Müddetname okuma. Kaydedin lazım olur!!
1-Müddetnameye göre tahliye tarihinin belirlemek için bihakkın tahliye tarihine değil koşullu salıverme tarihine bakılır
2-Koşullu salıverme tarihinden kural olarak denetimli serbestlik süresi düşülerek tahliye tarihi bulunur
3-Ancak denetimli serbestlikten yararlanmak için kurul tarafından iyi halli kararı almak zorunludur. Yani denetimli serbestlikten yararlanma mutlak değildir
4-Denetimli serbestlik tüm içtimalı cezalar için bir kere verilir. Bu sebeple koşulludan düşülecek denetim süresi hesaplanırken müddetnamenin mahsup bölümünde yer alan kullanılan denetim toplam denetim hakkından düşülerek geri kalan denetim hakkı bulunur
Örnek-1: 1 yıl denetim hakkı olan hükümlünün müddetnamesindeki mahsupta 8 ay denetim varsa geriye 4 ay denetim hakkı kalır. Tahliye tarihi hesaplanırken koşullu salıverme tarihinden 4 ay düşükecek
Örnek-2: hükümlünün 3 yıl denetim hakkı vardı ve bunun 2 yılını kullandı. 2024 yılında işlediği bir suç sebebiyle cezalar İçtima edildiğinde denetim 1 yıla düşeceğinden artık hiç denetim hakkı yoktur ve yeni müddetnamedeki koşullu salıverilme tarihinde çıkar
AVUKATLARA HAP BİLGİLER V3
Hazırlamış olduğum hap bilgileri içeren "AVUKATLARA HAP BİLGİLER" derlemesinin 3. sürümünü paylaşıyorum.
Tahkim hukuku, kadastro hukuku, ortaklığın giderilmesi, zorunlu geçit hakkı konularında eklemeler yapıldı.
İçindekiler kısmında yer alan başlıklara tıklayarak konuya doğrudan gidebiliyorsunuz.
Link: https://t.co/1xlVV7bs1V
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI
Avukat Hakan DİMDİK
09.08.2026
1. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) 7445 sayılı kanun ile eklenen 18/B maddesi ile taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak belirlenmiştir.
2. Fakat hangi uyuşmazlıklar paylaştırma ya da ortaklığın giderilmesidir? Örneğin elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemi ortaklığın giderilmesi davası kapsamına girer mi? TMK 644/1 uyarınca, bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Hem görevin doğrudan sulh hukuk hâkimine verilmiş olması hem de TMK 644/1 uyarınca elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürme istemi bir çekişmesiz yargı işi olup dava dava olmadığından dava şartı arabuluculuk söz konusu olmaz. Fakat uygulamada bazı mahkemeler burada da arabuluculuk dava şartının bulunduğuna dair kararlar vermektedir. Ayrıca ekleyelim ki TMK 644/1 bir uyuşmazlık değildir, arafların üzerinde anlaşamadığı bir uyuşmazlık yoktur.
3. HUAK 18/A’nın ilk fıkrasında ve HUAK 18/B’nin yine birinci fıkrasında dava şartı olarak arabulucuya başvuru öngörülmüştür. Her ne kadar kanunda dava açma şartının gerçekleşmesi için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması öngörülmüş ise de arabuluculuk sürecinin usule uygun neticelendirilmemesi durumunda dava şartının gerçekleşmediği yönünde kararlar mevcuttur (Bkz. İstanbul BAM 35. HD 2025/359 K., Antalya BAM 15. HD 2025/1283 K.). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise isabetli olarak başvurunun yeterli olduğu kanaatindedir (Yargıtay 9. HD 2022/5294 K.). Son olarak Anayasa Mahkemesi de 18/2/2026 tarihli ve 2022/52228 Başvuru Numaralı kararı ile dava şartı arabuluculuk sürecinde şekilci kuralların katı uygulanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine, arabuluculuk tutanaklarındaki usuli eksikliklerin davaların reddine gerekçe yapılmasının başvurucuya aşırı külfet yüklediğine hükmetmiştir.
