Yükseköğretim Kurulu, üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği başvurularını yine rektörlere mail atarak açıklamıştı. Üniversiteler de bir bir listeleri ilan etmeye başlamış, sonrasında da bilgi eksikliğinden dolayı güncelleme yapacağız denerek listeler iptal edilmişti.
Aynı gün içerisinde açıklayacağız denen listeler 3 gün geçmesine rağmen, hala açıklamadı. Bazı üniversiteler yeni listeyi açıklarken yükseköğretim kurumlarının hala ayak sürümesi idari personele verdikleri değerin ne seviyede olduğunu gözler önüne sermektedir.
MEB okullarının Pazartesi günü açılacağı da göz önünde bulundurularak bir an önce yayınlanarak işlemlerin hızlandırılması gerekmektedir.
Yükseköğretim Kurulu'ndan şeffaf, denetime açık ve bir takvim içeren şekilde çalışma yapmasını bekliyoruz.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
YÖK’E VE REKTÖRLERE SESLENİYORUZ: PERSONELİ BELİRSİZLİKTE BIRAKMAYIN!
Binlerce üniversite idari personelinin hayatını, ailesini ve geleceğini doğrudan ilgilendiren becayiş eşleşmeleri konusunda tam anlamıyla bir iletişim krizi yaşanmaktadır.
Bir Öğretmen sendikasının paylaştığı bilgiye göre sonuçların dün açıklanacağı ifade edilmiş; ancak açıklamanın ne zaman, nereden ve hangi yöntemle yapılacağı belirtilmemiştir. Bugün ise WhatsApp gruplarında, eşleşme sonuçlarının üniversite rektörlüklerinin e-posta adreslerine gönderildiği yönünde bilgiler dolaşmaktadır.
Ortada resmî bir açıklama yoktur.
Belirlenmiş ve kamuoyuyla paylaşılmış bir takvim yoktur.
Personelin sonuçlara nasıl ulaşacağı belli değildir.
Atama sürecinin nasıl yürütüleceği açıklanmamıştır.
Yükseköğretim Kuruluna açıkça soruyoruz:
Becayiş sonuçları açıklandı mı, açıklanıyor mu?
Binlerce personel, kendisini ve ailesini doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir gelişmeyi neden YÖK’ün resmî kanallarından değil de sendikaların açıklamalarından ve WhatsApp gruplarında dolaşan söylentilerden öğrenmektedir?
Eşleşme sonuçları gerçekten üniversitelere gönderildiyse YÖK neden bunu kamuoyuna açıklamamaktadır? Personel sonuçlarını ne zaman ve nasıl öğrenecektir? Üniversitelerin bildirim yapması için ortak bir süre belirlenmiş midir? Eşleşen personelin atama ve muvafakat işlemleri hangi takvim doğrultusunda yürütülecektir?
Üniversite idari personeli söylentilerin peşinden koşmak zorunda değildir!
YÖK’ün görevi yalnızca eşleştirme yapmak ve sonuçları rektörlüklerin e-posta adreslerine göndermek değildir. YÖK, yürüttüğü sürecin her aşamasında personele doğrudan, açık, zamanında ve güvenilir bilgi vermekle de sorumludur.
Bir kurumun ciddiyeti, personelini belirsizlik içinde bırakmamasıyla ölçülür. Binlerce insan telefonunun başında mesaj beklerken, WhatsApp gruplarındaki her yeni iddiayı umutla takip ederken YÖK’ün sessiz kalması kurumsal iletişim anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Ancak bugün geldiğimiz noktada üniversite idari personeli yine resmî açıklamalara değil, kulaktan kulağa yayılan bilgilere mahkûm edilmiştir.
Eşleşme listeleri rektörlüklere iletildiyse üniversite yönetimleri bu listeleri bekletmemeli, sonuçları ivedilikle ilgili personelle paylaşmalıdır.
İnsanların hayatını ve aile düzenini doğrudan etkileyen sonuçların üniversitelerin e-posta kutularında bekletilmesi kabul edilemez. Rektörlükler, kendilerine ulaşan eşleşme sonuçlarını gecikmeksizin personele bildirmeli ve bundan sonraki atama süreci hakkında açık bir bilgilendirme yapmalıdır.
