Çokuluslu şirketler için yönetim merkezi, çokuluslu ordu
bunlar ne demek?
Teslim olmuş yönetilen Türkiye demek!
Kararı Türk milleti değil, küresel şirketler, emperyalizm verecek demek!
Eğer senin bir milli iraden yoksa,
başkasının planında figüran olursun!
Arkadaşlar mesele ekonomi değil,
ciddi ciddi egemenlik meselesidir!
Artvin'in %71'i, Giresun'un %85'i, Kütahya'nın %92'si, Kaz Dağları (Çanakkale-Balıkesir) çevresinin %79'u, İzmir'in %70'i, Trabzon il yüzölçümünün %77'si, ormanlarının %79'u, meralarının %73'ü, tarım alanlarının %61'i ve Muğla'nın %59'u maden sahası olarak ruhsatlandırıldı. Ordu'nun %74'ü, Gümüşhane'nin %90 dan fazlası maden sahası olarak belirlendi. Bunlar bildiklerimiz...
AKP döneminde toplam 386 bin maden ruhsatı verildi. Bu gidişle ülke de ne yeşil alan bırakacaklar, ne yaşam alanı. Madenler çok uluslu şirketlere giderken, Türk milletine ise kalan sefalet ve modern kölelik olacak...
Önümüzde iki seçenek var;
1: Susup şerefsizce yaşamak...
2: Susmayıp şerefimizle mücadele etmek...
Şaka gibi ama değil. Türkiye’de halk, zeytinlikleri koruması gereken devletten zeytinlikleri korumaya çalışıyor. Özel şirketler para kazansın diye, memleketin ormanları, suları, dağları, kıyıları, ovaları, tarım alanları talan ediliyor. Ve bunun için teşvik alıyorlar. Bunlar da şaka değil. Acı hatta daha da kötüsü maalesef ülkemizde bu hayati meselelere kafa yoran, çabalayan, koşturan insan sayısı çok az, mücadele edeni de Esra Işık gibi göz altına alıyorlar. Delirdik artık.
Türk Milleti,1915'te Boğazlardan emperyalizme geçit vermedi, 1 asır sonra Boğazlara NATO karargahı dikmek nedir?
İstanbul'un tepesinde NATO'nun işi ne?
Bu çirkin üs hangi çirkin pazarlığın üssüdür?
Beykoz'da,Deniz Kuvvetlerine bağlı askeri birlikler varken, NATO nereden çıktı?
Anadolu'da ermeni ve rumlar çete kurup Türk köylerini basıp binlerce Türk'ü katletti. Kıbrıs'ta yine benzer olaylar yaşandı. Çünkü Türkler silahsızdı.
Bireysel silahlanma karşıtları silahsız bir milletin ne kadar büyük bir tehlike içinde olduğunu unutuyor. Silahlar kişiyi yalnızca gündelik olaylarda saldırganlara karşı korumakla kalmaz, aynı zamanda bir milleti güvende tutar, toplumsal düzeni korur ve vatan savunmasını güçlendirir. Silahlanmış bir millet düşmanın gözünde daha caydırıcıdır.
Türkler yasal yollarla bireysel silahlanmayı düşünmeli artık. Bu bir hak ve gerekliliktir. Yasal silahlanmanın önündeki ağır süreç kolaylaştırılmalı. Yüksek harç ücretleri düşürülsün, bürokratik gecikmeler düzelsin. Tabii ki peynir ekmek dağıtılır gibi dağıtılmasın silah izni. Kişi her yönüyle araştırılsın, eğitim verilsin, sorumlu kullanım falan bunların hepsi tamam ama mevcut zorluklar kaldırılsın.
Aynı zamanda zihinlerdeki silah kötüdür algısı da kalkmalı. Lafa gelince her Türk asker doğar demeyi biliyoruz ama söz konusu silahlar olunca ılık bir hümanist avrupalıya dönüşüyoruz. Aşmak lazım bunları. Yasal silah edinme hakkı en temel haklardan biridir.
Silah olursa herkes birbirini vurur, suç oranı artar eleştirileri de pek mantıklı değil. Suç işleyecek olan zaten ruhsatsız silahlarla işliyor. İşlenen suçların tamamına yakını ruhsatsız silahlarla işlenmiş durumda, istediğiniz rapora bakın aynı sonucu göreceksiniz.
Ya zaten bireysel silahlanma olmasa da suç işlemeyi kafasına koyan biri silah buluyor yasadışı yollarla. Suç işlemeyi göze alan biri silah edinme kısmında mı hukuka uygun davranacak?
Yani kötü insanlar silaha her türlü erişebilirken masum ve kurallara uyan insanlar silahsız savunmasız kalıyor. Bu haksızlık. İyilerin kendini savunmaya hakkı olmalı.
Olaylara nereden bakarsak bakalım, ister bireysel ister toplumsal, yasal yollarla bireysel silahlanma hakkı çok önemli ve ciddi bir ihtiyaç.
Hayatını bilime adamış, Türk tarihçiliğinin mihenk taşlarından, toplumumuzun sevgisine mazhar olmuş tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Çözüm Süreci’ne karşı topuyla tüfeğiyle mücadele veren vatanın öz evladı Tanju Özcan tutuklandı.
Bebeklerin, şehitlerin, öğretmenlerin, 50 bin Türk’ün katili Öcalan’a umut hakkı isteniyor.
Tiyatroyu gülerek izliyoruz! Teröristi kurucu başkan ilan edersen "Demokratik entegrasyon, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli" der! Batıya göbekten bağlı şakşakçılar istediğiniz kadar ‘ulusa sesleniş’ tadında mesaj taşıyın , Türk milleti oyunu yemiyor!
https://t.co/lSGadsGL4o
“bebeklerine kadar öldürün” emrini veren terörist başının mektubunu, o emri yerine getirip bebekleri katleden başka bir terörist okuyor.
sürecin adına da “barış süreci” diyorlar, fıkra bu kadar.