Kimse boş odaların soğuk olduğunu, orayı doldurmaya başladıktan sonra ısınabileceğini anlatmıyordu. Herkes kurulu düzene gelirse, biz bu derin bağları nasıl kuracağız? Kimse o elleri tutmazsa, avucundaki sıcaklığın kalbine doğru akarak bir yolculuk başlatacağını nasıl bileceksin?
Bence de özünde kimse kimseyi gerçekten istemedi. Tek derdimizin sarıp sarmalanmak olduğunu herkesten gizleyerek birilerinin gözlerine sığınmak istedik. Baktık ki orası da karanlık daha derinden üşüdük. Kimse oraya yerleşmek gerektiğini akıl edemiyordu.
Ellerim karanlığı mıknatıs gibi çekiyordu, karanlığa faydam oldu ama kendime hayrım yoktu. Ne kadar ısıttıysam o kadar üşüdüm. Işığın kendine has sıcaklığı gelip sarsada yaralarımı, ben bir karanlığın koyununda sönmek istedim. Bir kez olsun ışıkları söndürüp kucaklanmak istedim.
Gözlerime bakıyorum gözlerimde derin bi ışık
Ondan hep karanlığı çektim, bir güzel aydınlığı yansıtmak istedim.
Ben görüyordum onlarda görsün istedim
Zannımca kalbime açılan hiçbir yarada kimsenin payı yoktu. Oraya dolan ne varsa kimseye dokunmasın istedim.