🔴 Yayınladığı programlarda Müslümanları hedef alan Oğuzhan Uğur, sahibi olduğu BABALA TV’nin “şüpheli para transferleri” gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
📌 Yorum:
Bu aşağılık kemalist kindarlar, ellerine geçirdikleri her fırsatı Müslümanlara saldırmak için kullanıyor.
Hilafeti kaldırıp laik cumhuriyeti kuran İngilizci kemalist güruh, İslam’ı ortadan kaldırmak ve Müslümanların kökünü kazımak için bugünkü İsrail’i aratmayan vahşetlere imza attı.
Bugün de medya, siyaset, yargı, bürokrasi, akademi gibi alanlarda gücü elinde tutan kemalist güruh, İslam’a ve Müslümanlara karşı besledikleri kadim düşmanlıklarını çeşitli şekillerde göstermekten asla çekinmiyor.
Öte yandan, bu aşağılık kafirleri gözaltına alan Amerikancı AK Parti’nin de, İngilizci CHP ve bu avanelerinden hiçbir farkı yoktur.
Her ne kadar bu gözaltılar Müslümanların ve ülkenin lehine gibi görünse de, aslında bu, derinlerde süren Amerikan (AKP)-İngiliz (CHP) çatışmasının bir yansımasıdır.
AKP, bunların yolsuzluğunu bilmesine rağmen yıllarca bu kemalistlere dokunmamayı (öfkelerini üzerine çekmemeyi) tercih etti ve ne zaman ki siyasi menfaati (artan ekonomik krizi, Gazze’yi katliama terk etme ihanetini vb.) gündemden düşürmek söz konusu oldu, işte o zaman gözaltı dalgaları başlattı.
Sözün özü; Müslümanlar bu iki işbirlikçi hain güruhtan (AKP/CHP) uzak durmalı, onları reddetmeli, otoriteyi onlardan geri almak ve Hilafeti kurmak için çalışmalıdır.
🔴 Malezya Başbakanı Enver İbrahim:
“Eğer ülkede herhangi bir İsrailli bulursak derhal sınır dışı edeceğiz çünkü İsrail'i tanımıyoruz.”
📌 Yorum:
Malezya, Gazze’yi kurtarmak ve işgalci Yahudi varlığı İsrail’e karşı durmak adına daha pek çok sorumluluğu yüklenmesi gereken Müslüman bir ülkedir. Ancak yine de Türkiye gibi ABD ve İsrail işbirlikçisi ülkelere örneklik teşkil etmektedir.
Üç yıldır Gazze’de taş üstünde taş kalmadı, buna rağmen Türkiye İsrail’e petrol taşımaktan bir an olsun geri durmadı.
Türkiye’nin limanları, siyonist lojistik gemileri tarafından adeta istila edilmiş durumda.
Bunların yanı sıra, İncirlik askeri üssü İsrail’in tasmasını elinde tutan ABD’ye tahsis edilmiş, Kürecik radar üssü İsrail’in güvenliğine sunulmuş durumda. Ayrıca pek çok irili ufaklı askeri üs ile cephanelik ABD ve Haçlı ittifakı NATO’nun emrine verilmiştir.
Sözün özü; Müslümanlar yeniden İslam nizamını hakim kılmadıkça ve Hilafeti yeniden kurmadıkça, bu işbirlikçi hain yöneticiler ile küfür rejimleri yüzünden Ümmet kan ağlamaya devam edecektir.
🔴 15 Temmuz gecesi sela okuyan müezzinler, darbe destekçisi kemalistler tarafından saldırıya uğramıştı.
O gece 60’tan fazla imam-müezzin darp edildi. Saldırganlar ise dışarıda.
📌 Yorum:
#15Temmuz darbesi, kemalist subayların fetöcülerle işbirliği yaparak gerçekleştirdikleri bir ihanet operasyonuydu.
Bu darbe girişimi, Müslümanların cansiperane çabaları neticesinde boşa düşmüştü.
Bu uğurda yüzlerce Müslüman, darbecilerin saldırılarıyla katledildi.
Peki, soru şu?
Erdoğan hükümeti bu darbe girişimini nasıl yorumladı ve hangi eksene oturttu?
