Ankara’da bir dönemin sonu. Kızılay AVM kapandı.
Ankara’nın simge alışveriş noktalarından Kızılay AVM, kapsamlı tadilat ve yenileme çalışmaları faaliyetlerine son verdi.
AVM’deki mağazalar tahliye edilirken, ziyaretçi girişleri durduruldu; metro bağlantılarından biri de çalışmalar kapsamında geçici olarak kapatıldı.
İhsan Oktay Anar’ın "Puslu Kıtalar Atlası" romanında Uzun İhsan Efendi, dünyayı keşfetmek için yollara düşmek yerine odasına kapanıp uykuya dalar. Asıl gerçekliğin dışarıdaki fiziki dünya değil, düşünce olduğuna inanır. Dünyanın haritasını adımlayarak değil, rüya görerek çizer.
Oğlu Bünyamin ise hayatı yaşamak için evden ayrılır. Savaşa katılır, yeraltında lağımcı olur, yaşanan patlamalarda yüzü parçalanır ve ağır bedeller öder. Fakat romanın sonunda babasının yazdığı o atlası açtığında sarsıcı bir gerçekle yüzleşir: Kendi iradesiyle seçtiğini ve yaşadığını sandığı tüm o savaşlar ve acılar, aslında en başından beri babasının yazdığı satırlardan ibarettir.
Yazarın bu kurgusu, kader ve özgür irade arasındaki sınırları çarpıcı bir şekilde belirsizleştirir. Kendi kararlarımızla bir hayat inşa ettiğimizi sanırken, aslında kader dediğimiz kavram bizim o seçimleri yapma ihtimâllerimizin bütününü mü kapsar? Roman tam da burada; insanın, mutlak bir çerçevenin içindeki değişmez bir kurgu mu, yoksa o sınırların içinde kendi anlamını arayan özgür bir irade mi olduğu sorusunu usulca zihnimize bırakır.
Vali Bey tayt giymiyor arkadaşlar, kendisi bisiklet sporunu yaparken o spora uygun kıyafeti giyiyor. Yüzücülerin mayo giymesi, futbolcuların şort giymesi gibi! Bu ülke daha ne kadar geriye gidebilir derken her gün daha da geriye nasıl gidebiliyor akıl alır gibi değil!!!
#HalukLevent kendimi ihbar ediyorum. Deprem zamanı bağışımı Ahbap'a yaptım ve herkese de söyledim öyle bir sonsuz güven! Halbuki devletin olduğu yerde başka birilerinin esamesi mi okunur?Peki Kızılay çadır satarsa,biz ne yapalım kime gidelim? Yalnız ve güzel ülkem, yine olmadı...
Bazen insan saatlerce konuşur, cümlelerini özenle seçer, kalbinin en sessiz yerini kelimelere döker. Ama sonra anlar ki; anlatabildiğin kadar değil, karşındaki insanın anlayabildiği kadar varsındır. Çünkü herkes aynı dili konuşabilir ama herkes aynı yürekle dinleyemez.
İstersen sevgi anlat… Yüreğinde taşıdığın en saf duyguları dök önüne. Sevgiyi hiç tanımamış birine, kelimeler yalnızca sesten ibaret gelir. İstersen vicdan anlat… Vicdanı susmuş bir kalpte, en haklı cümleler bile yankısını bulamaz. İstersen merhameti anlat… Merhametin eksik olduğu yerde gözyaşı bile sadece su sanılır.
Çünkü insan, duyduğu kadar değil; hissettiği kadar anlar.
Ne kadar güzel söylemiş Cemal Süreya:
“İnsan, bir insana bazen sadece sustuğu kadar yaklaşır.”
Bazı insanlar sesini duyar ama sessizliğini hiç işitmez. En büyük yalnızlık da tam burada başlar. Kendini anlatmaya çalışırsın, kırıldığını söylersin, yorulduğunu söylersin, beklediğini söylersin… Ama karşındaki sadece kendi penceresinden bakıyorsa, senin gökyüzünü hiç göremez.
Mevlânâ’nın şu sözü bu yüzden yüzyıllardır eskimiyor:
“Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.”
İnsan bazen saatlerce konuştuğu hâlde anlaşılmaz; bazen de tek bir bakış, binlerce cümleden daha çok şey anlatır. Çünkü anlamak, kulakla değil; kalple yapılan bir yolculuktur.
