İnsan üzüntüsünü her zaman ağlayarak göstermez. Bazen kendine kapanır, sessizliğe bürünür bazen de kendinden beklenmeyen bir tarzda neşeli ve keyifli görünür. Her ağlayanı mutsuz, cesaretsiz ve kırılgan, her güleni de bahtiyâr ve gamsız sanmamak gerekir.
Zaman ilaç mı bilinmez ama zamanın bazı şeyleri dindirdiği, kalbe ağır gelen kimi duyguları hafiflettiği, neyin heves neyin gerçek ve tutkulu bir bağ olduğunu gösterdiği açık bir hakikattir. Zaman acıyı olgunlaştırır, insanı durultur.
“Geceler vardır; uykuyla geçer.
Sarhoş kusmuklarıyla lekelenir.
Geceler vardır; ihtiraslar çağıldar.
Yuvalar yıkılır.
Geceler vardır; dirilişe gebedir.
Fecr olur.
Şehr-i İstanbul feth olunur.
Bir çağ kapanır. Bir çağ açılır…”
Hepimiz kardeş değiliz,ben açık açık islama savaş açanlarla kardeş değilim!
Başörtüye bez parçası diyen adama oy verenlerle kardeş değilim.
Çocukların gözyaşlarına sebep olan,anaları evlatsız bırakan PKK ile iş birliği yapanlarla kardeş değilim!
Sabahı cemaatle kıl,işrak vaktine kadar istiğfar et,sadaka ver,Fetih Suresi’ni oku.Sonra sandığa git, İSLAM’IN ZAFER KÜRSÜSÜ AYASOFYA’YI sevindirecek,müminlerin yüzünü güldürecek sonuçlar ihsan etmesi için Allah Azze ve Celle’ye dua et!MÜSLÜMAN müslümana KÜSMEZ.OY’unla OYUNU boz!
‘O an çok üzülmüştüm ama artık geçti’ dediğimiz ne varsa pişmanlığımızı değil, direncimizi, sabrımızı ve metanetimizi artırır. Makul insan, yaşadığı her şeyi kendini güçlü kılan bir vesileye dönüştürür.