1️⃣ Kamu Personel Alım Sistemi Düzenlenmeli
Personel alım sisteminde şeffaflığı zedeleyen ve flu alanlar meydana getiren “Mülakat Sistemi tamamen kaldırılmalıdır.”
Bilgi ve becerinin esas alındığı, ehliyet ve liyakati ön plana çıkaracak şekilde objektif usuller kullanarak personel alım sistemi sağlanmalıdır.
2️⃣ Kamu Personel Rejiminde Statüler Sadeleştirilmeli
Sözleşmeli personel istihdamı noktasında ilk günden itibaren diyoruz ki; bu sadece personelin değil aslında kamu yönetiminin sorunudur. Güvencesizliği yaygınlaştıran ve aile birliğini bozan sözleşmeli personel istihdamının gereksiz olduğunun görülmesinde en büyük ivme ve kazanım Memur-Sen’indir.
Sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesinde imzası, iradesi ve kararlılığı olan Memur-Sen olarak; kadrolu istihdam esas olmalı ve sözleşmeli istihdam son bulmalı, sosyal maliyet üreten bu yanlıştan acilen dönülmeli diyoruz.
3️⃣ Mali ve Sosyal Haklar İyileştirilmeli
Personel sisteminde mali hakların hesaplanmasında onlarca uzman bir araya gelse ne sistemi anlayabilir ne de bu karmaşık sistemi makul bir zeminde izaha kavuşturabilir.
Onlarca maaş unsuru yerine 3 unsurlu maaş sistemine geçilmeli ve adil bir sistem kurulmalıdır.
Kamu çalışanları arasındaki dengesizlik giderilmeli, kurumlardaki bordro kıyaslaması bitirilmelidir.
Olmazsa olmazımız; bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmeli, yarını öngörmeyen bu sistemden acilen dönülmelidir.
4️⃣ Emeklilik Sistemi Yenilenmeli
Görev aylığı ile emekli aylığı arasında oluşturulan bu makasın ne anlatılabilir ne de hak verilebilir bir tarafı yoktur.
2008 öncesi için seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalı, görev aylığı emekli aylığı arasındaki denge tekrar kurulmalıdır.
2008 sonrası kamu görevlilerimiz için maaş unsurunun tamamı prime esas kazanca dahil edilmelidir.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Coğrafyamızı Ateşe Çevirenlere Karşı Sözümüz Net: Bu Topraklarda Hayalleriniz Değil, Direnişimiz Hüküm Sürer.
“Size vaat edilmiş tek bir yer vardır; o da cehennemdir, cehennemin ta dibidir”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Arz-ı mev’ud planının parçası olarak komşularımız zayıflatılıyor; Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve şimdi de İran. Ve açıkça “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diyorlar.
Üzerimizde hesabı, vatanımızda gözü olanlar iyi bilsinler ki;
Biz ölümü öldürmüş bir milletiz.
Ölümü öldüreni kimse ölümle korkutamaz.
Biz, yedi düvelin rüyasını kâbusa çevirmiş,
Çanakkale’de, Şanlıurfa’da, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta onları Anadolu toprağına gübre yapmışız.
Siyonist sapkınların da arz-ı mev’udlarını arz-ı kâbusa çevirmesini iyi biliriz.
Cinayeti ibadet, işgali kader, katliamı güvenlik diye pazarlayan bu sapık Epstein çetesine karşı,
Ankara’dan, Kızılcahamam’dan diyoruz ki:
Alın sapkın teolojilerinizi, itlerinizi, bitlerinizi coğrafyamızdan defolun.
Çünkü size vaat edilmiş tek bir yer vardır; o da cehennemdir, cehennemin ta dibidir.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Adil Bir Dünya Emekle Kurulacak
“Adil bir dünyayı kuracak potansiyel medeniyetimizde, tarihimizde, genlerimizde mevcut.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Biz asla, bu kanlı düzene boyun eğmeyeceğiz. Coğrafyamızın kaderini sapkınların kanlı ellerine bırakmayacağız.
