Çok Yaşa Deniz
Sana çok kızıyorum Deniz. Sabaha karşı, gözü yaşlı bir şekilde yataktan kalkıp bu yazıyı yazdırdığın için sana çok kızıyorum. Hayata dair bütün planlarımı bozduğun içim sana çok kızıyorum. Beni bu duruma soktuğun için, rahatımı kaçırdığın için sana çok kızıyorum Deniz.
Babanı, belki hatırlar belki hatırlamaz, 1979’da o zamanlar bir gecekondu bölgesi olan Mamak’ta tanımıştım. Sana kızıyorum, ama o zamanlar tanıdığım Kemal için bu yazıyı yazmaya kendimi mecbur hissediyorum Deniz. Yıllarca ders verdiğim öğrencilerim için mecbur hissediyorum. Seninle aynı yaşlarda olan oğlum için mecbur hissediyorum ve beni bu duruma soktuğun için sana çok kızıyorum Deniz.
Ne yaptığını anlıyorum Deniz. Adına ne diyeceğimi bilemiyorum, ama gösteri diyelim, gösterinin adını neden “Ölü Deniz” koyduğunu anlıyorum. Gösterin ölüm maskını andıran bir -gene diyeceğimi bilemedim- heykelin açılışıyla başlamasının nedenini anlıyorum. Gösterinin başında kendini neden yuhalattığını anlıyorum. Neden kıyafetinden yola çıkarak bir “komedyeni” öldürtmenin ne kadar kolay olduğunu anlattığını anlıyorum: Can Dündar’ı kurşunlatıp kaçırtmış, Ahmet Hakan’ı dövdürüp yola getirmiş, Özgür Özel’i çocuklarını öldüren birine yumruklatmış gücün sana ne yapacağının farkındasın Deniz. Üstelik sen katledilirsen ne yapacağımızı da gösteriyorsun bize videonun sonunda, ölüm maskını bütün İstanbul'da dolaştırarak. İkiyüzlülüğümüzü böyle açık ettiğin için sana çok kızıyorum Deniz. Bütün bunları göze alabildiğin için, daha doğrusu bunları göze alamadığımdan, beni utandırdığın için sana çok kızıyorum Deniz.
Aynı zamanda sana hayranım Deniz. Her şeyi bu kadar planlayabildiğin için hayranım. Türkiye’nin umudu olarak sunulan bir Laz müteahhitle (Lazlar başımız gözümüz üstüne) böyle dalga geçtiğin için hayranım. Fatih Altaylı’ya giydirdiğin için hayranım. Dört kitaptan söz ederken, işi her yöne çekilebilir bir noktada bırakmayıp, belki 1200’lerde bir kitap daha yazmak isterdi dediğin için hayranım -üstelik Akit gazetesinin manşetinde fotoğrafı basılıp “İslam düşmanı kahpe” yazılmış biri olarak hayranım. Sana hayranım Deniz, dalgıç esprinle “bizim cephenin” ikiyüzlülüğünü gösterdiğin için hayranım ki, Başörtüsüne Özgürlük bildirisi imzaladığım için “aramızdaki hainler” diye lanse edilen biri olarak hayranım. Bir sabah operasyonuyla değil de 2 Temmuz’da, Sivas Katliamının yıldönümünde Türkiye gelerek gözaltına alınmayı tasarlayacak kadar düşünceli olduğun için hayranım. Ama bunlar sana kızmama engel değil Deniz. Beni bu duruma düşürdüğün için sana çok kızıyorum Deniz.
Eskiden de çok küfretmezdim ama cinsiyetçi, türcü derken artık küfredemiyorum Deniz. “Alçaklar” diyesim geliyor ama “size alçak diyemem, çünkü alçak da bir seviye gösterir” diyen Necip Fazıl’ın sözü geliyor aklıma. Ne kadar garip değil mi Deniz, bu sıfatı en çok hak eden birinin böyle bir söz söylemesi. Bir de en küfürbaz şairimizin adaşın için yazdığı şiir geliyor aklıma: “Acıyorsam sana anam avradım olsun/Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!”
Gün ağarmak üzere, bitireyim artık. Çocukluğumdan hatırladığım ilk slogan, “Ya ya ya, şa şa şa, İsmet Paşa İsmet Paşa, çok yaşa” geliyor aklıma Deniz. Sonraları, 1970’lerde çok komik gelmişti bu slogan, ama şimdi çok anlamlı geliyor, hatta senin için sokağa çıkıp bağırasım geliyor Deniz: Ya ya ya, şa şa şa Deniz Göktaş Deniz Göktaş çok yaşa.
