İki günlük tatile gidecez eşimin patronu izin vermiyor batarmis şirket acil sevkiyat zart zırt kaporaya mi yanarsın bir yildir it gibi çalışıp iki gün tatil yapamadığına mi yanarsın bu patronlari sabah akşam
Kızları her gün o reklam bu sponsor bu konser sürükleyip duruyor sorsan hala kar edemedik.. bodrumda 500 liraya lahmacun satan esnafa sor o da zarar ediyordur mesela patronun büyüğü küçüğü fark etmiyor
Haftaya sezon finali olmalıydı herşey koşturarak olmamaliydi Eleni adil esme üçlüsünün aile dinamiği guclendirilmeydi iki bölüm boyunca çok ters köşe yerlerden kulceler cikmaliydi
24 yaşına kadar aşırı zayıf biriydim kemik torbası falan diyorlardı ama sonra 25 kilo aldım o kadar çirkin bakışlar gördüm ki sanki onun anasını yedim benim kilom başkalarına daha çok dert oldu ay yani sidik yarışına döndürmeden kilolu insanın derdi zorbasi daha çok
5 ay öncesine kadar kilolu bir kızdım ve kıyafet almak istediğim zaman en büyük bedenini dener, olmayınca da çaresizce çıkardım mağazadan. diyetle 18 kilo verdim ve geçen gün denediğim bir kıyafet biraz dar olunca bir büyüğünü deneme şansım olduğunu fark ettim. ilk kez +
Kızım doğduktan 5-6 saat sonra ziyaretçi saati bitti. Artık 3 kişilik bir aileyiz. Odamızdayız. Eşimle kızım uykuda. Dayım aradı. Hal hatır falan derken çocuğun kulağına ezan okudunuz mu, diye sordu. Bugün okuyun mutlaka beklemeyin dedi. Bir ben varım. Peder sosyalisttir. İnançlıyım ama dine pek hakim sayılmam. Kuran kursu falan hiç görmedim. Sözleri karıştırmamak için Google'a ezan yazdım açtım... Aldım kızımı kucağıma, sağ kulağına eğildim okudum güzelce. Tam yerine koyacakken durdum, diğer kulağına eğildim ve:
Kalpleri fetheden renkler
Yaşa Fenerbahçe
Türk′ün kalbi senle atar
Yaşa Fenerbahçe
Mazinde bir tarih yatar
Yaşa Fenerbahçe
Ne mutlu seni sevene
Yaşa Fenerbahçe
Cihatlar, Lefterler, Canlar, Fikretler
Hala sevilen birer abidedirler
Hiçbir kulüpte olmayan bu dostluk
Yıllar yılı hep şampiyon olduk
Kalpleri fetheden renkler
Yaşa Fenerbahçe
Türk'ün kalbi senle atar
Yaşa Fenerbahçe
Mazinde bir tarih yatar
Yaşa Fenerbahçe
Ne mutlu seni sevene
Yaşa Fenerbahçe
Maç yaparken sahada sarı kanaryalar
Rakip takıma krampon toplatırlar
Sıkı dur karşı defans Fener geliyor
Şut ve gol ağları deliyor
Kalpleri fetheden renkler
Yaşa Fenerbahçe
Türk′ün kalbi senle atar
Yaşa Fenerbahçe
Mazinde bir tarih yatar
Yaşa Fenerbahçe
Ne mutlu seni sevene
Yaşa Fener Fener Fenerbahçe...
9-10 aylıkken emeklemeye ve 4-5 kelime konuşmaya başladı. Daha anne demedi ama baba, su, meme, mama, sofi (oyuncağı) falan diyor. Maçları izlerken 90 dakika kucağımda tutardım. Zaten evde hep Fenerbahçe tişörtleri giyiyorum. Aşina yani. Bir gün odamda dolabın en altında forma koleksiyon rafımdan formamı çekti armayı tuttu Fene! baçç! dedi. Lan öyle şey mi olur, kafamda kuruyorumdur dedim. Sonraki akşam önümde laptopta maçımızı izliyorum. Ekranda armayı gördü parmağını uzatıp Fene-bahçç dedi... Hemen telefonu çıkarıp videoya aldım. Tekrar tekrar söylettim. Arşivimde duruyor:) Hayatımın en acayip anlarından biriydi.
Şu an 8,5 yaşında. Dün akşam Mabette benimle birlikte 3. maçını izledi. Göremediği için en öne balkona gitti. 5 çocuk yan yana 90dk ayakta seyrettiler maçı. Birbirlerinden gaza geldiler tabi, bir ara baktım çok kaptırdı kendini Eyüp taraftarlarına el kol yapıyor, tezahürat falan yapıyor. Kızım bağırma boğazın acıyacak yarın okul var dedim. ''Umrumda değil baba, Fenerbahçe kazansın gerekirse ses tellerim kopsun'' dedi. Büyük büyük laflar, hareketler... Maçtan çok onu izledim. Gözlerim dolu dolu, kalbim pırpır. Allah isteyen herkese evlat nasip etsin. En kötü anılarını da, en kötü günlerini de en az bunlar kadar yazsın. Milyarlarca kez şükürler olsun...