@merrveakdemirr@makibutnotkos Nasıl bir bozulma yaşadınız acaba? Ben de sıkıntı yaladım da böyle bir uygulamanın hem Amazon hem de Stanley’de olduğunu bilmiyordum.
Sizinki de eksik,14 yaşındayken öğretmeni tarafından ikna edilmiş evliliğe. İstismar yani.Evlendikten sonra da çocukları olmadı diye ayrılmış.Tabi bizim ülkede evlenince kimse istismar demiyor ama İSTİSMAR! Belgeseli izleyen aklı başında herkes anlar.
Eksik yazmışsınız, çocuğu olmuyor diye kocası boşayınca aklını yitirmiş kadın. Belgeselin tamamını izledim. Hatta kocası başkasıyla evlenmiş, çocukları olmuş, onların hepsini tanıdıklarına sorup öğreniyormuş. Bu kadının âhı bu dünyada çıkmasa öte dünyada çıkar o adam(!) dan.
Duygu Özaslan,
Reklamın Ötesindeki O Büyük Vicdan Azabım;
🔹 Sektör sizi her gün bir şey satmaya ve sürekli mükemmel görünmeye zorluyor.
🔸 İnanmadığım ürünleri 'harika' diye anlatmak, bir noktadan sonra çok ağır gelmeye başladı.
🔹 Takipçilerim bana güveniyor, ben ise onları bazen bir reklam aracı gibi kullanıyorum.
🔸 Bu vicdan azabı, kazandığım paralardan çok daha büyük ve bunu kimse görmüyor.
🔹 Bir 'reklam makinesi' gibi hissetmekten artık gerçekten çok yoruldum.
🔸 İnsanların bana duyduğu o güveni birkaç kuruş için harcıyor olmak beni korkutuyor.
🔹 Markalar sadece etkileşimime bakıyor, karakterime veya samimiyetime değil, bu çok üzücü.
🔸 Bazen kendime 'Sen ne yapıyorsun?' diye soruyorum ve cevabını veremiyorum.
🔹 Bu kadar tüketim çılgınlığının tam merkezinde olmak, insanı içten içe bitiriyor.
🔸 Beni sadece alışveriş listesi gibi gören markalardan artık tamamen bıktım.
🔹 Gerçek duygularımı paylaşmak artık imkansız hale geldi, her şey bir işe dönüştü.
🔸 Bu dijital dünyanın sahteliği artık midemi gerçekten bulandırıyor.
🔹 Bir gün bu döngüden çıkıp gerçek bir hayat kuracağım.
Haberi bu açıklamayla birlikte okuyun. Rojin’in babası:
“Daha otopsi yapılmamıştı, Vali bana ‘senin kızın intihar etmiş, daha yapılacak bir şey yok’ dedi. Ben itiraz ettim o bağırdı, ben itiraz ettim o bağırdı, sinirlendi çıktı gitti.
Kızımın başına ne geldiğini sonuna kadar++
@idgoktas Topluca delirdik. Bu yaptığınız linç değil mi.? Evet alıştırıldık ucundan bile olsa konuşan herkesin https://t.co/c71xQZsq56 şu an ben de yazdığım için utanıyorum ama rahat bırakın adamı adres göstermekten başka ne işe yarıyoruz? Kaç kişi yanında yürüyecek?
Barış Atay yıllarca işçinin, emekçinin yanında, meydanlarda ve meclis kürsüsünde o iktidara ve uşaklarına karşı çatır çatır konuşup hepsini sustururken iyiydi de, şimdi sevgilisi Ecem Özkaya ile İsviçre’de Metallica konserine gitti diye mi hain oldu? Sizin o bağnaz zihniyetiniz istiyor ki bu memlekette devrimciler, solcular hep paspal, ezik, sosyal hayattan kopuk yaşasın; hiç gülmesin, aşık olmasın, hayatın tadını çıkarmasın. Dünyayı güzelleştirmek için kavga verenlerin sevmeye, sanata, müziğe hakkı yokmuş gibi çullanıyorsunuz hemen üzerine. Oysa devrimcilik hayatı bütünüyle savunmaktır; yeri geldiğinde barikatın en önünde hakkı savunmak, yeri geldiğinde de o hakkını savunduğun hayatı aşkla, müzikle dibine kadar yaşamaktır. Solcuların insanca ve özgürce yaşama hakkını kabullenemeyen bu köhne anlayış, asıl kendi ezikliğinde boğulmaya mahkumdur.
