Bugünlerde Almanya’da 1.yılımı doldurdum. Hâlâ 19 yaşınday��m ancak bu gece kendimi bu ülkede ilk defa çok yalnız hissediyorum üstelik akşam birisiyle vakit geçirdiğim hâlde. Belirli bir süre sonra insana dank ediyor sanırım. İçimde bir boşluk var. Ne üzgün ne de mutluyum.
Kendinize odaklanın. Spor yapın, dans edin, yürüyüşe çıkın, hayatınıza iyi gelen küçük alışkanlıkları çoğaltın. Çünkü insanın enerjisi en çok kendine yatırım yaptığında değişir. Bedeniniz güçlendikçe, zihniniz de toparlanır. Geçmişi sürekli kurcalamak yerine onu olduğu yerde bırakmayı öğrenin. Kendinizi küçültmeyin, kimsenin sevgisine muhtaçmış gibi davranmayın. Parlayın, gelişin, eğlenin, üretin. Geçmiş kapıyı çalarsa da sadece gülümseyin ve yolunuza devam edin.
youtube videolarını 2.5x hizda izlemeye basladim gittikce arttiricam 5 sene sonra zaman ve mekan kavrami benim icin onemini yitirecek boyutlar arasi seyahate basliycam ben yururken beni goremeyeceksiniz bile isik hizinda yaninizdan gecip gidicem
Göç eden kişi bir süre sonra değişir. Alışkanlıkları değişir, hayatı yaşama biçimi değişir, düşünme biçimi, yemek yeme alışkanlığı bile değişir. Önceliklendirdiği konular değişir, dertleri değişir, sevindikleri bile değişir.
Bu noktada göç sürecinde zorlayıcı meselelerden biri doğduğun büyüdüğün ülkeden, sevdiklerinden uzak kalmaksa; diğeri de onlarla bir araya geldiğinde ortaklıkların azalmasının ilişkideki yansımalarıdır. İlişkiler devam eder belki; ama ilişkideki mesafe; yan yana olduğunda bile orada durur. İlişkinin güçlü bir bileşenidir artık bu mesafe ve görmezden gelinmeyecek kadar da büyüktür. Bu noktada ülkedeki kişilerle görüşmelerde iki insanın bir araya gelme, hasret giderme arzusuna ortak olur mesafe. İlişkideki görünmeyen üçüncü kişi gibidir.
Öte yandan göç eden kişi tekrar ülkesine dönse bile aynı kişi olarak dönmeyeceğinden dolayı, ne aynı ülkeyi, ne aynı ilişkileri bulması bir hayli zordur. Bu noktada da mesafenin yerine değişim ilişkiye eşlik eder, ve her ilişki bu değişimi kaldırmayabilir.
Özetle göç; mesafenin, değişimin, dönüşümün, kaybın, yeni bir kimlik oluşturmanın, ufak başarılarla mutlu olmanın, başarılı hissetmenin, başarısız hissetmenin, yalnızlığın, bir aradalığın; hepsinin içinde olduğu çok katmanlı bir yolculuktur.