenya veya Pakistan borsalarının da bulunduğu bir sepete girmeyi haketmiyor.
Özetle bu, Türkiye’nin sermaye piyasalarına, ekonomik prestijine, finansal piyasalarda faaliyet gösteren kurumlara, kurumsal bir yönetime sahip halka açık şirketlerimize ağır bir darbe olur.