@eveteminimdedim@nezmndirgaysin Hiç tanımadığınız ve parti içi dinamiklerini ve Barış Atay’ın da parti içindeki yerini hiç bilmediğiniz halde şöyle şeyler uydurabilmek nasıl bir hayal gücü?
Birkaç gün önce küçük kızımızı ve annesini ziyaret etmek için İstanbul ��ekmeköyde ki evlerine gittim. Pembe koltukları vardı. Koltukların pembe olmasını güzel çocuğumuz Hifa istemiş. En sevdiği renk , pembe imiş. Benim de en sevdiğim renk pembe. Hifa İkra'nın öpmekten korktuğum yanakları gibi....
Elleri pamuk gibi beyaz, ama ben tutmadım, tutamadım. Bıraktım o evde... Ölmesine , öldürülmesine engel olmadım. Şimdi güzel çocuğumuz Hifa, ne pembe ne de beyaz... Peki biz neyiz?
Her markete girdiğimde 1 poşeti bile doldurmayan şeyler için 1000 TL vermekten o kadar sıkıldım ki çığlık atıp yerlerde tepinerek ağlamak istiyorum nolur başka hiçbir şey konuşmayalım ya NEDEN BAŞKA ŞEYLER KONUŞUYORUZ ABİ BİZ HER ŞEY 1000 TL YA
Ben bir anneyim ve çok doluyum!!!
Kızım, öz babası tarafından cinsel istismara uğradı.
20 aydır davamız sürüyor, zanlı serbest.
Bu süre boyunca kızımı terapilerle ayakta tutmaya çalıştım!
Davada ise çocuğumun ifadesi usule aykırı şekilde, mahkeme salonunda doğrudan sorularla alındı !!!
Çocuk panik yaşadı, sağlıklı ifade veremedi.
Peki Yetkili kurumlar, dernekler, STK'lar nerede aylardır?
Çocuğumun geleceğini korumaya çalıştığım için yeterince medyatik olamadık mı sizin için?
Aile Bakanlığı'nın de katıldığı davada Avukatı sadece duruşmada görüyorum ve bir çift laf etmişliğim bile yok kendisiyle! Böyle mi mağdur savunuluyor?
Bu düzen, bu iki yüzlü tiyatro, bu sahte vicdan insanın içini kaldırıyor!
Bu artık samimiyetsizlik değil, ahlaki bir çöküştür!
Hiç tanımasaydım Nizamettin Kabaiş'i bu fotoğrafa bakarak "bu yüzde evlat kaybetmiş bir babanın hüznü" var diyemezdim belki ama bir kere bilince o hüzünden başka bir şey göremez oluyor insan. Oysa 15 aydır çetin bir adalet mücadelesinde Kabaiş Ailesi. Ses vermek boynumuzun borcu.
yardıma gider üzerine ev taşıdı masrafı çoktur diye yemeği biz ısmalardık çünkü neoliberal politikaların bireyselcilik masallarına inanıp kendini çok önemli biri sanan orrçocukları değiliz
Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş: Bo��azına zarar vermişler.
Akciğerinde su yok. 18 günlük kayıp sürecinde suda değilmiş. Yüzü biraz şişmişti. Vücudunu gördüm.
Gassal ile de konuştum. 'Abi 18 gün suda kalacak bir beden değil.' dedi." (NTV)