Bu tablo ne şeffaflıktır ne de sağlıklı bir kamu yönetimidir!
ÜNİPERSEN olarak Yükseköğretim Kuruluna ve üniversite rektörlüklerine çağrı yapıyoruz; Sessizliğinizi bozun, belirsizliği sona erdirin!
Becayiş eşleşmelerinin açıklanıp açıklanmadığını, sonuçların personele hangi yöntemle bildirileceğini, atama işlemlerinin hangi takvim doğrultusunda yürütüleceğini ve eşleşen personelin bundan sonra ne yapması gerektiğini derhâl kamuoyuyla paylaşın.
Listeler rektörlüklere iletildiyse ilgili personele ivedilikle bildirin!
Üniversite idari personeli belirsizliğe, söylentiye ve ikinci el bilgilere mahkûm değildir.
İdari personel açık, doğrudan ve resmî bir açıklama beklemektedir!
ÜNİPERSEN
Üniversite İdari Personel Sendikası
Üniversite idari personelinin tayin sorununu bir twit atarak çözmek mümkün değildir. Hazırlık çalışmamız tamamlanmıştır demek de idari personelin tayin olmasına yetmiyor.
Bu nedenle bir an önce puan usulüne dayalı tayin yönetmeliği hayata geçirilmelidir.
@YuksekogretimK@csgbakanligi
#UnvMemTayinHayalMi
Üniter devlet takıntısı ilginç.
Üniter olmayan Avrupa devletleri'nin bazıları
Almanya: 16 eyaletin (Bundesländer) oluşturduğu federal bir yapıya sahiptir. Her eyaletin kendi anayasası ve yasama gücü bulunur.
İsviçre: 26 kantondan oluşan federal bir sistemdir. Kantonal hükümetler geniş yetkilere sahiptir ve kendi anayasa ve yasalarını oluştururlar.
Belçika: Federal bir devlettir ve Flaman, Valon ve Brüksel olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Ayrıca, dil topluluklarına göre idari bölünmeler vardır.
Avusturya: 9 eyaletin oluşturduğu federal bir devlettir. Eyaletler geniş özerkliğe sahiptir ve yerel yönetimlerini kendileri belirler.
Bosna-Hersek: Kendine has bir federal yapıya sahiptir. Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki entiteye ve bir özerk bölge olan Brčko Bölgesi’ne ayrılmıştır.
İspanya: Resmi olarak üniter bir devlet olarak tanımlansa da geniş özerklik tanıyan özerk topluluklara (Comunidad Autónoma) sahiptir. Katalonya, Bask Ülkesi ve Galiçya gibi bölgeler oldukça geniş özerklik haklarına sahiptir.
Birleşik Krallık: İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık, farklı yasama organlarına ve özerklik seviyelerine sahip olan bir devlettir. İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda, kendi parlamentolarına ve geniş özerklik haklarına sahiptir.
Rusya: federal bir yapıya sahiptir. 85 farklı federal bölgeye (oblast, krai, cumhuriyet) bölünmüştür.
Sırbistan: Üniter bir devlet olmasına rağmen Voyvodina, özerk bir bölge statüsüne sahiptir ve kendi hükümeti ile bazı yasama yetkilerine sahiptir.
Zannımca Türkiye mevcut durumda, Kürtler için Özerklik veya Federal yönetimi kabul edebilecek kadar zayıf ve ürkek durumda. Hatta öyle ki, bir kaç gün önce savunma sanayi için para toplama konusunu açıktan konuşabilecek noktaya gelmişlerdi.
Pekâlâ nereden çıktı AKP CHP ve MHP'nin hep birazdan Kürtlere yaptığı kardeşlik çağrısı? Hatırlarsanız geçen haftalarda da İran Cumhurbaşkanı Güneydeki Kürtler'e yanlamış, arayı iyi tutmak için bazı çağrılarda bulunmuştu.
