@BilalSelimFiliz Mesela Marmara'da önemli bir Ermeni nüfusu varken, hala bu insanların sürülmesine Ruslar, isyanlar gibi bahane arayan çok... Enver ekibinin kapıldığı ulus-devlet projesinde gayrimüslimlere yer yoktu; bu yüzden sürüldüler ve (Kemal Tahir'in de tabiriyle) kırıma maruz kaldılar...
@butterfly79322 Milyonlarca vatandaş sosyal yardım adı altında oy karşılığında besleniyor. Zira bu insanlara iktidar değişirse o yardımdan mahrum kalacakları kanısı yerleşmiş durumda. Yolsuzluklar en dipteki bu kitleyi doğrudan etkilemediği için durumu sorgulamaları şu aşamada güç...
@mehmet_dilbaz Burada şehir kıyılarının yok edilip kasaba zihni için 'mesire' haline getirilmesini övenler çok. Bu popülist tutumu demokratikleşme kılıfına soksalar da aslında bağ kuramadıkları eski şehre düşmanlar, ahalinin önemli bölümü fakirken 'imtiyazlı' yaftası asmalarında görüldüğü üzere
@EvimizdeTarih Alternatif bir tarih yaratma çabası var Vahdettin Bey'de. Ligin 1959 yılında başladığı konusunda, 2000 yılından önce de kimsenin şüphesi yoktu. İlişikte, Ulusoy öncesinde, 1996 yılında, 13. şampiyonluğunu kutlayan Fenerbahçe ile ilgili bir küpür bulunuyor (Milliyet, 20.05.1996).
@Eerie_raven Bu sonuçlara göre Türk öğrenciler, computational problem solving, yani problemlere analitik yaklaşımda Avrupa'nın en gerilerinde. Ezberci eğitimin yarattığı başlıca sorun hala belirgin.
@timurdemiray28 @Laborans4 Bahsettiğiniz olay bir iç savaştı. Devlet çökmüş halde. 6-7 Eylül'de devlet, sırf farklı dine mensup olduğu için kendi vatandaşının evinin yağmalanmasına, kilisesinin yakılmasına göz yumdu. Yukarıda yazmıştım, sağlıklı bir insan "başkası kötülük yaptı, biz de yapabiliriz" demez..
@timurdemiray28 @Laborans4 İşte sorun da tam bu kıyas... 19. yüzyılda, vatandaşlık kavramının bulunmadığı, bireylerin haklarının yasalarla güvence altına alınmamış olduğu imparatorluklarda, krallıklarda olan bitenle, 20. yüzyılın ortasında Türkiye'nin kendi vatandaşlarına yaptıklarını aynı kefeye koymak...
@timurdemiray28 @Laborans4 Ortodoks vatandaşlarımız, yanı başımızda sürgün edilebilecekleri bir yer, Yunanistan olduğu için kolay hedef idi. Aynı, İsrail'in kurulma hazırlıkları başlar başlamaz, oraya göç etmeye zorlanan Musevi vatandaşlarımız gibi...
@timurdemiray28 @Laborans4 Bu yağmayla övünen, daha doğrusu ülkede Hıristiyan vatandaş görmeye tahammülü olmayan kalabalık bir kitle hala var. Demek ki 70 senelik 'mevzu'nun ne kadar yanlış olduğu hala anlaşılmamış. Bu yüzden her sene yazmak gerekiyor.
@SALOMgazetesi Aşağıdaki faşistlerin saçmalıkları... 110 yıl önceki Balkan meseleleri Türkiye öncesinde kaldı. Kıbrıs, kültürel bir bağ olsa da Türkiye değil. 6-7 Eylül'de Ortodoks Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının evleri yağmalandı; binlercesi de fakirdi. Tek suçları başka bir dine inanmaktı
@zoghagh Bu saçma kullanımı bir takım kılıflara sokmaya çalışanlar var aşağıda. Kast ettikleri klas değil sınıfmış. O halde -sal ekinin 'dair' anlamı verdiğini reddetmeleri uçuk. "Bu kız sınıfsal" diye anlamlı bir cümle olmaz. Kelime illa kullanılacaksa "kızla farkımız sınıfsal" olabilir.
@pinar__erkan 1986-87 yıllarında doldurularak yok edilen Moda-Bostancı kıyısının, dolgu çalışmaları sırasında Caddebostan-Suadiye kesimini gösteren bir fotoğraf (Milliyet, 5.2.1986). Sağda, özgün Suadiye Plajı ve Suadiye Oteli.
@RegresticTr Benzerlik yüzeysel. Batılı panoramalar sunan eski İran ve Afganistan fotoğrafları toplumun küçük bir kesimini yansıtıyordu. Kırsal yapı sürdüğü için oradaki durumun değişmesi adına bir ışık yok. Bizde, halkın yarısı şu karenin temsil ettiği özgürlüğü talep edecek kadar bilinçli
@tansiyonumdustu Yalnızca %3-5 oranında alkol içeren bir malt içeceği olan bira için bile "alkol içmek/almak" ifadesini kullanan zihin sağlıklı düşünmüyordur zaten... Böyle birisine içkinin etimolojisini anlatmak güç...
@pinar__erkan Şehrin denizle ilişkisine en b��yük darbe, 86-87'de Boğaz dışında kalan tüm kıyıların doldurulması, yani popülist bir tutumla, şehrin yeni ahalisine yönelik 'mesire' alanlarına dönüştürülmesidir. Suadiye'nin özgün plajı da 86'da yok oldu (bk. https://t.co/F3jONX6kIL -> uydu arşiv)
@umuttgunerr Sunak, moloz yığını halinde ortaya çıkarıldı. Ortada sağlam bir yapı yoktu. Götürülen parçaların hemen hepsi, kaide bölümünü çevreleyen rölyefe ait. Sanat tarihi açısından bu yapıyı eşsiz kılan da rölyef. Ancak bizim ahali bunu çözemediği için rekonstrüksiyon yapıya takılı kaldı.
@atakanbakilan Betonarmenin ömrü olmaz. Beton yok olmayan bir malzemedir. Bu da titiz inşa edilmiş bir betonarme strüktürün yüzyıllarca ayakta kalabileceği anlamına gelir (1900'lerin başından çok örnek var). Bu 'ömür' safsatası, şehirleşmemiş ahalinin yeni bir binada oturma bahanesi sadece.
@okelydokelyy Memleketimizde kalabalık bir güruh bu 'düzlüğün' arkasındaki tasarım düşüncesini kavrayamadığı için şehirler hallaç pamuğu gibi atılır oldu. Toplumun, özellikle dini saiklerle plastik sanatlardan kopuk oluşunun bir sonucu...