Saçma salak cümlelerle cuma mübarek olmaz. Kendi laf sokmalarınızı, egonuzu başka zamanlar yapınız. Her şeye susa susa, suyunu çıkardınız. Arkaya müzik koyup, gereksiz cümleler yazıp hayırlı cumalar yazıyorsunuz.
Geldiğimiz duruma bak.
Yapan kişi Türk olunca meşru mu oluyor. Ben ülkemde kim olursa olsun içinde Allah korkusuyla yaşayanlar olsun istiyorum.
Müslüman! ülkemizde her türlü dalavere, yalan, sapıklık, azgınlık var. Ama çuvaldızı kendimize batıramıyoruz.
Bugün ülkemde suriyeli istemiyorum diyen, sokağa çıkıp gazzeyi savunmasın. Suriyeliler gitsin diyen, doğu Türkistan için ağlamasın.
Evet ülkemde mülteci istemeyenlerdenim. Lakin bu ülkede parktaki çocuktan, sokaktaki kadınlara kadar tecavüze uğradı, kesildi, yakıldı gömüldü.
Ne biliyor musunuz, bence gerizekalılaşıyoruz, toplum olarak çürüyoruz Hepimiz birbirimizin klonlaması olduk. Herkesin yatak odasını, doğum sancısını,ceyizindeki tabağı, kıçına giydiği donun rengine kadar biliyoruz. Evlerine gitsek yadırgamayacağımız yabancılar var.
Yazık.
Diğer tarafta, muslimlerle gayrimüslimlerin savaşları, tesettürlüler, tesettürlü gibi olanlar, açıklar ve çıplaklar. Diziden futboldan siyasetten yana ikiye ayrılış, en ufak olayın Atatürke antikemaliste bağlanması. Dizilerin ahlak değil artık, insanlık dışı şekilde çekilmesi..
Bir peçetenin kullanıp atılmaktan başka işlevi var mı, tabağı yemekte kullanmıyor muyuz, beğenerek aldığın elbise yırtılmadı mı,
bu zamana kadar hangi en güzel günler unutulmadı, hangi insan genç kaldı, hangi ihtiyar dünyada baki oldu. Bir nefes değil mi ölüme yakınlığımız.
Hep bir yarış hali
En iyiyi giyme, en iyisini yapma, en mükemmeline sahip olma.
Sosyal yaşam birbirlerini kurdurtmak için atılan videolar, fotoğraflar ve fenomenler!le dolu.
Alınacak çay kaşığından yapılacak düğüne kadar her şeyin bir kıyaslaması var. Her şey işlevini kaybetti.
Ünide hocalarımız savaşların yıllarca sürdüğünü anlatırdı. Derdim ki nasıl olur da birileri zulüm görürken, diğerleri susar.
Susarmış, sustuk. Tarihin sayfalarında zulme göz yumanlar olarak kaydedildik. Gözümüzün önünde bir millet yok oldu da, hiç olmamış gibi sustuk.
Ayrıca denetleme gücü arttırılsın. Belediye, teşkilat, milletvekili, kim bir koltukta oturuyorsa ona sonsuz haklar tanınmasın. Ben devletin bütün kanallarını emen, devleti sömüren düzenin değil, Erdoğan'ın destekçisiyim.
Hükumet şu an, biz ne yapsak da seçmenlerimizi oy verdigine pişman etsek diye var gücüyle çalışıyor. 21 yıldır yapılan hiçbir iyiliği inkar etmiyoruz. Lakin artık radikal düzen değişsin,ekonomik adımlar atılsın. Çarşı pazar kontrol altına alınsın. Bire beş katılmasın.
Demek ki aziz Türk milletimiz! Oy kullanırken hizmet, yol, köprü, hastane, sosyal devlet, dünya konjonktür, dik duruş, Ayasofya
iha, siha, togg, tcg, Kaan, akıncı bazında oy kullanmıyor.
Demek ki heykel dikmeye de oluyormuş.
Asıl olan, yılların adamı Erdoğan'ın oy oranı değil, dağdakilerle kol kola gezen, AB'ye teslim olan, özerklik vaatlerinde bulunan, yolda ne kadar Erdoğan düşmanı varsa hepsini koluna takıp, iki kelimeyi bir araya getiremeyen Kemal Kılıçdaroğlu'nun %45 oy almasıdır.