4. Arabulucuya başvurulması HMK m. 114 kapsamında dava şartı olduğu için dava şartı arabuluculuk kapsamına giren konularda arabulucuya başvurulmaması durumunda HMK m. 115 f. 2 c. 1 ve HUAK 18/a f. 2 c. 4 uyarınca dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmelidir.
5. Taraflar arasında uyuşmazlığa ilişkin anlaşma sağlanamaması durumunda davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır (HUAK m. 18/A f. 2 c. 1). Bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir (HUAK m. 18/A f. 2 c. 2). İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir (HUAK m. 18/A f. 2 c. 3).
6. Ortaklığın giderilmesi istenebilecek taşınmazlar:
· Tapuya kayıtlı taşınmazlar,
· Bağımsız ve sürekli haklar (üst hakkı, kaynak hakkı, geçit hakkı vb),
· Kat mülkiyetine tabî bağımsız bölümler.
7. Ortaklığın giderilmesi istenemeyecek durumlar:
· Tapuya kayıtlı olmayan yani tapusuz taşınmazlar,
· Taşınmaz üzerindeki pay,
· Bütünleyici parça,
· Kesin hüküm,
· Uygun olmayan zamanda istem,
· Mirasçılar arasında miras taksim sözleşmesi olması,
· Ortaklar/paydaşlar arasında resmî şekilde yapılmış anlaşma olması (TMK m. 698),
· 775 sayılı Kanuna göre belediyeden tahsis olan arsalar (m. 34),
· 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki parsele ilişkin yasak (m. 7),
· 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunundaki yasak (m. 7),
· 2510 sayılı İskan Kanununa göre tahsis edilen yerler için 10 sene geçmemesi,
· 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanununa göre verilen yerler 25 bakımından senenin geçmemiş olması,
· 6188 sayılı Bina Yapımını Teşvik ve İzinsiz Yapılan Binalar Hakkında Kanun uyarınca bina yapımını teşvik için verilen yerler bakımından 10 senenin geçmemiş olması.
8. Ortaklığın giderilmesinin istenebilmesi için taşınmazda birlikte mülkiyetin (elbirliği ya da paylı mülkiyet) söz konusu olması gerekir.
9. Dava konusu taşınmazın hacizli, ipotekli, intifalı olması davanın görülmesine engel değildir.
10. Kamulaştırma Kanunu m. 7 uyarınca tapuya işlenen kamulaştırma şerhi taşınmazın kamu yararı adına idareye geçeceğini gösterir. Kamulaştırma şerhi varken taşınmazın tamamı bakımından ortaklığın giderilmesi istenemez. Şayet kamulaştırma şerhi varsa mahkeme ilgili idareye kamulaştırmanın kesinleşip kesinleşmediğini sormalıdır. Kamulaştırma kesinleşmişse, kamulaştırılan alan taşınmazdan ifraz edilir ve dava sadece kamulaştırılmayan kısım üzerinden devam eder.
11. Hukukî bir işlem gereğince ya da paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması durumunda, paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü varsa (TMK 642). Paydaşlığın devamına ilişkin anlaşma 10 yıl süreyle geçerlidir. Bu sözleşme yeni maliki de bağlar. Ayrıca bu sözleşmeler resmî şekilde yapılır ve şerh verilebilir.
12. Dava konusu aile konutu eş ile birlikte üçüncü kişiler adına kayıtlı ise dava açan eş diğer eşin TMK 194 uyarınca müvafakatini almalıdır. Müvafakat sağlanamazsa davanın reddine karar verilir. Aile konutunda yalnızca eşler birlikte mâlik ise davalı eşin kabul etmemesi halinde davanın reddine karar verilir.
13. Ortaklığın/paydaşlığın giderilmesi davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir (HMK 4/1, b).
14. Ortaklığın/paydaşlığın giderilmesi davalarında birlikte mülkiyete son verilecek taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Birden fazla taşınmazın varlığı hâlinde bunlardan birinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK 12).
15. Bu davalarda basit yargılama usulü uygulanır (HMK 316/1, A). Dolayısıyla replik ve düplik dilekçeleri yoktur.
16. Davacı, elbirliği mülkiyetinde ortak, paylı mülkiyette ise paydaştır. Ayrıca elbirliği mülkiyetinde ortaklardan birinin alacaklısı da İİK 121 uyarınca ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
17. Davacı tarafında birden fazla ortak ya da paydaş olabilir.
18. Velayeten dava açılacak ise TMK m. 352 vd. hükümlerince aile mahkemesinden izin almalıdır. Veli ile çocuk arasında menfaat çatışması durumunda çocuğa kayyım atanmalıdır (TMK m. 426/2).