El-cevap: Müslümanların İslami düşüncelerle bu darbeyi sönümlendirmesini, kasten “Müslümanlar demokrasi küfrüne sahip çıktı” şeklinde yorumladı. Darbe sürecinin ardından ise Müslümanların o gece ki çabalarını, “laik demokratik sistemin korunması” eksenine oturttu.
Erdoğan hükümeti, her meselede olduğu gibi 15 Temmuz hadisesini de, hizmetinde bulunduğu sömürgeci batının küresel sistemine paralel bir çerçeveye oturtarak, batıya olan sadakatini bu vesileyle tazelemiş oldu.
Sözün özü; Müslümanlar bu işbirlikçi yöneticilerden yönetimi geri alıp, demokratik küfür sistemlerini alaşağı edip, onların enkazı üzerine İslamı egemen kılmadıkça, sömürgeciler ile avaneleri tarafından kukla gibi oynatılmaya mahkum kalmaya devam edecektir.
🔴 Trump:
“Gazze’deki tüm rehineleri geri aldık. Evet aldık. İnsanlar şaşırıyor ama bunu yaptık.”
📌 Yorum:
Bu şımarık küstah Firavun ve beslemesi İsrail, üç yıldır Gazze’yi bombalamalarına rağmen Gazze’ye tam olarak hâkim olamadılar.
İşgalci Yahudilerin esirlerini geri almaları bile bu küstah kâfirin böbürlendiği gibi kendi güç ve yeteneklerinden kaynaklanmadı, bilakis Türkiye, Katar, Mısır gibi ülkelerdeki ABD ajanı yöneticilerin Hamas’a yaptıkları baskı ve kurdukları diplomasi tuzaklarının neticesinde gerçekleşti.
Sözün özü; ABD ve İsrail’i ayakta tutanlar, işte bu hain ve ajan rejimler ile başındaki yöneticilerdir. Müslümanlar ne zaman ki bu rejimleri yıkıp, onların enkazı üzerine Hilafet Devleti’ni kurarsa, ancak o zaman ABD bölgemizi terk edecek, İsrail yıkılacak ve Müslümanlar eski güçlerine kavuşacaktır.
🔴 Bugün ölen Katar eski Emiri Al Sani, 2024 yılında Doha'daki Asya Kupası maçları sırasında Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde'nin bir konuşmasını izliyor.
📌 Yorum:
Dünya’dayken izzetli adamları izledi, onlara imrendi fakat korkaklık ve ihanetten ötürü zalimlerin yanında yer aldı.
Katar, sahip olduğu askeri, siyasi ve ekonomik gücüne rağmen Gazze’yi yalnız bırakıp katliama terk etti.
Diğer yandan Katar, Gazze’yi kana bulayan Trump’la 2025’te 1,2 trilyon dolarlık anlaşma imzalayarak Gazze’ye en büyük ihanetlerden birini gerçekleştirdi.
Yalnızca Katar değil, Arap liderlerin tamamı da ABD ve İsrail’e hizmet eden ajanlardır.
Sözün özü; İsrail, Ümmetin servetini gasp eden, güvenlik ve emniyetleri ABD tarafından sağlanan bu rejimlerin bir gölgesidir. Bu hain rejimler yıkılırsa, İsrail de yok olur. Bu aşağılık rejimleri yıkacak olan da, yakında kurulacak olan Hilafet Devleti’dir.
🔴 31 YIL ÖNCE BUGÜN: Srebrenitsa'da 8 bini aşkın Bosnalı Müslüman, Sırplar tarafından şehid edildi.
Müslümanları silahsızlandırarak "BM koruması" vaadiyle tuzağa çeken başta ABD ve batı ülkeleri, Sırplar Srebrenitsa'ya girdiklerinde bölgeyi terk etti.
BM'ye bağlı Hollanda birlikleri, korumakla görevli oldukları silahsız sivillerin bulunduğu şehri Sırplara teslim etti.
Sırplar çok kısa süre içerisinde büyük bir katliam gerçekleştirerek 8 binden fazla Müslümanı şehid etti.
NATO ise Sırp güçlerini durduracak hava saldırılarını çeşitli bahanelerle erteleyerek soykırıma göz yumdu.
📌 Yorum:
Kafirlerin İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlıkları hiçbir zaman değişmemiştir.
14 asır önce Rasulullah’a (sav) savaş açan müşriklerin gerekçeleriyle, O’nun (sav) Ümmetine karşı bugün savaşan kafirlerin gerekçeleri aynı: Aziz ve Hamid olan Allah’a iman.
