Bu da yetmedi... Propaganda makinesi, ideolojik aygıtlarını da seferber ederek "Çorum Olayları" adı altında tarihi yeniden yazıyor; Deniz'in babasını "katil", "terör suçlusu" diye hedef gösteriyor. Deniz'i kuyu tipi cezaevine koymaları yetmedi; şimdi de yaşlı babası üzerinden onu suçlu ilan etmeye, dünya görüşlerini kriminal hale getiriyorlar. Aile üzerinden hınç siyasetine başvuruyorlar. Şayet bir "suçlu" aranıyorsa yakın tarihimizin en büyük katliamlarından biri olan Çorum'da 57 Aleviyi vahşice öldürenlerdir ve o zihniyettir. Ama Ozan'ın dediği gibi propaganda makinası istediği kadar gerçekleri öğütmeye çalışsın artık çalışmıyor.
Bu tayfa da böyle işte. Hem Erdoğan’a bağlı sermayenin holdinglerinin etkinliklerinde paket süslemecisi olarak dünyalıklarını yaparlar hem de diğer fikirlerini bilseler komaya girecekleri genç bi çocuğun anti-erdogancılığına alkış tutmaya bayılırlar.
Kılıçdaroğlu Sözcü TV yayınında, “Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması için oy verdiğiniz için pişman mısınız” sorusuna “hayır pişman değilim” diye yanıt verdi.
Demirtaş, 9,5 yıldır cezaevinde.
Turnuvada görevli teknik direktörlerin 79%’unda gördüğüm bir davranış şekli. Ekte, temsili olarak eklediğim Vladimir Petkoviç görüntüsünü bulabilirsiniz. Hocalarımız mahçup olmasın, onlar da kamera karşısında oturabilsinler.
Selamlar & sevgiler.
Dünya Kupası’nda görev alan teknik direktörler ile ilgili bir tespitim var:
Maçın oynandığı esnada, o sırada yedek kulübesinde oturan hocamız; kameranın kendisine çevrilip, görüntüsünün dev ekrana yansıdığını fark ettiği an bir mahcubiyet yaşıyor ve anında ayağa kalkıyor.
Basının çok sert eleştirmesi lazım. Ciddi anlamda ortalığı yangına çevirmek lazım Paraguay maçı öncesi tek çare. Topçular motive falan olursa gurur meselesi belki bir şansımız var. TFF Kampa giden menajer artıklarını, transfer görüşmeleri yapanları falan kılıçtan geçirmek lazım. Hoca da ciddi anlamda ilk defa medya ile tanışmalı ve ona göre hizalama yapmalı. Oyun bulacaksın önce 20 orta yapıp 1,92 santraforu kenara atmak yok öyle.
Kılıçdar’a en iyi zamanında, pragmatist kaygılarla memleketin yarısı olarak arkasında hizalandığımız günlerde de kimse bayılmazdı, kafası pek basmayan, basiretsiz biriydi hep ama genelde bir siyasetçiye göre “iyi adam” da sayılırdı. En tiksinen insan bile gezegen tarihinin en büyük çiyanı, iblisi çıkacağını tahmin edemezdi sanırım. Boktan biri olmakla şu an bu adam olmak arasında dağlar denizler kadar fark var çünkü. Yani benim kafada böyle bir şey olsa da 1 yıl içinde olmazdı. Internet ile birlikte zamanın hızlanması ve iktidar araçlarının bu hızı nasıl eğip bükebildiginin en keskin pratiği bu oldu. İhanet, ajanlık, ihtiras artık her ne sikimse bunun saiki, ben kendi hafızamda buna denk bir aşağılıklaşma bulamıyorum.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️