hiç bilmeyenler vardır, herkes bilsin. soma’da 304 madenciyi yitirdiğimiz zaman herkes öfke ile akplilerden hesap sorarken dönemin enerji ve tabii kaynaklar bakanı taner yıldız, utanmadan, sıkılmadan “üç gündür aynı gömleği giyiyorum” demişti.
Kasıtlı olarak fakirleştirilmiş ve eğitimsizleştirilmiş toplumlarda öfke de ahlaksızlık da şiddet de tavan yapar.
Sorunu başka yerde aramak vakit kaybıdır.
Laiklikle kavga etmekten eğitimle ilgilenmeye vakit bulamayan, mikrofon buldukça laiklik eleştiren, bir kez bile bilim ve fen konusunda bir çıkışını duymadığımız, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü Milli Eğitim Bakanı.
ülkenin köylüsünden öğrencisine herkes kan ağlıyor. okul camından atlayan çocukla, toprağını korumak için iş makinesinin önüne yatan köylü kadının yaşadığı şey aslında aynı. devlet halkı koruma derdinde değil sadece güçlünün mülkiyetini güvence altına alan sistemi besliyor
25 senelik AKP iktidarında çekilmiş tarihi fotoğraflardan bir diğeri. Çocukları korumaktan aciz bir yönetim. Üstelik ne utanmaları var ne arlanmaları. Depremde öl. Ölmedin mi, açlıktan öl. Ölmedin mi, okul saldırısında öl. Onlar koltuklarını kaybetmesin, yeter.
Sanki işgal altında memleket. Sanki oy verdiği cumhurbaşkanı adayını hapise atmışlar gibi. İradesi yok sayılmış halk kendini bu sisteme ait hissetmiyor sanki. Sanki.
23 yıldır koltuktasın, padişah yetkileriyle ekonomiyi sen batırdın.
Dolar 40 tl yi geçti, asgari ücret açlık sınırı altında, emekli sefalette.
Şimdi “tencere kaynamıyorsa vebali ne siz ne biz taşıyabiliriz” diyorsun.
Hayır. Vebal tamamen sende.
Senin politikaların, senin damadın, senin beşli çeten, senin yandaşı müteahhitlerin yüzünden bu hale geldi.
Millet sırtına yük bindirip “hep beraber taşıyalım” mı diyeceksin?
Hayır. Sen taşı, yalakaların taşısın, Saray’dakiler taşısın.
Tencere boşsa sebebi sensin.
İftar sofrası kurulamıyorsa dağıtan sensin.
Halkın sabrı bitti. Sandıkta o vebali suratına çarpacak.
Hazır ol, bu sefer asıl taşıyamayacak olan sensin.
bütün vize kısıtlamarına rağmen….açık açık sizi bu ülkeye hapsedeceğiz diye tehdit ediyor yakında ülkeden çıkışı yasaklarlar. insanlar dandik belgrad’a gitmek için planlar yaparken yanıbaşlarındaki kapadokya’ya gitmiyo yetersiz hizmet ve uçuk fiyatlardan dolayı. sizin eseriniz
Ülke şeriatla yönetilseydi, bu dediğiniz olabilirdi Sevgili Bakan. Ama size hatırlatalım: Ülkemiz laik bir eğitim vermek zorunda.
Kaldı ki; MEB’in görevi, öğrencilerin zihinsel, bedensel, pedagojik gelişimini sağlamaktır.
Biz veliler; okulda çocuklarımızın aç kalmamasını, sabunsuz tuvalet bulunmamasını, “akran zorbalığı” gibi son günlerde sık duyulan şiddet eğiliminin üstüne gidilmesini, küçücük yaşlara indiği haberlere konu olan yasaklı maddelerin tehlikelerine daha fazla dikkat çekilmesini, çocuklarımız ve gençlerimiz için her bakımdan güvenliğin koşulsuz sağlanmasını bekliyoruz.
Yani yapacak çok işiniz var. Dini, manevi hislerimiz, işleyişimiz, eylemlerimiz aile büyüklerimizden bizlere kalmıştır zaten.
Okullarda Ramazan ayı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde işlenebilir, işlenecektir de… Ama bunu bütün bir ay boyunca eğitime uygulamak; laikliği aşındırmak, Anayasayı delmek, sonra Türk ulusunun geleceğini riske atmak demektir.
@LaiklikMeclisi
6 Şubat, hükümetin depremden önce imar affı yaptığı, depremden sonra iban attığı, çadır sattığı ve finalde asrın felâketi diye sattığı, tamamen ihmaller zinciri sonucu gerçekleşmiş büyük bir insanlık dramıdır, politiktir