İlber Ortaylı'nın geçtiğimiz ay yaptığı açıklama:
"Pazar gecesi aniden fenalaştım. Hemşireler beni kurtarmak için seferber oldular.
Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa'ya telgraf çekeceğim; ‘Paşam, dört Türk kadını ihtiyar moruk profesörü kurtardı. İnkılaplar hedefine varmıştır.'"
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
Ayfer Tunç’un “Günler büyük bir hızla akıp gidiyor. Sabah oluyor, ne zaman olduğunu anlamadan akşam oluyor. Hayatı kaçırıyor değilim, kaçıracak bir hayat yok, sadece niye geliyor niye gidiyor bu günler onu bilmiyorum.” lafını anladığımız saatler.