Can Yücel’in dizelerinde olduğu gibi:
“Sevmek, bir başkasının yüreğinde kendine yer açabilmektir.”
Yer açmayan gönüllere ne kadar sevgi bırakırsan bırak, hepsi kapının önünde kalır.
Hayat bana şunu öğretti: Herkesin kelime dağarcığı aynı olabilir ama duygu dağarcığı aynı değildir. Birine iyiliği anlatırsın, çıkar hesaplar. Sadakati anlatırsın, alışkanlık sanır. Fedakârlığı anlatırsın, zayıflık zanneder. Oysa bazı değerler anlatılarak değil, yaşanarak öğrenilir.
Belki de bu yüzden bazı insanlar ne kadar konuşursa konuşsun anlaşılmaz; bazı insanlar ise tek bir “Nasılsın?” der ve bütün yorgunluğunu omzundan alır.
Artık herkese kendimi anlatmaya çalışmıyorum. Çünkü anladım ki, insanın değeri anlattıklarıyla değil; karşısındakinin anlayabildiği kadardır. Anlamaya niyeti olmayan bir kalbe, en güzel cümleler bile misafir olamaz.
Ve günün sonunda insan şunu öğreniyor:
Her kapıyı çalmak gerekmez. Her gönülde yer aramak da…
Çünkü bazı kalpler seni anlamak için bekler; bazıları ise seni yanlış anlamaya çoktan karar vermiştir.
Öyleyse sevgini de, vicdanını da, merhametini de herkese ispat etmeye çalışma. Gerçekten görebilen insanlar, sen tek kelime etmeden bile yüreğini okuyacaktır. Geriye kalanlar ise sen ömrün boyunca anlatsan da, yalnızca kendi anladıkları kadarını duyacaktır.
-Aşırı yakın olduğunuz birinin bir anda samimiyetsiz gelmeye başladığı o ilk an… İşte asıl hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-Bence kopuş o gün başlamıyor. O his sadece gerçeği fark ettiğin an oluyor. İnsan önce davranışlardaki küçük değişimleri hissediyor, sonra kalbi gerçeği kabul etmek zorunda kalıyor.
Güven bir anda yıkılmaz. Önce içinden sessizce çekilir. O ilk samimiyetsizlik hissi de aslında ilişkinin yön değiştirdiği andır.
Bazı ilişkiler bitmeden önce kalpten çıkar. İnsan bunu ilk kez hissedince, aynı gülüşe bile eskisi gibi inanamaz.
Ben haddimi, yerimi, kime hangi mesafeden bakmam gerektiğini, duraklamam gereken noktaları gayet iyi biliyorum. Beni terbiye etmeye çalışmayın. Edemezsiniz... Siz önce haddini, yerini, kime ne mesafeden yaklaşmasını, nerede durması gerektiğini bilmeyen insanları terbiye edin...
"zarif insanların en büyük yanlışı aşırı empati kurmalarıdır.
ne bu kekre dünya bu kadar hassasiyeti kaldırır, ne de bu vasat insanlar bu kadar inceliği..."
Bana saygısı olmayan hiçbir insana benim de saygım olmaz, olamaz. Tartıda ağır gelen, terazide denk gelmeyebilir. Ben kuytu köşede de aynıyım, baş köşede de. Çizgim; günlük menfaatler, yalancı suratlar ve yapmacık yürekler için bozulmaz. Çünkü karakter, yalnızca insanların gördüğü yerde değil, kimsenin görmediği yerde de aynı kalabilmektir.
#MilliTakım kibir abidesi Montella'nın mafya babası kılıklı federasyon başkanının takımı değil bizim takımımız. Bizim çocuklar sıfatıyla başlayan kötü enerji ve yüklerinizden kurtulup Milli Takım ruhuna geri döneceğiniz günlerin umuduyla ❤️🤍
Arda sen ne kadar karakterli bir sporcusun. Bize bunları yaşattığınız için aslında herkese çok kızgın olsam da şu dürüstlük içimizi ferahlatıyor yolun açık olsun Arda GÜLER 🙏
🗣️🎙️ Arda Güler: "Tüm eleştirileri haklı buluyorum. Ne diyorlarsa haklılardı. Çünkü iyi oynamadım. Hiçbirimiz iyi oynamadık. Drama yapamayız. Kötü oynadık, elendik. İnşallah bundan sonraki maçlarda telafi edebiliriz."