İşte Kürtlerle ilgili bu gelişmelerin baş aktörü, doğrudan olmasa da, dolaylı yollarla tüm Ortadoğu'yu önüne alıp patos gibi biçmeye kararlı olan İsrail devletidir. İsrail Filistin'i vuruyor, Filistin lideri "Kürtler din kardeşimizdir" diyor. İsrail İran'ı vuruyor, İran, Kürtler bizim kardeşimizdir diyor. İsrail Lübnan'ın içine kadar uzandı, şimdiye kadar en Türkçü milliyetçi sözler söyleyen Devlet Bahçeli bile "Kürt kardeşimiz" diyor.
Yani İsrail vurdukça, Kürtler'in şimdiye kadar ortalıkta görünmeyen kardeşleri bir bir ortaya çıkmaya başladı. Gariban bir adamın işleri iyiye gidince aniden ortaya çıkıp hal hatır soran hayırsız akrabaları gibi.
Mevcut durumda Kürtlerin yaşadığı 4 ülkede de yıllardır devam eden siyasi ve askeri çatışmalar var. Kürtler, bu dört ülkenin de kanayan yarasıdır. Yıllardır bandaj, pansuman, uğraş didiş bir türlü kapatamadıkları bu yarayı artık ameliyat etmek zorunda kaldılar.
Çünkü hedefinde kararlı, yola çıkmış, hatta epey yol almış İsrail ile mücadele edebilmek için tüm yaraları kapatıp daha güçlü mücadele etmek zorundalar. Zira İsrail'in yıllardır Kürtler üzerinden çok derin planlar yaptığı ve Ortadoğu'daki planlarını hayata geçirmeye yardımcı olabilecek tek halkın Kürtler olduğunu başından beri biliyorlar.
Bu benim tahminim veya varsayımım değil, İsrailli emekli ordu yöneticileri, istihbarat görevlileri, tarihçileri ve siyaset uzmanlarının çoğunun defalarca İsrail medyasında konuştuğu açıkça ifade ettiği şeyler. "Biz hedefimize ulaşacağız ve bu yolculukta en sadık dostlarımız Kürtler olacaktır" diyor, hatta bu sınırların güvenliği için de Kürt komşularımız arkamızda olacak diyorlar..
İşte tüm bu panik ortamını yaratan ana etken bu. Kürtlerin eli şu dönemde hiç olmadığı kadar güçlü. Bu fırsattan istifade mi edilecek yoksa taviz mi verilecek buna mevcut Kürt siyasiler karar verecek. Kim o Kürt siyasiler? Kürtlerin oy vererek kendine temsilci olarak seçtiği o siyasiler.
Bakalım Kürtlerin seçtiği bu temsilciler Kürtlerin kaderinin yönünü değiştirecek böylesi kritik bir atmosferde Kürtlerin yararına mı, yoksa önümüzdeki yüz yıl daha konuşacağımız yanlış kararlara mı imza atacak bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Bedava kitap indirebileceğiniz 7 yasal site!
•Libergen
•Pdfdrive
•Bookboon
•Sci-hub
•Library genesis
•Doab
•google kitaplar
Kaydedin lazım olur.. Daha fazlası için takipte kalın 🤗
Bedava kitap indirebileceğiniz 7 yasal site!
•Libergen
•Pdfdrive
•Bookboon
•Sci-hub
•Library genesis
•Doab
•google kitaplar
Kaydedin lazım olur.. Daha fazlası için takipte kalın 🤗
Nihat Hatipoğlu: “Bilim adamlarının sözü, bizim için dini bir emir gibidir.
Geçmişte dinlemediğimiz için bunlar başımıza geldiyse buna kader demeyeceğiz.”
Prof. Dr. Naci Görür: "Erzincan ile Bingöl arasında 7.4'lük bir fay var, en son 1790'larda kırılmış, burası yakınlarda kırılabilir. Çok beklemeyeceğimizi düşünüyorum."
https://t.co/V6Qj3qbQbP
"Abi yazılım öğren" tavsiyelerinden bıkmadıysanız size bedava yazılım öğrenebileceğiniz harika YouTube kanalları önereceğim. Geleceğin değil, artık bugünün mesleği ve iş alanı her geçen gün artıyor. Bu 8 kanalı mutlaka kaydedin: