TÜVTÜRK’ün kamuoyuna yaptığı açıklamada, merhum polis memuru meslektaşımıza yönelik saldırının açıkça tespit edildiği, bu saldırının darp sonucu ölüme sebebiyet verdiği ve olayın kabul edilemez olduğu vurgulanmış ve saldırıyı gerçekleştiren personelin derhal işten çıkarıldığı kamuoyuna duyurulmuştur...
Yani sivil bir kurum dahi sorumluluk almış, vicdani ve kurumsal refleks göstermiştir...
Ancak gelinen noktada, bir komiserin, meslektaşının yaşadığı vahim durumu görmezden gelerek, yardım etmek bir yana, olayı gerçeğe aykırı biçimde aktardığı, merhum meslektaşımıza en küçük bir kolaylık dahi sağlamadığı, bununla da yetinmeyip utanmazca merhumdan şikâyetçi olduğu anlaşılmaktadır..
Bu tutum ne meslek ahlakıyla, ne de insanlık onuruyla bağdaşmaktadır...
Bir polis amirinin, görev başında darp edilerek hayatını kaybeden meslektaşı karşısında sergilediği bu tavır; vicdanları yaralamış, teşkilat içinde derin bir infial yaratmıştır...
Meslektaşına sırtını dönen, gerçeği çarpıtan ve karakola dahi gelememiş yaralı meslektaşından şikâyetçi olma cüretini gösteren bu anlayış, Emniyet Teşkilatı’nın temsil ettiği değerlerle taban tabana zıttır...
Bu nedenle Ankara İl Emniyet Müdürmüz Sayın Engin Dinç müdürümüzden talep ve ricamız;
bu konunun tarafsız, şeffaf ve objektif bir şekilde soruşturulmasını ve soruşturmanın selameti, kamu vicdanının teskin edilmesi ve teşkilatın itibarının korunması adına; merhum meslektaşımızdan şikâyetçi olan söz konusu komiserin derhal görevden uzaklaştırılmasını rica ediyoruz...
Bu mesele adli bir meseleden ziyade vicdan, adalet ve meslek onuru meselesidir...
Bu olayın üzerinin örtülmesine, gerçeğin çarpıtılmasına ve sorumluların korunmasına asla müsaade edilmemelidir...
Emniyet Teşkilatı, kendi evladına sahip çıkmadığı bir tabloyu kamuoyuna izah edemez...
@KollukDer @RTErdogan@tcbestepe@TBMMresmi@TC_icisleri@EmniyetGM@EmniyetAnkara@YalcinDoganVHP@turan3400 @turkish_vari @Asli3616 #polis
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Ayşe Çelik denen bu sözde öğretmenin acilen görevinden alınmasını istiyoruz. Milli eğitim bakanlığı görene kadar herkesten rt yapıp,bakanlığı etiketlemesini rica ediyorum.
Pkk propagandası yapan bir hemşire, bu şahıs bölücüdür ve Türk bir hasta geldiğinde yanlış tedavi uygulama ihtimali var lütfen yayalım ve meslekten ihraç edilmesini sağlayalım! @saglikbakanligi
Potansiyel bir sözde “SSÇ” katil, kollarındaki silah, mermi, muşta ve el bombası dövmelerini gösterip, cebinden kelebek çakı çıkardı.
“Niye bunu taşıyorsun” sorusuna, “Düşmanım çoktur” cevabı verdi.
AKP li Kemal Kılıçdaroğlu Bugün Silivri'de tutuklu bulunan
TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Gazeteci Enver Aysever, CHP Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'i ziyaret etdi.
Ekrem İmamoğlu nu Can Düşmanı olarak Gören Kılıçdaroğlu yine Ekrem İmamoğlu ile Görüşmeyi reddetti.
AKP' li Kemal Kılıçdaroğlu'nun Millet Vekilleri Dün Törenle AKP Saflarına Büyük bir mutluluk ile katılmışlardı.
Eski AKP Eş Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP ye Savaş Açmış.
Ne CHP Genel Başkanı SN Özgür Özel ile Nede CHP nin Cumhur Başkanı Adayı SN Ekrem İmamoğlu ile Görüşmeyi kabul etmiyor..
Kemal Kılıçdaroğlu' na iki çift Sözüm Var.. Ne Bu Dünya da Ne Ahiret de iki yakan bir araya gelmesin inşallah....