O yüzden, “Dünya beşten, emek sermayeden büyüktür” diye haykırmaya, “Adil bir dünya için ter akıtmaya devam edeceğiz.
Bizim için Adil Dünya; Siyonizmin, emperyalizmin, kapitalizmin hükümsüz olduğu dünya demek.
Ekmeğin adil bölüşüldüğü, açlığın, soykırımların, sömürünün olmadığı bir dünya demek.
Adil dünya, hukuk demek, adalet demek, özgürlük demek.
Bizim adil dünya haykırışımız, Anadolu’dan yükselen bir manifestodur.
Ve çok iyi biliyoruz ki; adil bir dünyayı kuracak potansiyel medeniyetimizde, tarihimizde, genlerimizde mevcut.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
“Yiğit Düştüğü Yerden Kalkıyor”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
“Yiğit düştüğü yerden kalkar”, derler. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var.
Yeni Türkiye hamlesinde, Anadolu’nun horlanmış, itilmiş, dışlanmış evlatları var. Bu hamle karşısında; Eski Türkiyeciler, homo laikuslar, beşli çeteciler, meslek örgütü-sendika maskeli etki ajanları homurdanıp dursun.
LGBT borazanlığı yapanlar, karatahtaları mora boyayıp küçücük çocuklara eşcinselliği özendirenler, okullardaki Ramazan coşkusunu hazmedemeyenler inlerinden çıkıp, nefret kusuyorlar.
Milletin başörtüsüyle, şalvarıyla uğraşan islamofobinin Türkiye şubeleri, millete Fransız zavallılar istiyorlar ki, eski Türkiye geri gelsin; efendilerinin açtığı fay hatları kapanmasın. Milletin enerjisi, kaynakları; tefrikayla, kavgayla, terörle heba edilsin.
Ne yaparlarsa yapsınlar, o fay hatları kapanacak.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
“Terör bittiğinde kaynaklarımız kalkınmaya gider, refah olur. Birliğin güçlendiği Türkiye’de dirlik olur.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Biz aynı tarihin, aynı coğrafyanın, aynı kaderin çocuklarıyız; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Sünnisiyle, Alevisiyle bir milletiz.
Dün teröre karşı “yeter artık / edi bese” dedik.
Bugün de yapay fay hatlarını boşa çıkarmak için, hep birlikte “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” diyoruz.
Çünkü biliyoruz ki; vatanın bütünlüğünün teminatı sarsılmaz birliktir. Birliği bozacak her şey bütünlüğü tehdit eder.
Çünkü biliyoruz ki; terör bittiğinde kaynaklarımız kalkınmaya gider, refah olur. Birliğin güçlendiği Türkiye’de dirlik olur,
Yarım asırlık kuşatma kırılır, yüz yıllık kanlı plan çöpe atılır. Ne analar ağlar ne de gençler solar.
Gazeteciliği Soros’tan talimatla, siyaseti Batı’dan icazetle yapan, Siyonistlerin soy soylayıp, Amerika’nın boy boyladığı “istemezükçülere” rağmen;
“Libya’da, Suriye’de, Irak’ta ne işimiz var”, diye höykürenlere,
Milli savaş uçağına “kalorifer peteği” diyenlere,
“Sinop’ta füze denemesi yapmayın balıkları ürkütüyorsunuz”, diyen sığ kafalara rağmen
Bu millet, belini büken bütün yüklerden kurtulacak, buna inanıyoruz.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Toplumun Omurgasını Oluşturan Orta Sınıf Bitti
“Memur-Sen olarak; enflasyonun alım gücünü erittiği, kamu görevlileri arasındaki ücret dengesinin bozulduğu ve çalışma barışının zedelendiği bu süreçte, sabit gelirli çalışanların korunmasını temel bir öncelik olarak gördük.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Çalışma hayatının sorunlarını çözmek, çalışma barışını sağlamak; ülkenin direncini yükseltmektir. Yeniden büyük Türkiye; ekmeği adil bölüşerek, emeğin hakkını vererek, gelir dağılımında adaleti sağlayarak olur. Örgütlü mücadelemiz, bunun içindir.
