Osman Pamukoğlu, Alev Olgay’ın YouTube kanalına konuk oldu. Pamukoğlu yeni süreçle ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu:
- PKK’nın siyasi ve politik amaçları gerçekleşmeden asla silah bırakmaz. Bu var ya, hayalperestlerin rüyası. Seni kandıracak.
- Bir de silahlar yakılsa, yok edilse ne olacak? Bir silah gider, bir silah gelir. Yani ideoloji kaybolmadığı sürece ne değişir?
- Ankara’da bir ABD büyükelçisi var. Ne diyor adam? Bütün konuşmalarında, direkt veya dolaylı olarak Kürdistan’ı anlatıyor. Vazgeçmez. İsrail de vazgeçmez ama önce Amerika vazgeçmez. Yerel yönetimlere özerklik, ardından muhtariyet… Sonra merdiven gibi gelecek, merdiven!
A merdiveni, PKK; B merdiveni; C merdiveni… Tırmana tırmana getirecek.
Kaynak: Alev Olgay YouTube kanalı
Ve bir tek kişi sorumluluk almadı, bir gün önce köpek girdi bir şey olmadı dediler ama zehirli gazın tabanda değil yukarıda olabileceğinin kontrol edilip edilmediği konusuna hiç değinmediler.
Evli kadına mesajlar atan MHP Sinop İl Başkanı Hikmet Çınar, reddedilince kadının aracının sileceklerini kırıyor.
Kadının Emniyete giderek şikayetçi olması üzerine yapılan incelemelerde şahsın MHP İl Başkanı olduğu anlaşınca olay kapatılıyor. İl Başkanı Çınar, Yönter'e yakın..
Eyyy Türk Milleti: rahatsız olmuyor musun?
1'i çocuk olmak üzere 12 vatandaşımızı yakarak Şehit eden çetin arkaş a , Türk Milleti ile taşak geçercesine ateş yaktırdılar.
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
"Ben Türk değilim, benim kimliğimi tanıyın" diyene yapılması gereken tek şey, onu Türk sayan nüfus kağıdını yani kimlik belgesini elinden alıp, "Tamam, şimdi istediğin kimliğe bürün, git kendine başka bir yer bul" demektir!
Mahmut Esad Bozkurt
(Atatürk'ün Adalet Bakanı)
Cihat Yaycı :
⁉️ BU NASIL BİR TEZATTIR?
Bebek dahil 12 masum insanı yakarak katleden terör örgütü mensubu bugün meydanlarda “barış”, “demokrasi” ve “insan hakları” üzerine nutuk atabiliyor.
Daha da vahimi, bunu hiçbir pişmanlık emaresi göstermeden yapıyor. Aksine, bu ve bunun gibiler “Biz pişman değiliz.” diyerek işledikleri suçları reddetmediklerini, benimsediklerini ve meşru gördüklerini açıkça ilan ediyorlar.
Hakkında da hiç bir işlem yapılmıyor!
Peki sormak gerekmez mi?
Bebek katilleri vicdan dersi verebilir mi?
Masum insanları diri diri yakanlar insan haklarından söz edebilir mi?
Terörü yöntem olarak benimseyenler demokrasi adına konuşabilir mi?
Silahla, bombayla, cinayetle hafızalara kazınmış bir örgütün mensupları barışın temsilcisi olabilir mi?
Elbette olamaz.
İşte asıl tezat budur.
Bir tarafta evlatlarını kaybetmiş ailelerin hiç dinmeyen acısı, binlerce şehidimizin aziz hatırası ve gazilerimizin fedakârlığı dururken; diğer tarafta bunlardan hiçbir pişmanlık duymayan kişilerin meydanlarda kahraman gibi karşılanması ve propaganda yapabilmesi, hukuk devleti ve toplumsal vicdan açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur.
Hiç kimse düşüncesinden dolayı suçlanamaz. Ancak şiddeti öven, terör suçlarını meşrulaştıran veya bunları haklı göstermeye çalışan söylemler ile ifade özgürlüğü aynı şey değildir. Demokratik toplumlarda da ifade özgürlüğünün sınırları, başkalarının hakları ve kamu düzeni çerçevesinde belirlenir.
Devletin görevi; şehit ailelerinin vicdanını yaralayan, terörü meşrulaştıran ve toplumsal huzuru zedeleyen söylemlere karşı hukukun gereğini kararlılıkla uygulamaktır.
Çünkü terörün normalleştiği yerde ne gerçek demokrasi olur, ne gerçek özgürlük, ne de gerçek barış.
Mete Han'dan Alpaslan'a, Fatih Sultan Mehmed'den Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan şan, şeref ve kahramanlıklarla dolu bir geçmiş.
Dünyaya huzur ve adalet getiren Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235. kuruluş yıldönümü kutlu olsun.
Bakın bu oevladı, 1 tanesi bebek olmak üzere toplam 12 Türk vatandaşını diri diri yakan Pkk militanı Çetin Arkaş!
Akp hükümeti çözüm süreci bahanesi ile bu teröristi bu sene içerden çıkardı ve bu terörist şehir şehir gezip konferanslar verip PKK propagandası yapıyor!
Böyle DEVLET olur mu ulan?