19. Dava açamayacak kişiler:
· İntifa hakkı sahibi,
· Tapuda beyanlar hanesinde lehine şerh konulan kişi,
· Mirası reddeden,
· Mirastan feragat eden,
· Mirasçılıktan çıkarılan (mirasçılıktan ıskat edilen).
20. Elbirliği mülkiyetinde ortaklardan birinin alacaklısı, icra mahkemesinden yetki almak suretiyle ortaklığın giderilmesi davası açabilir. İcra müdürünün verdiği yetkiye dayanılarak bu dava açılamaz; buna rağmen icra müdüründen alınan yetkiyle dava açılmışsa, davacıya süre verilerek icra hukuk mahkemesinden yetki belgesi getirtmesi beklenir. Ortaklığın giderilmesi birden fazla taşınmaz için istenmişse, borca yetecek kadar taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmelidir. Bu davanın açılmasının ardından elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası açılırsa, ya iki dava birleştirilmeli ya da bu dava bekletici mesele yapılmalıdır; paylı mülkiyete çevirme gerçekleştiği takdirde ortaklığın giderilmesi davasının reddi gerekir. Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altında kalan arazilerde ise pay üzerinde cebrî icra yoluyla hisse satışı mümkün olduğundan, İİK m. 121 uyarınca yetki isteminde bulunulamaz.
21. Bu davada davalı sıfatı, davacı dışındaki ortaklara ya da paydaşlara aittir. Davacı davalıları eksik göstermişse mahkeme, bütün ortakları/paydaşları davaya resen dâhil etmek zorundadır; zira davada tüm ortakların/paydaşların yer alması şarttır ve taraf teşkilinin sağlanması mahkemenin görevidir.
22. Usulsüz tebligat, herhangi bir itiraz bulunmasa dahi hâkim tarafından resen gözetilir. Kendisine tebligat yapılamayan kişi için TMK m. 427/1 uyarınca kayyım atanır. Taşınmaz üzerinde intifa hakkı sahibi varsa onun da davaya dâhil edilmesi gerekir.
23. Davalı ortağın/paydaşın davanın devamı sırasında ölmesi hâlinde, ölenin mirasçılarının davaya dâhil edilmesi gerekir; bunun için davacıya veraset ilamı almak üzere yetki verilmelidir. Ortaklardan/paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması durumunda ise yeni ortağın/paydaşın davaya katılımının sağlanması için davacıya süre tanınmalıdır. Davalının kimliği bilinmiyorsa yahut davalı gaipse, kendisine 3561 sayılı Kanun uyarınca kayyım atanır; bu konuda da davacı tarafa dava açması için süre verilir.
24. Ortaklığın/paydaşlığın giderilmesi davalarında kural olarak taşınmazın değerinin bir önemi bulunmadığından, değer tespitine gidilmesine de gerek yoktur. Ne var ki satış dışında bir yönteme karar verilmesi ihtimalinde taşınmazın değeri önem kazanabilir; ayrıca muhdesatın aidiyeti bakımından da taşınmazın değeri belirleyici olabilmektedir. Bilirkişi, kural olarak aynen taksimin mümkün olup olmadığını incelemekle yetinmelidir. Bununla birlikte Yargıtay, hâlihazır durumun tespiti bakımından mutlaka keşif yapılması gerektiği görüşündedir; içtihada göre her hâlükârda keşfe gidilmelidir. Aynen taksimin mümkün olduğunun anlaşılması durumunda ise bilirkişi tarafından ifraz krokisi hazırlanır.
25. Ortaklığın/paydaşlığın giderilmesi davaları çift taraflı (iki yönlü) davalardandır. Bu davalarda kazanan-kaybeden ayrımı bulunmaz; yargılama giderleri payları oranında bütün ortaklara/paydaşlara yükletilir. Avukatlık ücreti maktu olup yine payları oranında tüm paydaşlardan tahsil edilir. Davacı ile davalılar davada aynı haklara sahiptir; bu nedenle davacı davadan feragat etse dahi davalılar yargılamayı sürdürebilir. Feragat eden davacının sonradan yeniden dava açması da mümkündür.