Sözün özü; İslam ile küfür, hakk ile batıl savaşı kıyamete kadar devam edecektir. Bugün Müslümanlar ellerinde bir kalkan (Hilafet Devleti) olmadığı için bu kadim savaşta işgal ve katliamlara maruz kalıyor. Bu nedenle Müslümanların Hilafeti yeniden kurmak için çalışmaları ölüm-kalım mesabesinde olmalıdır.
🔴 İstanbul Yeditepe Üniversitesi mezuniyet töreninde Kur'an-ı Kerim ayeti yazılı pankart açmak isteyen öğrenci, rektörlüğün de yönlendirmesiyle bazı öğrenciler tarafından engellendi.
Pankartın önüne geçen bir grup öğrenci, pankartın görünmesini engelledi.
📌 Yorum:
Gün geçmiyor ki, İslam’a ve Müslümanlara yönelik yeni bir nefret ve düşmanlık görmeyelim!
Kafirler Hilafet’i yıktıktan sonra İslam beldelerinde kendi eğitim-öğretim kurumlarını inşa edip müfredatlarını da bizzat kendileri belirlediler.
Bu kurumlar üzerinden laiklik, kemalizm, demokrasi, kapitalizm ve tüm batılı fikir ve düşünceleri Müslümanların evlatlarına empoze ettiler.
Bu nedenle İslam beldelerinde Müslümanların evlatlarından pek çok kimse laik seküler küfür sisteminin bizzat bekçisi haline gelmektedir.
Dolayısıyla bu görüntüler, bizzat laik kemalist sistemin bir sonucudur.
Sözün özü; Müslümanlar yeniden İslam nizamı olan Hilafeti kurmadıkça, bu görüntüler ve daha da fazlası yaşanmaya devam edecektir.
🔴 NATO Genel Sekreteri Rutte:
"Ankara'da son derece başarılı bir NATO Zirvesi'ni az önce tamamladık.
Burada, Ankara'da, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliğinde, taahhütlerin artık uygulamaya geçirildiğini gösterdik."
📌 Yorum:
Erdoğan, iktidarının son demlerinde, sömürgeci katil NATO’nun bozulmaya yüz tutan yapısını revize ederek ve ABD’nin NATO içindeki ağırlığını pekiştirerek İslam’ın ve Müslümanların düşmanlarını ve aralarındaki birliği güçlendirdi.
Erdoğan’ı adeta bir ilah gibi gören ahmaklar ise yine her zaman ki gibi onu savunmak için olmadık teviller üretmeye devam etti.
Sözün özü; Müslümanlar, Erdoğan örneğiyle de artık iyice anladılar ki demokrasi pisliğinden Ümmete hiçbir hayır gelmez ve bu pislikten de İslam çıkmaz!
Ankara’da yarın gerçekleşecek olan NATO zirvesi, asırlar boyunca Hilafet’in merkezi konumunu üstlenmiş Türkiye için büyük bir zillet ve utanç sebebidir!
NATO’nun eli kanlı sapkın liderlerinin fetih ve cihad topraklarında karşılanıp, Ümmetin siyasi, askeri ve ekonomik imkânlarının ayaklarına serilmesi, İslam’a ve Müslümanlara büyük bir ihanettir!
#NATOyaVETO
🔴 Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, ABD’nin ‘bağımsızlık günü’ nedeniyle Amerikan bayrağı renkleriyle ışıklandırıldı.
📌 Yorum:
Ülkenin siyasi iradesini, egemenliğini, bağımsızlığını sömürgeci ABD’ye teslim eden hain yöneticiler, her fırsatta ABD’ye sadakatlerini gösteriyorlar.
İslam coğrafyasını işgallerle bölüp parçalayan, milyonlarca Müslümanı katleden, halkların servetlerini gasp eden ABD’nin bağımsızlığını kutlamak, onun tüm cürümlerini onaylamaktır.
Sözün özü; Müslümanlar yeniden kendi devletlerini -Hilafeti- kurmadıkça, hain ajan yöneticiler yüzünden sömürgeci kafirlerin ayakları altında ezilmeye devam edecektir.
🔴 Ahmet Mahmut Ünlü:
“Atatürk'e hakaretten ne cezalar veriyorsunuz? Allah'a Peygamber'e hakarete hâlâ ceza yok. Bu müslüman millet size nasıl sahip çıksın?”
