🗣️ Özgür Özel, Hulusi Akar davasında davayı kazanan avukatın bugün tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner olduğunu açıkladı
"Ben Hulusi Akar’a demiştim ki 'Sana silah arkadaşların hakkını helal etmiyor'. Bana dava açmıştı, 7 yıl önce 500 bin lira, tarihin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner"
Müsavat Dervişoğlu: "15 Temmuz olunca 'Kandırıldık', ekonomi bozulunca 'dış güçler', enflasyon artınca 'Fırsatçılar', depremde binalar yıkılınca 'kader' diyorlar.
Hatırlatırım: Karar sizin, yetki sizin, imza sizin, devlet kadroları sizin. Ama sorumluluk daima başkasının, fatura ise daima milletin.
Bu nasıl bir sistemdir Allah aşkına. Kârı bir avuç insan alıyor, zararı 86 milyon ödüyor."
"Osmanlı Türk değildi ben Osmanlı torunu değilim" diyen bu Çepni Boydaşım belli ki;
*** Prof Dr Halil İnalcık okumuş,
*** Kritovulos tarihi okumuş,
*** Giovanni Maria Angiolello okumuş,
*** Franz Babinger okumuş...
Helal Olsun 🧿 🧿🐺🎯⏬⏬🔽
https://t.co/V572pXe27T
This is MASSIVE 🔥
🇪🇸 Spain, under Pedro Sánchez, declares that it is voting for a full ban on trade with Israel 🔥
🇫🇷 France voted for it
🇮🇪 Ireland voted for it
🇧🇪Belgium voted for it
🇳🇱 Netherlands voted for it
These countries got their spine thanks to Spain’s leader, Pedro Sánchez.
95 % People globally rate Pedro Sánchez a courageous leader 🔥🫡
AKP ve MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ — Irak’a 1,47 milyar dolar tazminat ödenmesine ilişkin tahkim kararının araştırılması için Meclis’e sunulan araştırma önerileri, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
— Türkiye, Irak’a 1.471.000.000 Dolar tazminat ödeyecek.
AKP, Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler gerekçesiyle;
Türkiye aleyhine hükmedilen 1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki cezanın ödemesi için geri sayım başladı.
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
6 Şubat depreminde tam 6 gün çocuğunun altında kaldığı enkazın başındaydım.
Ne AFAD ne KIZILAY ne AHBAP ne bir tek devlet yetkilisi görmedim.
Enkazın başında yüzlerini ilk kez gördüğüm gönüllü canlar ve TKP-TİP-CHP’ den gelen kurtarma ekipleri vardı.
Çocuğumu enkazdan Maltepe Belediyesi kurtarma ekibi çıkardı.
Bağrıma bastığım çocuğumla ‘ölüm kağıdı’ almak için tüm Hatay’ı dolaştım.
Devleti ilk kez Reyhanlı yolunda kimsesizlerin kepçelerle gömüldüğü yerde 4 savcı olarak gördüm.
İşleri evrak vermekti.
Cenaze nakil araçları bile yoktu.
Adana’ya kadar çocuğumu aracın arka koltuğunda eşinin kucağında taşıdık.
Yollarda binlerce yardım tırları-kamyonlar-özel araçlar gördük. Yine ne KIZILAY ne AFAD ne AHBAP yoktu.
Nakil aracını Mersin belediyesi
Adana’ya gönderdi çocuğumu ordan Akyaka’ya o araç getirdi.
Yalnızdık.
Dostlarımın, yoldaşlarımın, yürekleri ağlayan canlarımızın dışında yapayalnızdık.
Yetmedi ekranlarda basında bu durumu paylaştım diye davalar açıldı, yargılandım, yargılanıyorum.
Bugün AHBAP yardım paralarının peşine düşenler, KIZILAY’ı da diğer yardım adıyla para toplayan yapıları da sorgulamalılar.
Acılarımız üstünde tepinerek bizi halen adaletsizlikle boğanlara ise lanet olsun.
Özgür Özel gündeme bomba gibi düşen açıklamalar yaptı! Bence içlerinden en önemli olan buydu:
"— İstinaf mahkemesi 54 gündür kararı Yargıtay'a yollamıyor.