Çözülmesi gereken ciddi sorunlar var. Yüksek enflasyon alım gücümüzü eritiyor. Kamuda ücret dengesi, çalışma barışı iyice bozuldu. TÜİK ve piyasa gerçekliği arasında uçurum var. Ocakta verilen zam 3 ay geçmeden eridi. Enflasyon sadece cebimizi boşaltmıyor, sadece alım gücümüzü düşürmüyor, ahlaki çöküşü hızlandırıyor, toplumsal yapıyı örseliyor. Piyasa bozuluyor, fiyat istikrarı kayboluyor. Ürünlerde fiyat - maliyet ilişkisi kopmuş durumda.
Enflasyonla mücadelede emek paranteze alındığı için, orta gelir grubu, alt gelir grubuna düştü, zenginle yoksul arasında uçurum oluştu, toplumun omurgasını oluşturan orta sınıf bitti.
Ekonomi Yönetimine soruyorum:
Ekonomi böyle mi yönetilir?
Kamuda aynı işi yapan iki farklı statüdeki çalışanlar arasında 24 bin TL fark oluşturulması adil mi?
Çalışanlar yok sayılarak mali disiplin sağlanabilir mi?
Milletin refahına harcanması gereken milli gelirin faize akması doğru mu?
Bu faiz batağından kurtulmadan, enflasyon döngüsünden çıkmadan refah gelir mi?
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Bütüncül Bir Çözüm Paketine İhtiyaç Var
“Ücret, vergi, sendikal haklar ve kamu personel sistemi başta olmak üzere biriken sorunlar için reform kaçınılmazdır.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde ekonomi yönetimine, hükümete, enflasyonla mücadelenin sabit gelirliyi ezerek yapılamayacağını anlattık. “Sabit gelirli, alt ve orta gelir grupları korunmalı”, dedik.
Mali disiplin dediler, faturayı memura kestiler.
Hem alım gücümüzü düşürdüler, hem de kamuda ücret çarpıklığı oluşturdular.
Bu sorunu Bütçe Kanunu yapılırken çözelim diye TBMM, Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı önünde ve 81 ilimizin meydanlarında eylemler yaptık.
Sorun görmezden gelindikçe, çözüm ertelendikçe büyüyor.
Buradan bir kez daha hükümete sesleniyorum. Ücret dengesinden gelir dağılımında adalete kamu personel sisteminden 4688’e, oradan vergi sistemine çözüm bekleyen sorunlar dağ oldu. Bu katmerli sorunlar artık tekil düzenlemelerle çözülemez. Tümünü birden ele alacak bütüncül bir çözüm paketine ihtiyaç var. Gelin, bu meseleyi sosyal paydaşların da katılımıyla bir defada çözelim.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
İnsanlık, Küresel Emperyalizmin ve Siyonizmin Tehdidi Altında
“Bizler; zulme karşı kör, mazluma karşı sağır olmayan, hakkı, hukuku ve adaleti merkeze alan bir anlayışın temsilcileriyiz.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Bizim için adil dünya için ter dökmek bu cürümler çağında en soylu direniştir. İnsan olmanın asgari şartı, medeniyet değerlerimizin yüklediği bir sorumluluktur. Emperyalizmin dünyayı mezbahaya çevirdiği şu devirde adil dünya, ekmek kadar, su kadar ihtiyaçtır. İşgali, sömürüyü, soykırımı hak gören bu sapkınlar dünyayı bir gayya çukuruna sürüklüyor. Coğrafyamıza, kültürel değerlerimize, inancımıza saldırıyorlar. Maddi kaynaklarımıza, manevi varlığımıza saldırıyorlar. Gençlerimizin zihinlerinde tahakküm kuruyorlar. Çocuklarımızın fıtratını hedef alıyorlar. Geleneği, inancı, aileyi yok etmek için, satılık aydınlarla, şarlatan bilim adamlarıyla, sözde gazetecilerle algı üretiyorlar. Sadece öldürmüyorlar, bütün sapıklıklarını insanlığın üzerine kusuyorlar. Sinemayla, dijital platformlarla, LGBT sapkınlığıyla yozlaştırıyor, İçimizdeki örgütlü lejyonerleriyle sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