📌 Yorum:
Cübbeli, tepki gösterdiği problemin sebeplerinden birinin de kendisi olduğunu unutuyor!
Bugün ülkede laik sekülerler iyice azgınlaşmışsa, İslam’ın kutsallarına hakaret edecek cüreti kendilerinde görüyorsa, bunun en büyük sebeplerinde biri; Müslümanların arasında fitne çıkartan, onları laik kemalist rejime jurnalleyen, İslam akidesinin esasları üzerinde tartışmalar başlatıp İslam’a yönelik insanların zihninde şüpheler oluşturan Cübbeli gibilerdir!
Sözün özü; Cübbeli ve onun gibilerin İslam’a ve Müslümanlara verdiği zararlar, en az kemalistlerin zararları kadar ağırdır. Ülkedeki azgın kemalist güruhun İslam’a hakaretlerinin ve Cübbeli gibilerin fitnelerinin köklü şekilde engellenmesi ancak İslam’ın hayata hakim olmasıyla -Hilafet’in kurulmasıyla- mümkündür.
🔴 Ayasofya Camii eski imamı Mehmet Boynukalın:
"NATO için sokak köpeklerini toplatan ama kendi milletinin masum bebeklerinin hayatı için köpekleri toplatmayan yöneticilerimize hakkımız helal değil.
Bir emirle bu işi yapabileceğiniz fiilen görüldü. Ama samimiyetinizi kaybettiniz.
Aklınız fikriniz rant, para, makam, mevki oldu.
Cahil olduğunuz halde kibirlenmeyin.
"Bilmiyorsanız ilim ehline sorun" (Nahl suresi 43).
📌 Yorum:
El-hak, doğru!
Yöneticiler, halkın hizmetinde değil, sömürgeci kafirlerin hizmetindedir. Bu, Cumhuriyet tarihi boyunca hiç değişmemiştir.
Son yıllarda gittikçe daha çok artan, birçok insana saldıran, küçük çocukları parçalayan, şehirlerde salgın hastalıklara yol açan başıboş köpek / it meselesini bilerek çıkmaza sürükleyen yöneticiler, bu problem üzerinden azgın laik kemalist azınlığı razı etmeyi ve mama fabrikası olan siyasilerin ceplerini doldurmayı amaçlıyordu.
Ancak NATO zirvesinin Ankara’da yapılacağı kesinleşince, ABD ve diğer kafir devletlerin siyasi nüfuzunun sağlayacağı menfaat ve çıkarların her şeyden daha üstün olduğunu bilen yöneticiler, birkaç gün içerisinde 52 bin başıboş sokak köpeğini toplattırdı.
Yani bu demek oluyor ki, canları isteseydi -menfaatleri söz konusu olsaydı- şimdiye kadar ülkedeki tüm başıboş köpekleri toplattırmışlardı!
Sözün özü; özelde Müslümanların genelde tüm toplumun ihtiyaçlarını gidermeyen, kendi çıkar ve menfaatlerini halkın menfaatlerinden daha üstün tutan ve sömürgeci kafirlere hizmet eden bu hain yöneticiler ile küfür rejimleri yıkılmadıkça ve yerine İslam nizamı (Hilafet) kurulmadıkça din, can, akıl, mal, ırz, nesil güvenliğimiz asla sağlanamayacaktır.
🔴 Gazeteci yazar Kenan Alpay:
"Bu ülkede Mustafa Kemal'i koruma kanunu var, İslam'ı koruma kanunu yok
Kur'an-ı Kerim yerine Mustafa Kemal ile ilgili espri yapsalar sahneden inmeden koluna kelepçeyi takarlar
Böyle bir hükümet, böyle bir hukuk devleti olur mu?"
📌 Yorum:
Doğru söze ne denir!
Türkiye, Müslümanların çoğunlukta olduğu ve Osmanlı Hilafet’inin bakiyesi bir ülke olsa da, uygulanan hukuk sistemi laik kemalizm olduğu için çıkartılan tüm kanun ve yasalar Allah ve Rasulü’nün (sav) hükümlerine aykırıdır.
Yöneticiler bireysel olarak Müslüman olduklarını iddia etseler de, kanun ve yasa çıkartırken yönlerini İslam’a değil, laiklik esasına çevirirler.
