50-60 yıl sonra sosyologlar bugünkü Galatasaraylıların ruh halini araştırma konusu yapacaklar.
“Başarı açlığı” diye anlattıkları şeyin aslında ne olduğunu çözmeye çalışacaklar.
25-30 milyon taraftarın yıllardır başarıya doymadığı söyleniyor ya…
Mesele başarı açlığı değil.
Mesele, gelen başarıların altında gerçek bir emek, alın teri ve mücadele olmadığını taraftarın da içten içe biliyor olması.
Herkes o başarıların nasıl geldiğini, neler yapılarak elde edildiğini biliyor. Bu yüzden ne kadar kupa kazanılırsa kazanılsın o başarılar gerçek bir tatmin yaratmıyor.
Çünkü insan, kendi emeğiyle kazanmadığı bir şeyden aynı gururu ve tatmini duyamıyor.
Sonra en ufak başarısızlıkta hoca gönderilsin, başkan gitsin, yönetim değişsin…
Çünkü o başarıların kaynağıyla gerçek bir bağ kurulamıyor.
Emek yoksa, alın teri yoksa, başarı da ne kadar büyük görünürse görünsün insanın içinde o boşluğu dolduramıyor.
Fon vurgununda;
Londra’ya, İsviçre’ye, Dubai’ye
kaçırılan milli servetin ne kadarı,
İsrail savaş sanayiine akmıştır!
Çok kazanan oyuncular belli de,
tezgahı kuranlar, işletenler kim?
' burada yüzünden sadece hüzün akan biri var ! artık ne yasattilarsa!! hayat değişimden ibarettir ve buna ne kadar ayak uydurursan o kadar canlı kalırsın.