İnsanlık, Küresel Emperyalizmin ve Siyonizmin Tehdidi Altında
“Bizler; zulme karşı kör, mazluma karşı sağır olmayan, hakkı, hukuku ve adaleti merkeze alan bir anlayışın temsilcileriyiz.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Bizim için adil dünya için ter dökmek bu cürümler çağında en soylu direniştir. İnsan olmanın asgari şartı, medeniyet değerlerimizin yüklediği bir sorumluluktur. Emperyalizmin dünyayı mezbahaya çevirdiği şu devirde adil dünya, ekmek kadar, su kadar ihtiyaçtır. İşgali, sömürüyü, soykırımı hak gören bu sapkınlar dünyayı bir gayya çukuruna sürüklüyor. Coğrafyamıza, kültürel değerlerimize, inancımıza saldırıyorlar. Maddi kaynaklarımıza, manevi varlığımıza saldırıyorlar. Gençlerimizin zihinlerinde tahakküm kuruyorlar. Çocuklarımızın fıtratını hedef alıyorlar. Geleneği, inancı, aileyi yok etmek için, satılık aydınlarla, şarlatan bilim adamlarıyla, sözde gazetecilerle algı üretiyorlar. Sadece öldürmüyorlar, bütün sapıklıklarını insanlığın üzerine kusuyorlar. Sinemayla, dijital platformlarla, LGBT sapkınlığıyla yozlaştırıyor, İçimizdeki örgütlü lejyonerleriyle sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Kınamakla Değil, Tavır Koymakla; Susarak Değil, Direnerek Bu Düzen Değişir
“Ahlaka, fıtrata dönmeden insan kalamayız. Büyük bir dip dalgası üretmeden bu habis uru coğrafyamızdan söküp atamayız.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
O yüzden bütün dünyaya diyoruz ki; bu cehennemden kurtulmanın yolu salt kınamalar, lanetlemeler değil. İnsan hakları kurumlarının imdada yetişmesi hiç değil. Tek çözüm emperyalizmi, siyonizmi, bütün uyduruk uluslararası sistemleriyle birlikte dünyanın başından def etmektir. Çünkü “Amerika'nın olduğu yerde barış ve huzur görülmemiştir. Gittiği her yeri cehenneme çevirmiştir.” demişti Malcolm X.
Bırakın boş lafları, ortaya adam gibi bir duruş koyun. BM kürsüsünden haydutlarının gözünün içine baka baka “Dünya beşten büyüktür” diyen, Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanına “Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz! Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum.” diyerek one minute çeken Recep Tayyip Erdoğan gibi bir tavır ortaya koyun.
“Dünyayı ateşe verenleri destekleyip, sonra da çıkan yangınlardan şikâyet etmeye hakkınız yok, aynı anda hem ateşe körükle gidip hem de yanıyoruz diyemezsiniz.” diyen İspanya Başbakanı Pedro Sánchez gibi tehditlere boyun eğmeden mazlumdan yana bir duruş ortaya koyun.
Dünyanın başına bela olmuş bu sapık çeteye, bunların lobilerine, ideolojilerine, yaşam biçimlerine sırtımızı dönmeden, üretim ilişkilerine, tüketim kültürlerine direnmeden var olamayız. Ahlaka, fıtrata dönmeden insan kalamayız. Büyük bir dip dalgası üretmeden bu habis uru coğrafyamızdan söküp atamayız.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
9️⃣ 4688 sayılı Kanun Değiştirilmeli
Toplu sözleşme görüşmelerinde elde ettiğimiz birikim ve yaşadığımız tecrübe hem kamu görevlilerine hem de yetkili Konfederasyon olarak bizlere açıkça gösterdi ki; bu Kanunla ne yol yürüyebilir ne çözüm üretebilir ne de artık kazanım üretebiliriz.