26. TMK m. 700'e göre, hisse üzerine intifa konulduğuna dair kendisine bildirim yapılan paydaş ortaklığın giderilmesi davasını açmadığı takdirde intifayı kaldırma hakkını yitirir. Uygulamada dava açmak isteyen paydaşın önce kendi payı üzerine intifa tesis ettirdiği, ardından paydaşlığın giderilmesi davasını açtığı görülmektedir. İntifa hakkı 01.01.2002 tarihinden önce kurulmuşsa, hak sahibinin istemiyle intifanın bedele dönüştürülmesi mümkündür; bunun için diğer hissedarların muvafakati aranmaz. Hak sahibi istemediği sürece intifa bedele dönüşmez. Fakat intifa 01.01.2002'den sonra tesis edilmişse, intifa hakkı sahibinin davaya dâhil edilmesi zorunludur.
27. Davaya bakan mahkemenin inceleyemeyeceği mülkiyet ve aidiyet konularına ilişkin davalar bakımından hakim tarafa süre verip bu davaları bekletici mesele yapmalıdır. Bekletici mesele yapılabilecek konular:
· Muhdesatın aidiyeti.
· Mirasçılık belgesinin iptali.
· Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil.
· Önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil.
· Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil.
· Taşınmazın sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesi.
· Tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi.
· Paydaşlıktan çıkarma.
· Miras taksim sözleşmesinin iptali.
· Tapusuz taşınmazın tescili.
28. Ortaklığın giderilmesi davasında taraflar muhdesat iddiasında bulunabilir. Muhdesat iddiasında bulunan taraf, bu iddiayı açıkça kabul etmeyen diğer paydaşlara/ortaklara karşı muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açabilir; açılan bu dava, ortaklığın giderilmesi davası bakımından bekletici mesele yapılır. Muhdesatın davacı lehine aidiyetinin tespitine karar verilmesi hâlinde, muhdesatın taşınmazın tamamının değerine oranı hükümde gösterilir. Satış dosyasında muhdesat bedeli muhdesat sahibine ödendikten sonra, arza ilişkin kalan bedel ortaklar/paydaşlar arasında hisseleri oranında paylaştırılır.
29. Ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiası ileri sürülmüşse mahkeme, öncelikle bütün taraflara bu iddiayı kabul edip etmediklerini sormalıdır. Taraflar arasında uyuşmazlık çıkması hâlinde, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının açılması için süre verilmesi gerekir (Yargıtay 7. HD 2024/2874 K.).
30. Muhdesatın değerinin taşınmazın toplam değerine oranı, hükümde oran olarak gösterilmeli; satış ve satış bedelinin paylaştırılması da bu orana göre yapılmalıdır (Yargıtay 7. HD 2023/4114). Satış gerçekleştirilirken muhdesata düşen bedel, muhdesat sahiplerine ödenir.
31. Özel bir neden bulunmadıkça, ortaklığın umuma açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilmesine karar verilir. Bununla birlikte TMK m. 699/son uyarınca, ortakların/paydaşların tamamının kabul etmesi hâlinde ihale yalnızca ortaklar/paydaşlar arasında da yapılabilir. Satış bedelinin paylaşımı paylara ya da mirasçılık hisselerine göre gerçekleştirilir; ancak hâkimin hükümde payları veya mirasçılık hisselerini tek tek göstermesi gerekmez. Taşınmaz üzerinde muhdesat varsa, muhdesatın değerinin taşınmazın tamamının değerine oranı belirlenir; muhdesat bedeli muhdesat sahibine ödenir, kalan tutar ise ortaklar/hissedarlar arasında payları oranında paylaştırılır. Muhdesat sahibine isabet edecek oran hükümde gösterilir. Muhdesata yapılan faydalı ve zorunlu masraflar ise muhdesat sayılmaz; bunlar ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebilir.