Sözün özü; Müslümanlar Allah’ın indirdikleriyle hükmetmek, kendi mukaddesatlarını korumak, işgal ve katliam altındaki beldelerini kurtarmak için Hilafet’i yeniden kurmak dışında bir seçeneğe sahip değildirler.
🔴 Anayasa Mahkemesi, cinsiyet değişikliğine yasal zemin tanıyan kanun maddesinin anayasaya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi.
- Antalya'daki bir mahkeme, cinsiyet değişikliğine izin veren yasal düzenlemenin 'cinsiyete dayalı kuralları işlevsiz kıldığı gerekçesiyle' iptalini talep etmişti.
- Anayasa Mahkemesi talebi reddederek mevcut düzenlemeyi yerinde bıraktı. Karar Resmi Gazete'de yayımlandı.
📌 Yorum:
Aslında AYM’nin bu kararında şaşılacak hiçbir durum yok.
Türkiye, laik kemalist demokratik sistem üzerine kurulan bir hukukla idare edilmektedir.
Laiklik ve demokrasi, insanların özgür iradelerini her şeyin üzerinde tutar.
İnsanların kendi özgürlüklerini serbestçe yaşayabilmeleri için fikir hürriyeti, inanç hürriyeti, şahıs hürriyeti, mülk edinme hürriyeti gibi bazı hak ve hürriyetler insanlara verilmiştir.
İşte LGBT, cinsiyet değiştirme, faiz, içki, kumar, zina vb. fiillerin tamamı bu hürriyetler kapsamında değerlendirildiği için toplumda yasal serbest bırakılmakta ve korunmaktadır. Toplumun çoğunluğunun Müslüman olması bile bu fiillerin yasaklanmasına yol açmaz…
Sözün özü; Müslümanlar laik kemalist demokratik sistemi yıkıp yerine İslam’ın hükümlerini tatbik edecek Hilafet Devleti’ni kurmadıkça, bu haramlar gittikçe daha çok onların hayatına hakim olacaktır.
🔴 Suriye'nin Dera bölgesinde bir grup genç, olası İsrail işgaline karşı savaşmaya hazır olduklarını açıkladı:
"Siyonist yapıyı, Suriye'nin Dera bölgesine dokunacak herhangi bir askeri müdahale konusunda uyarıyoruz. Allah'ın bize verdiği tüm güçle buna karşılık vereceğiz.
Bizler bu mübarek topraklar uğruna canlarımızı, evlerimizi ve ailelerimizi feda etmeye tamamen hazırız.
Ve siz kafirlere şunu söylüyoruz: Bizler topraklarımızdan ve vatanımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Allah'ın izniyle elimizdeki tüm gücü ortaya koyacağız."
📌 Yorum:
İktidara geldiği günden itibaren İsrail’le normalleşme adımları atan, onunla karşı karşıya gelmemek için güvenlik anlaşmaları yapan, Suriye halkının silahlarını toplayan, Cihad düşüncesinde olan Müslümanları (halen daha Suriye sahasında cirit atan) kafir koalisyon güçlerine öldürten Colani Ahmed Şara ne kadar istemese de, Suriye’nin güzide Müslümanları işgalci yahudilerle Cihad edecek ve bu çatışma hem İsrail’i hem de laik demokratik Colani hükümetini devirecektir. Nihayetinde Şam toprakları İslam’ın hakim olduğu eski izzetine kavuşacaktır.
🔴 Suriye İstihbarat Başkanı Hüseyin Selame:
Uluslararası ortaklar artık Suriye’yi bölgesel ve uluslararası istikrarın kilit bir ortağı olarak görüyor.
Suriye, IŞİD terörünün ötesine geçen; eski rejimin kalıntılarına ve Hizbullah milislerine bağlı hücrelere kadar uzanan zorluklar ve tehditlerle karşı karşıyadır.
📌 Yorum:
Sömürgeci kafirlerin Suriye’yi kilit bir ortak olarak görmesi, normalde Colani Ahmed Şara yönetimini aşağılayan bir durum olmasına rağmen bunu bir onur vesilesi olarak sayması, Şara yönetiminin gerçekten aşağılık bir durumda olduğunun kanıtıdır.