Sen çok yaşa Deniz. Taylanlar, Ulaşlar, Denizler, Yusuflar, Hüseyinler, Mahirler, İbrahimler… Hepiniz çok yaşayın çocuklar.
Faruk Alpkaya
Gülşah Durbay’ın ailesi olarak, yaşadığı rahatsızlık sürecinde ona acımasızca ve defalarca saldıranlardan biri olan söz konusu şahsın hiçbir şekilde özrünü kabul etmiyoruz.
Zaman geçtikçe yaptıklarının unutulacağını sananları, iş birlikçilerini ve ömür boyu sürecek bir utanca atananları asla affetmeyeceğimizi; rahmetli kızımız Gülşah Durbay’ın da bu ve buna benzer kişilere kesinlikle hakkını helal etmediğini sevenleri ve kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Saygılarımızla,
Gülşah Durbay’ın Ailesi
“Mustafa Kemal'in uçaklarını bastonu ile düşüreceğini iddia eden Şeyh Said, 101 yıl önce idam edildi. Büyük Atatürk, sana ve devrimlerine minnettarız.”
@eczozgurozel Başkanım siz adamsınız siz insanoğlu insansınız🙏🏻Biz sizin her zaman yanınızdayız.Allahım size güç kuvvet versin 🌸Sonsuza kadar yanınızdayız 🌸🌸🌸
Deniz Zeyrek'ten şok iddia:
"Çok güvendiğim bir kaynağım, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinden birinin kendilerine söylediklerini aktardı.
Duyunca şok oldum.
Şöyle diyormuş:
“Yargı tamamen arkamızda. Hepsinin (Özgür Özel ekibinin) haddini bildireceğiz (burada daha argo bir cümle kurdu ama ben size aktaramadığımdan ‘haddini bildireceğiz’ diye yazdım). Ağızlarıyla kuş tutsalar hiçbir şey elde edemeyecekler. Bütün kapılar yüzlerine kapanacak. Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış ve süreç tıkır tıkır işliyor.”
Mehmet Uçum’un kendini “CHP’yi butlanlama” işine bu kadar çok vakfettiği iddiasını fazla iddialı bulsam da kaynağımın söz ettiği kişinin bu tür cümleler kurmasına şaşırmadım.
Neticede Özel ekibine nasıl bir kinle ve öfkeyle baktıklarını biliyorum.
Bir grup insan, her hamleleriyle CHP’yi paramparça edip, hatta köküne kibrit suyu döktüklerini bile bile Özel ve ekibinden intikam almak için ellerinden geleni yapıyor."
Ya kadinlar eve cay icmeye götürmüsler🥹Protokol yok, gösteriş yok…Bir evin salonunda, yıllardır tanıyormuş gibi sohbet. Belki de umut, tam da böyle sıradan görünen anlarda saklıdır. ☕️❤️
👉Bu kitabı yazan kişi kaçak yapılara göz yumdurmayan,
İBB de görevli ve şu an hapis cezası verilmiş #RamazanGülten⭐️
Evi kredi ile alınmış, arabasını satıp bir miktar borcunu ödemiş ama küçücük kızı ve eşi şu an hiç bir gelirleri olmadan güçlük içinde kıvranan bir kardeşimiz.
Yazdığı bu kitapları #kitapyurdu ndan alarak ve çevremize aldırtarak dürüstlüğünü biz ödüllendirelim…
Haydi el ele verelim.
Olması gerektiği gibi
🙏🏻🙏🏻🙏🏻🙏🏻
#müjdekuşu
#müjdekuşuilkbuluşma
@gokceekatuun Ah benim güzel,pırıl pırıl parlayan meslektaşım😢İçimiz yandı😢Keşke şu pislikler yok olsalardı.Sen güzelliğinle ışıltınla çocuklara rol model olmaya devam etseydin 😢Mekanın cennet olsun.Hakkını sonuna kadar arayacağız 🙏🏻❤️🌸
Teğmen Ebru Eroğlu: "Sonuç ne olursa olsun, Harp Okulu'nda kazandığım onuru ve taşıdığım rozeti elimden alamazlar. Bizler önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürüyen öğrenciler, ardından onun emanet ettiği vatanın silah arkadaşları olduk. Atatürk'ün ilke ve değerlerine bağlı Türk askerleriyiz.🇹🇷🇹🇷
Bugün burada bir kadın avukat konuşabiliyorsa, ben bir Türk kadını olarak dimdik ayakta durabiliyorsam, bunu Cumhuriyet'e ve Atatürk'ün açtığı yola borçluyuz. Bu mirası yaşatmaya ve korumaya kararlılıkla devam edeceğiz." 🇹🇷🇹🇷
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMENE
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?