— Yetki müdürde, mahkeme başkanı yetkiyi üzerine almış. Adli tatil gelene kadar dosyayı göndermemek için müzakerem vardı yapamadım, NATO vardı gelemedim diyor. Şimdi de 3 gün rapor almış!”
Eğer bu anlatılanlar doğru ise İstinaf Mahkemesi açıkça suç işliyor demektir! Zaten bu kadar süre içerisinde göndermemesi de makul süreyi çoktan aştığını gösteriyor.
AKP gittikten sonra bu şahıslar hakkında derhal soruşturma açılmalı ve görevden alınmalılar!
Necip Hablemitoğlu 18 Aralık 2002'de öldürülmeden 4 gün önce Eskişehir'deki son konferansında bakın neler söylemiş:
"Bütün bu tarikatlar, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bu tarikatlar, bütün dünyada Amerika Birleşik Devletleri büyükelçiliklerinin koruması altında. Adeta cirit atıyorlar. Ve bundan Türkiye de nasibini fazlasıyla alıyor. Sadece bizim kendi tarikatlarımıza destek vermekle kalmıyorlar. Kendi tarikatlarını bu anlamda Türkiye'ye ve bütün dünya ülkelerine gönderiyorlar. Bakın Çin hükümeti tarikatı yasakladı. Ve Falun Gong tarikatının lider kadrosunun canını kurtaramayanları idam etti. Tarikatın lideri şu an Philadelphia'da. Buna karşılık bakıyorsunuz Moon Tarikatı, aynı şekilde bütün dünya için öngörülen tarikat, lideri yine aynı yerde. Türkiye için öngörülen Fethullahçılık. Fethullah Gülen yine aynı yerde.
Hatırlayacaksınız 1946 yılında barış gönüllüleri Türkiye'ye gelmeye başladığında, 10 binden fazla barış gönüllüsü, Türkiye'yi hallaç pamuğuna çeviriyorlar. Ve özellikle bir grubu yeşil kuşak teorisine en uygun grup olarak nitelendiriyorlar. Bu da Nurcular. Yine hatırlayacaksınız bu teoremi, komünizmin güneye inmesini önlemek amacıyla Türkiye dahil, İran dahil, Pakistan dahil, Afganistan, Suriye, Irak dahil olmak üzere; bütün İslam ülkelerinde şeriatçılığı güçlendirerek ulus devletler yerine tarikat yönetimlerini egemen kılarak, ateizme, komünizme karşı olan dinsel yapılanmayı güçlendirmeyi hedefliyor bu strateji. Türkiye'nin iş birlikçisi olarak da Said-i Nursi seçiliyor. Ve Said-i Nursi, bildiğiniz gibi Amerikalılara sonuna kadar hizmet ediyor. Aşağı yukarı 6 bin kişiyi, 6 bin Nur talebesini Türkiye'den götürüyorlar. Ve Amerika'da ilk Nur Cemaati kuruluyor. Elimde ilk Nur risalelerinin Amerika'daki yayın tarihine baktığımda, biri 1951 biri 1956. Yani o tarihlerden itibaren İngilizceye çevrilmiş risaleleri biz Amerika Birleşik Devletleri’nde görüyoruz.
Türkiye'de 4 bin 500 vakıf ve dernek var bunlara ait. Aşağı yukarı 1704 toplam okul var. Bunların 199'u Fethullah, 29'u Nakşibendilere ait. Mahmud Esad Coşan, Musa Topbaş gibi değişik Nakşibendi gruplarının da farklı okulları, farklı yurtları, farklı gazeteleri ve dergileri var. Bunların yanı sıra Cihat, Yöneliş, Darül Harp, Akabe, Vahdet, Selefi, Hizb ut Tahrir gibi, çok sayıda maalesef İslamiyet, resmen irticai tensip eden gruplar da yine faaliyetlerine devam ediyor."
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/mnEJoDC9jT..
Necip Hablemitoğlu Atatürk'e, bağımsız, laik Cumhuriyete sahip çıkıp gerici ve bölücü teröre karşı çıktı ve katledildi. Hep Hablemitoğlu gibi Atatürkçü ve laik Cumhuriyet sevdalısı aydınlar katledildi, ancak nedense hep Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları mağdur pozlarında...
