Teşekkür ederim canım oğlum 🙏 Cocukluğunda Onu sürekli Dost Kitabevine götürür,kitap alırdım. Şimdi O yurtdışından geliyor, önce Dost Kitabevine uğruyor ve bana kitap alıyor.❤️ Ektiğini biçmek bu olsa gerek😃😃
Apple flipped 9 privacy settings to ON the moment you activated your iPhone.
Location tracking. Microphone access. Your exact shopping patterns in physical stores.
All quietly running in the background.
Here are 9 settings to turn off in the next 5 minutes
Prime Minister of TRNC Ünal Üstel:
“Our surroundings have virtually turned into a ring of fire.
The Greek Cypriot side is in fear. But we have no worries, because our guarantee is the Republic of Turkey.”
¡Buenos días!
Ayer fue un día tan precioso, que espero que ya nunca nos separemos españoles y turcos.
Qué el espontáneo hermanamiento de nuestros pueblos que ha surgido en red dure para siempre.
🇪🇸🫶🇹🇷
Alice Thornton, 1913 yılında Parlamento binasının camına taş attığı için tutuklandı.
Talebi: Kadınlara oy hakkı.
Cezası: Altı ay hapis.
Alice’in cevabı anında geldi: Açlık grevi.
Hapishanenin cevabı ise acımasızdı.
Günde üç kez zorla beslenmeye maruz bırakıldı.
Onu deri kayışlarla bir sandalyeye bağladılar.
Görevliler metal penslerle ağzını zorla açtı.
Kauçuktan bir tüp boğazından itilerek midesine kadar sokuldu.
Sıvı besin bu tüpten döküldü.
Alice haftalar boyunca kan kustu.
Bu cam levha fotoğraf — bir tintype — dayanışma gösteren bir gardiyan tarafından hapishaneden gizlice çıkarıldı; gardiyan üç gün sonra görevden alındı.
Fotoğrafta Alice, zorla besleme sandalyesine bağlanmış hâlde görülüyor: boğazında tüp, bedenini tutan dört kadın gardiyan.
Gözleri tek bir şeyi açıkça söylüyor: teslim olmayacaktı.
Uğradığı şiddet kalıcı hasarlar bıraktı.
Yemek borusu zarar gördü.
Hayatı boyunca katı gıdaları yutmakta zorlandı.
Alice dört ay sonra serbest bırakıldı.
Ağırlığı biraz fazla 33 kiloydu.
Tek başına yürüyemiyordu.
Altı hafta sonra yeniden hükümet binalarına taş atmaya başladı.
Tekrar tutuklandı.
Yine açlık grevine girdi.
Yeniden zorla beslendi.
Bu döngü 1913 ile 1918 arasında beş kez tekrarlandı.
Her tutuklamada bedeni biraz daha yıkıldı.
Her serbest bırakılışında mücadeleye geri döndü.
1920’de kadınlar oy hakkını kazandı.
Alice, 35 yaşında ilk oyunu kullanabilecek kadar uzun yaşadı.
Sandık başına tekerlekli sandalyeyle götürüldü — bacakları hiçbir zaman tam olarak iyileşmedi.
1954’te, 69 yaşında hayatını kaybetti.
Mezar taşında şu sözler yazılıdır:
“Kızları gururlarını yutup oy verebilsin diye, o boruları yuttu.”