32. TMK m. 699/2 uyarınca, paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamadığı takdirde hâkim, paydaşlardan birinin istemi üzerine malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir; bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmüyorsa, eksik değerdeki parçaya para eklenmek suretiyle denkleştirme sağlanır. Davacı, ortaklığın öncelikle aynen taksim, bu mümkün olmazsa satış suretiyle giderilmesini talep edebilir.
33. Aynen taksime karar verilmesinin mümkün olduğu hâllerde, paydaşlara taşınmazın hangi bölümünü istedikleri sorulur. Taraflar kendi aralarında anlaşırlarsa ortaklık bu anlaşma doğrultusunda giderilir; anlaşamamaları hâlinde ise mahkeme huzurunda kura çekilir. Davacının, ortaklığın giderilme şeklini ıslah yoluyla değiştirmesi de mümkündür.
34. Ortaklığın giderilmesi davasında satışa karar verilmişse, kararın kesinleşmesinden itibaren taraflardan birinin başvurusu üzerine satış dosyası açılır. Satış işlemleri genellikle kararı veren sulh hukuk mahkemesinin satış memurluğu eliyle yürütülür.
35. Satış memurluğu tapudan; “ … Sulh Hukuk Mah. Satış Memurluğu tarafından satılacaktır.” ibaresini içeren satışa arz şerhi verilmesini ve tapu kaydının gönderilmesini ister. Ayrıca talebinde kayıt üzerinde ipotek, haciz vs var ise kimin hissesi üzerine ve kim tarafından konulduğunun ve daha sonra konulacak şerhlerin bildirilmesi istenir.
36. Satış memurluğu ayrıca belediyeden taşınmazın son imar durumunun gönderilmesini ister. Tapudan ve belediyeden istenen belgelerin gelmesinin ardından keşif yapılır ve bilirkişi heyetince rapor hazırlanır. Bilirkişi heyeti raporu, taşınmazın rayiç değerinin (muhammen bedelin) tespitine yöneliktir. Rapora itiraz etmek isteyen taraf, kıymet takdirine itiraz davası açar; dava açma süresi raporun tebliğinden itibaren yedi gündür. Kıymet takdirine ilişkin davada verilen karar kesindir. Kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez.
37. İhalenin feshi davasında kıymet takdirine yönelik itirazlar kural olarak dinlenmediğinden (aksi yönde kararlar bulunmakla birlikte), taşınmazın değerine ilişkin bir itiraz varsa kıymet takdirine itiraz davasının açılması gerekir. İhale ve ihaleye itiraz süreçleri ise İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yürütülür.
38. 12. yargı paketi olan 7589 sayılı Kanunun 1. maddesinin İcra İflas Kanunu’nun 114. maddesinde yapılan değişiklikle tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Mirasçılar arasındaki böyle bir arttırmanın yalnızca bir defa yapılması mümkündür. İhalenin yalnızca mirasçılar arasında yapılması durumunda muhammen bedelin yarısından değil yüzdeyüzü üzerinden ihale başlar.
@mesutolmesut@siyahsancakx Ne zekisin sen öyle aslan parçası. Japonya’ya dön bir bak yüz ölçümü/nüfus oranlaması yap öyle hesap et. Vasatın altı zekalarınız ile iktisata girişte verilen bilgilere bile vakıf olmayıp artistlik yapmaya doyamıyorsunuz.
@BioLaviDe@siyahsancakx Amerika’da 7 ay yaşadım. Taneyle aldığım hiçbir şey olmadı ki ayda 2.5k dolar falan kazanıyordum . Sen hayal dünyanı yaşamaya devam et lütfen evdeki zeytin ezmesini bayat lavaşa sür marulla ye hadi.
Hukuk yazmayı düşünen arkadaşlarıma buradan duyurulur son 1 ayda junior pozisyonlarına 90 başvuru gerçekleştirmişim ve dil, staj ve deneyim sahibi olmama karşın mavi sitedeki ilanlardan 1 tanesi bile dönmedi ananız babanız avukat hakim savcı değilse yazmayın olm şu bölümü sakın
@yolcux57199@galajedi@ZamHaberAjans Bir tane 50 liralık roll on alacak parası olmayan adamın otobüste ne işi var abartmayın be kardeşim zaten kimse evsiz barksız insanlara bir şey demiyor boş bol duyar kasma sendeki akıl hepimizde var