Şara yönetimi, iktidara gelince uluslararası sisteme yanaşmak, onların desteğini almak, yönetimlerini sömürgeci batının nezdinde meşru olarak kabul ettirmek için Suriye’deki madenler, petrol yatakları, limanlar vb. tüm Ümmete ait olan kamu mülkiyetini kafir sömürgeci şirketlere peşkeş çekti. Dolayısıyla sömürgecilerin Şara yönetiminden razı olmaması mümkün mü?!
Diğer yandan, Şara’nın istihbarat başkanının Hizbullah’ı tehdit olarak nitelemesi de manidardır.
Nitekim Trump, “Hizbullah ile savaşmayı Şara yönetimine havale ettim” demişti.
Buna ilaveten, Suriye’nin Lübnan sınıra ağır askeri yığınak yapması, (Trump’ın emri üzerine) Şara yönetiminin İsrail’in vekil gücüne dönüşüp Hizbullah’a savaş açacağının işaretidir. Suriye istihbarat başkanının bu sözleri de, çok yakında Hizbullah ile savaşın olabileceği ihtimalini pekiştiriyor!
🔴 Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Gazze'de bir soykırım yaşandı. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse işte bu kadro soracak.
📌 Yorum:
Erdoğan’ın bu sözleri, içerdeki Müslüman kamuoyunu ve AK Parti seçmenlerini konsolide etmeyi amaçlıyor.
Halbuki Gazze’deki soykırım Erdoğan’ın umurunda bile değil. Şayet Gazze’yi dert edinseydi, en azından İsrail’le siyasi ve ticari ilişkilerini sonlandırırdı. Oysa halen daha Ceyhan limanından İsrail’e petrol tankerleri gitmeye devam ediyor!
Erdoğan’ın Gazze ve Filistin politikasını yakından takip eden bir kimse, onun gerçek amacının; İsrail’in güvenliğini sağlamak ve işgal altındaki Filistin topraklarının çoğunun İsrail’in meşru hakkı olduğunu meşrulaştırmak amacıyla ABD’nin ürettiği İki Devletli Çözüm’ün gerçekleşmesi olduğunu görür!
Sözün özü; Gazze’deki soykırımın intikamını alacak ve Filistin’i özgürleştirecek olan ne Erdoğan Türkiye’sidir ne de mezhepçi İran’dır, bilakis bunu gerçekleştirecek tek güç ancak Hilafet’tir.
🔴 Muhacirlerin su tarifelerine ve nikah işlemlerine fahiş zamlar yapan, işyeri ruhsatı vermeyen ve "gidecekler bu şehirden" diyen Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı AK Parti'ye katıldı.
📌 Yorum:
Müslüman muhacirlere düşmanlık yaparak, tıpkı işgalci yahudiler gibi kin ve nefretle insanların hayatını yaşanmaz hale getiren bu aşağılık kişileri saflarına katan AK Parti, ülkenin geleceğini ve insanların işlerini önemsemediğini bir kere daha göstermiş oldu.
En üst kademeden en alt kademeye kadar ülkenin yönetimini elinde tutanlar, toplumu ve insanları değil, kendi şahsi çıkarlarını önemsiyorlar.
Bu bozuk düzeni ve kendi ceplerini doldurmaktan başka bir şeyi düşünmeyen aşağılık yöneticileri değiştirmenin tek yolu; İslam nizamını hakim kılmaktan geçer.
🔴 "Biz ölürken siz Dünya Kupası izliyorsunuz. Size yazıklar olsun."
İsrail'in bugün bir oyun alanını vurmasıyla şehid edilen çocukların başında Gazzeli adam bu sözlerle sitem ediyor.
📌 Yorum:
Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Doğu Türkistan, Sudan ve daha pek çok İslam beldesinde işgal ve katliamlar sürerken, yüzlerce milyon Müslüman, dünya kupasını, futbolcuları, maç istatistiklerini takip ediyor!
Müslümanların öncelikli meselesi, İslam’ı hayata hâkim kılmak ve Müslüman kardeşlerinin derdiyle dertlenip onların ihtiyaçlarını gidermek olmalıyken, kendi eğlencelerini davalarının önüne geçirerek, aslında işgal ve katliamların daha da artmasına ortak oluyorlar.
Haçlı kafirleri ve işgalci katil yahudiler Müslümanların bu ahvalini görünce, küstahlık, kibir ve zalimliklerini daha da artırıyorlar.