▪️Örgütlenme özgürlüğü sağlayan,
▪️Toplu sözleşmenin kapsamını genişleten, özerkliğini garanti altına alan,
▪️Günlük tutanak sistemi olan,
▪️Görüşme süresini artıran,
▪️Grev hakkı ve dayanışma aidatı içeren,
▪️Bağımsız ve tarafsız Hakem Heyetine sahip olan
YENİ BİR SENDİKA YASASI YAPILMALI,
MEMUR-SEN’İN UÇ BEYLERİNİN KIZILCAHAMAM’DAN YÜKSELEN SESİ DUYULMALIDIR.
2026 yılı Mart KPDK’sının gündemi 4688 sayılı Kanun… Takvim belirlenmeli, çalışma başlamalı ve yetkili Konfederasyona sahayı değil masayı gösteren yeni Kanun yapılmalıdır.
🔟 Kronik Sorunlara İvedi Çözümler Getirilmeli
▪️Disiplin affı çıkarılmalıdır.
▪️İlave 1 derece verilmelidir.
▪️Mühendislik Meslek Kanunu hayata geçirilmelidir.
▪️Akademik personelin mali hakları iyileştirilmelidir.
▪️Diğer meslek gruplarına yönelik maaş düzenlemesi yapılmalıdır.
▪️Bayram ikramiyesi verilmelidir.
▪️YHS’deki personel GİH’e geçirilmelidir.
▪️Gelir Vergisi %15’e sabitlenmelidir.
▪️Kariyer uzmanlarının özlük hakları düzenlenmelidir.
▪️Disiplin suç ve cezaları düzenlenmeli, keyfilikten kaçınılmalıdır.
▪️İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmalı, kamuda şiddete karşı etkili önemler geliştirilmelidir.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
5️⃣ Personel Sisteminde Merkez Kurum Oluşturulmalı
4 milyondan fazla kamu görevlisini ilgilendiren personel sisteminde ve yönetiminde dağınıklık giderilmeli, hızlı ve doğru kara veren bir sistem geliştirilmelidir.
▪️Personel mevzuatına ilişkin görüş veren,
▪️Özellikle toplu sözleşmenin uygulanmasını takip eden,
▪️Teşkilat biçimlerini düzenleyen Merkezi bir Kurum kurulmalıdır.
6️⃣ Memurların Hakları ve Yasakları Gözden Geçirilmeli
Kamu görevlileri sendikacılığı alanının en büyük sorunu grev hakkından yoksun bırakılması, örgütlenme mücadelesinde hak arama mevziisinin daraltılmasıdır.
Siyaset yasağı ne günümüze ne de Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır bir tutum değildir.
Siyaset yasağı sonlandırılmalı, grev hakkı tanınmalı ve kılık-kıyafet yönetmeliği özgürlükçü bir bakış açısına kavuşturulmalıdır.
7️⃣ 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge Artık Hayata Geçirilmeli
5.3 milyon kamu görevlisin kapsayan ve kamu personel sisteminin en büyük çalışmalarından birisi olan ek gösterge düzenlemesinde kapsam dışında bırakılan 1. Dereceye yükselmiş kamu görevlilerimizin 3600 Ek Gösterge beklentisi hayata geçirilmeli, toplu sözleşme hükmü daha da geciktirilmemelidir.
8️⃣ Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavları Periyodik Olmalı
KPDK’da aldığımız kararın uygulanması ve kamu kurum ve kuruluşlarının keyfiyete değil disipline göre hareket etmesi gerekiyor.
Sınavlar en geç 3 yılda bir yapılmalı, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında mülakat tamamen kaldırılmalıdır.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması
Memur-Sen 9. Türkiye Buluşmamız Başladı
O zor yıllarda, yüreğini ortaya koyarak yola çıkan bir avuç inanmış insanın başlattığı kutlu yürüyüşümüz; bugün, inancın, emeğin ve umudun aynı idealde buluştuğu, milyonu aşan yüreklerin omuz verdiği büyük bir davaya dönüştü.
O gün atılan mütevazı adımlar, bugün güçlü bir irade; samimi gayretler köklü bir teşkilat bilinci; küçük bir topluluk ise heybetli bir aile oldu. Maziden atiye kocaman bir kale artık Memur-Sen.