Anısına saygıyla...
O'nun derdi hiçbir zaman tatil yapmak olamadı.
Bu yaşında Yapayalnız. Bir semt parkındaki ağacın altında; takma bacağını çıkarmış bacak etini dinlendiriyor. Anlamayız bu tabiri ya, neyse.
Bu Adam kim?
Terörle Mücedele Gazisi.
Ankara Güvenpark'ta hak arıyor; oysa şu an turistik bir tatil beldesinde şezlong üzerinde dinleniyor olması gerekirken.
Ancak O hakkını istiyor. Ödenmesi gereken kirası, halledilmesi gereken faturaları var.
@ErGaziler@idrisTugunmus12@oktayyildirim__@Pakize_Akbaba@turkhafiza2
Aziz İhsan Aktaş'ın Hakan Bahçetepe'ye rüşvet verdi dediği Gürkan Dölekli 'Hayır vermedim' diyor. Aracılık yaptı dediği Özer Ayık 'Hayır yapmadım' diyor. Bu işte dahili olduğunu iddia ettiği diğer isimlerin tümü de bu iddiaları reddediyor. Ona rağmen Hakan Bahçetepe 13 aydır hapiste. Bu süreçte Gaziosmanpaşa AKP'ye geçti ve Bahçetepe ekim ayına kadar hakim karşısına çıkmayacak. Tüm bunlar neredeyse hiç konuşulmadı...
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, sipariş bir süreç ile tutuklandı.
Güner’in hukuki bir süreçle değil, nasıl ince elenip sık dokunmuş bir kurguyla tutuklandığını anlatayım.
Kendisine sorulan söz konusu ihale süreci daha önce zaten didik didik edildi. Kamu İhale Kurumu (KİK), Danıştay, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve bilirkişiler dosyayı inceledi. Hiçbir suç, yolsuzluk veya kamu zararı bulunmadı! Tüm bu denetimlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı net bir karar verdi ve “Kovuşturmaya Yer Yok” dedi. Yani Ankara’da dosya kapandı, konu bitti.
Fakat ne hikmetse, Ankara'da kapanan dosya için bir anda İstanbul’da bir gizli tanık peydahlanıverdi! İstanbul Başsavcılığı gizli tanığı dinledi, sonra "Benim yetki alanımda değil" diyerek (yetkisizlik kararıyla) dosyayı ait olduğu yere, Ankara’ya gönderdi.
Lütfen buraya dikkat edin! İstanbul’dan Ankara’ya gönderildiği o günlerde İstanbul’daki başsavcıvekili, Ankara’ya başsavcı olarak atandı!
Yeni Başsavcı koltuğa oturur oturmaz da Ankara'da kapanmış dosya için İstanbul’dan gelen dosya ile operasyon düğmesine basılıyor. Normalde bir belediye başkanını yargılamak için İçişleri Bakanlığından soruşturma izni alınması şarttır. Bu engeli aşmak için dosyaya tüm CHP’li belediyelerde olduğu gibi örgüt kılıfı bulunuyor. Böylece izne gerek kalmadan belediye başkanımız da gözaltına alınıyor.
Dosyaya sırf kılıf olsun diye örgüt iddiaları eklenmişti, ama savcılık sorgusu sırasında Çankaya Belediye Başkanımıza bu ağır suçlamalarla ilgili tek bir soru bile sorulmuyor!
Çünkü altı tamamen boş.
Ankara'da kapanan bir dosyayı, İstanbul'da bir gizli tanıkla diriltip, başsavcı atamasıyla eş zamanlı olarak Ankara'ya taşıyıp tutuklama çıkartmak hukuk değil, yargı mühendisliğidir.
Biz yol arkadaşımız Hüseyin Can Güner’den kuşku duymuyoruz!
Ebrar Tuğrul isimli kadın, Instagram’da “ebrartgrl” kullanıcı adıyla yaptığı paylaşımda yardım çağrısında bulundu:
“Hamileyim. Bu psikopattan kurtulamıyorum. Sosyal medyanın gücüne inanıyorum. Lütfen yardım edin. Kendisi daha önce cinayet işlemiş. Ölmek istemiyorum.”