Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı Bursa İl Başkanımız Sayın Yakup Taş ve yönetim kurulu üyeleri, yeniden Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçilmemiz münasebetiyle hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.
Nazik ziyaretleri, ve iyi dilekleri dolayısıyla kendilerine gönülden teşekkür ediyorum.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, davamıza hayırlı hizmetlerde bulunmayı nasip etsin.
Var olsun Alperenler!
Haziran ayında enflasyon aylık %0,99, yıllık %32,11; ilk altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşti.
Aylık enflasyondaki gerileme, enflasyonla mücadele açısından olumlu bir gelişmedir. Ancak ekonomik başarının gerçek ölçüsü; rakamlar değil, bu iyileşmenin vatandaşımızın mutfağına, pazarına ve günlük hayatına yansımasıdır.
Bugün en ağır yükü dar gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz ve sabit gelirle geçinen milyonlar taşımaktadır. Ekonomik politikaların merkezinde, toplumun en kırılgan kesimlerinin korunması yer almalıdır.
İlk altı aylık enflasyonun %17,76 olduğu bir ortamda, çalışanlarımızın emeği enflasyon karşısında erimemeli; üretimi, istihdamı ve sosyal adaleti güçlendirecek adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Memur ve memur emeklilerine %13,52, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise %17,76 oranında yapılan artışlara mutlaka refah payı ilave edilmelidir. Sosyal devlet anlayışı, sadece enflasyon farkını vermekle değil, vatandaşın refahını artırmakla anlam kazanır.
Büyük Birlik Partisi olarak; üretimi önceleyen, vergi adaletini güçlendiren, gelir dağılımını iyileştiren ve sosyal devlet ilkesini esas alan politikaların Türkiye'nin ekonomik istikrarını kalıcı hâle getireceğine inanıyoruz.
Hedefimiz; enflasyonu düşürürken aynı zamanda dar gelirlinin, emeklinin, çalışanın, çiftçinin ve esnafın refahını artıran, adil paylaşımı esas alan güçlü ve müreffeh bir Türkiye'dir.
Ekrem ALFATLI
Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Yeminli Mali Müşavir
Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) nin %200 üzeri yükseltilmesi kabul edilebilir ve hakkaniyetli bir düzenleme olmamıştır.
ÖTV dolaylı bir vergi düzenlemesidir. Yani yoksulla zenginin, geliri düşük olanla yüksek olanın aynı oranda ödediği vergidir. Akaryakıta bu denli zam yapmak yerine mesela, doğalgazda geliri yüksek olanlara uygulanan sübvanse (yüz milyarca TL) ile siyasi partilere verilen milyarlarca TL hazine yardımı kaldırılabilirdi.
Ekonominin şöför mahallinde oturanlar kolaycılığa kaçarak, çözümü dolaylı vergilerde bulup faturayı dar gelirli ve üretici ile yüksek gelirlinin sırtına aynı oranda yüklememelidir. Bu doğru ve hakça değildir. Ayrıca bugüne dek yapılan tüm iyileştirmeleri de değersiz kılmaktadır.
Zamlarla ya da kemer sıkarak ekonomiyi düzeltmek, bütçe açıklarını kapatmak sıradan ekonomi yöneticilerinin de yapabileceği şeylerdir. (Nitekim 70’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’de sıkça uygulanmıştır)
Dünya ekonomi çevrelerinin itibar ettiği ya da ağırlıkları olduğu söylenen isimler iş başında ise o vakit daha konforlu ve can yakmayacak çözümler beklemek vatandaşımızın en tabii hakkıdır.
Kılıçdaroğlu-Akşener ikilisi, başından beri itiraz ettiğimiz gibi Davutoğlu ve Babacan gibi “eski AKP’lilere” değil, İnce ve Özdağ-Oğan gibi CHP ve İYİ Parti’den kopanlara dayanan, onları yeniden kucaklayan bir çizgi izlemeliydi.
28 Mayıs ufku yine de açık
https://t.co/4jYLhLqaXf