Büyük yürüyüşümüzün 9. Türkiye Buluşması vesilesiyle aynı çatı altında bir araya gelmenin bahtiyarlığını, bu aziz ailenin bir ferdi olmanın gururunu ve onurunu derinden hissediyoruz.
Bu buluşma; sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda ortak değerlerimizin, mücadele azmimizin ve kardeşlik hukukumuzun yeniden tahkim edildiği güçlü bir irade beyanıdır.
Memur-Sen olarak bizler; yalnızca emeğin savunucusu değil, aynı zamanda adaletin, hakkaniyetin ve kardeşliğin gür sesi olma sorumluluğunu taşıyoruz.
Kurulduğumuz günden bu yana, kamu görevlilerimizin temel hak ve özgürlüklerini artırmayı, haklarını geliştirmeyi bir görev bilirken; aynı zamanda milletimizin değerlerini önceleyen, toplumsal dayanışmayı büyüten ve insan onurunu merkeze alan bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
Bu akşam Sağlık-Sen teşkilatımız ile bir araya gelerek 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci ve kazanımlarımız hakkında bilgilendirmede bulunduk.
Katılım sağlayan, katkı sunan şube başkanlarımıza, şube yönetim kurulu üyelerimize ve temsilcilerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Bu Yasayla Buraya Kadar
Her yönüyle samimi, kararlı ve şeffaf bir mücadele yürüttük.
Emeğin hakkını savunma noktasında önemli bir irade ortaya koyduk.
Yasanın bize tanıdığı tüm sınırları zorladık.
▪️Örgütlü gücümüzü eylemliliğe dönüştürdük.
▪️Hakkımızı almak için meşru her yolu denedik.
▪️81 ilde eylemler gerçekleştirdik.
▪️11 sendikamızın her biri Ankara’da farklı noktalarda eylemler yaptılar.
▪️Memur/Emekli Nöbette eylem çadırlarımızda meramımızı ziyaretçilere anlattık.
▪️Sosyal medya gündeminin ilk sırası 6 gün boyunca memur sözleşmeleriydi.
▪️Yüzbinlerce kamu görevlisinin katılımıyla, başta ulaşım hizmetleri olmak üzere bütün sektörlerde Türkiye genelinde iş bıraktık,
▪️Memur/emekli hayat bulsun diye hayatı durdurduk.
▪️Ankara’da, sıcağın alnında, 25 bin emekçinin coşkulu katılımıyla sendika tarihinin en büyük mitingini gerçekleştirdik.
▪️ Maliye Bakanlığına yürüdük ve hak emek adalet diyerek bir kez haklarımızı haykırdık.
Bu zorlu süreçte, dirayetini yitirmeden Ağustos’un bunaltıcı sıcağında her gün meydanlara koşan, bazı işgüzar yöneticilerin tehditlerine aldırmadan iş bırakan, “Emeğimiz, Ekmeğimiz, Geleceğimiz İçin” mücadele veren tüm üyelerimize, tüm teşkilatlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Emekli açlık, memur yoksulluk sınırının altına sıkışmışken;
Sendikacıya düşen maliyenin gerekçelerini değil memurun gerçeklerini haykırmaktır.
Sendikacıya düşen hükümetin doğrularını söylemek değil hükümete doğruları söylemektir.
Biz, gerçekleri ve doğruları her ortamda söyledik. Söylemeye de devam edeceğiz.
Bir kez daha ifade ediyorum;
Artık 4688 sayılı yasayla buraya kadar.
Bu yasa miadını doldurmuş, çözümün odağı olmaktan çıkmış, sorun üreten bir hale gelmiştir.
8 toplu sözleşmenin dördünde uzlaşabildik, dördünde uzlaşamadık.
Bu sorunlu yasa bir an önce değişmek zorundadır.
Kaybedecek İki Yılımız Daha Yok!
Tutmayan hedeflerin, adaletsiz Hakem Kurulunun, kamu çalışanının alın terini yok sayan yasanın mağduru olmak istemiyoruz.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu acilen değişmeli!!!
#BuYasaylaBurayaKadar