Polis, Milli Eğitim Bakanlığı önünden Meclise yürümek isteyen öğretmenlere müdahale etti.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali gözaltına alındı
Bu twitteki temel yanlışlar, rezilliklerden rezillik seçin:
1. burası askeri bir havalanı idi ve lojistik olarak kullanılıyordu.
2. Ama şimdi şahsının havalanı oluyor, zaten VİP havalanı olacak.
3. Bunu saklamak için adına Ankara ismi verildi.
4. Trump'ın uçağı insin diye pist uzatıldı.
5. Uzatma gerekçesi ile Şeker fabrikasına çöktüler.
6. Böylece bir taşla 3-5 kuşu öldürdüler.
7. Devlet konuk evi filan yapıldı ve kaçak saray tarafına kapı yapıldı.
8. Ego burası için çok sayıda toplu taşıma hattını yok etti, yolunu değiştirdi.
9. Her protokol uçuşu ile Barıkent ve Eryaman halkı jet motoru sesi ile zıplayacak.
10. dahası var ama kimse konuşmuyor. Ankara siyasetinin konuşmaması AOÇ'Ye çökülürkenki sessizliği benziyor.
11. bu böyle devam eder ama insanların çok bilmiyor, bakanın sözlerinin aslında ne anlama geldiğini duyurmak lazım.
Kimse duymasın, kimse görmesin.
Türkiye'nin her yerinde milyonlarca işçi yoksulluğa, açlığa mahkum ediliyoruz. Üç kuruşa çalıştırılıyor, çoğu zaman paramızı bile alamıyoruz. Özşen madencisi bu yağmaya karşı çıkıyor, "Hakkımı ver!" deme cesareti gösteriyor. Şimdi ise kolluğu, valisi, patronu karşımızda bu sesin duyulmaması, bu mücadelenin görülmemesi için çabalıyor. Kazanana, hakkımızı alana dek durmak yok. O zamana kadar da patron #KiremitçiyeHuzurYok
"Tavukçulara niye el koyuldu?" diye tüm gün gerekçe arandı.
Yahu iki gün önce onlyfansçı B. Taş'ın 2008 model, pembe renkli Mini Cooper'una el koydular.
Saray dışında bir gerekçe mi var!
Saray iktidarı dolandığı çelişkileri, geleceği de dizayn edecek şekilde zorbalıkla çözmeye çalışıyor. Bir sonraki adımdaki yeni güç dengesi de inşa ediliyor aynı zamanda.
O dengenin nirengi noktası, ilk derece kan bağının yegane mirasçı olması!
Siyasi mirasın garantisi ancak ve ancak iktisadi gücün, kaynak dağıtım ağlarının, bürokratik kliğin de aynı odak etrafında temerküzüyle mümkün.
Fırtınadan sağ çıkmak isteyen Saray’ın hangi odasının kapısında sıraya girecek?
Güç temerküzü tam da budur. Kimin kapısını çalacağınızdır!
Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın üstlendiği, Aka Gündüz'ün eserinden sinemaya aktarılan Bir Şoförün Gizli Defteri (1958) filminde İnci Pastanesi; Çiler’in (Çolpan İlhan) arkadaşlarıyla ayakta profiterol yiyip kendi yaşadığı semt olan Kasımpaşa’yı küçümsediği sahne üzerinden, 1950'ler İstanbul'unun kozmopolit, lüks ve Batılı yaşam tarzını simgeleyen elit bir statü alanı olarak kullanılır. Atıf Yılmaz, mekanın özgün ayakta tüketim kültürünü bizzat dükkanın içinde kadraja alarak filme bir arşiv ve belgesel değeri kazandırırken; pastaneyi, yoksul şoför Erol’un (Eşref Kolçak) kapı önündeki taksisiyle temsil ettiği işçi sınıfı ile sosyete arasındaki sınıfsal uçurumu ve kültürel çatışmayı somutlaştıran dramatik bir sınır çizgisi olarak işler.
Ucube rejim: Erdoğan, Erdoğan'a karşı!
Bilgi Üniversitesi yeniden açılıyor. Çünkü Erdoğan, Erdoğan'ın aldığı kapatma kararını bu gece iptal etti.
Elbette öğrenciler için sevindirici bir haber. Bir haksızlığa uğramışlardı, giderildi. Ama rejimin herkesin hayatını aniden nasıl altüst edebileceğinin de son örneği oldu bu.
Bilgi Üniversitesi’nin birkaç gün içinde kapatılıp yeniden açılması, Cumhurbaşkanlığı sisteminin fiilen nasıl işlediğine dair öğretici bir örnek. Gerçi gerçekten ne oldu, hiçbir şey bilmiyoruz. Çünkü bu sistem yurttaşına bir açıklama yapmıyor. Yapmaya tenezzül etmiyor. Gazetecilik de, aparatlar dışında, saray içine nüfuz edemiyor.
Kararlar nasıl alınıyor. Ancak tahmin edebiliriz.
Muhtemelen bir odak, Santralistanbul’u Bilgi’den almak ya da Can Holding’le ilgili önceden kalmış başka bir mesele nedeniyle üniversiteyi hedef alıyor. Ortalık zaten Butlan’dan dolayı toz duman içindeyken fırsattan istifade hızlıca bir kapatma kararı “çıkartılıyor.”
Ardından başka aktörler devreye giriyor. Protestolar devam ederken belki çocukları Bilgi’de okuyan iktidar çevreleri, aynı zamanda bu kararın rejimin keyfilik görüntüsünü daha da göz önüne sereceğini düşünen iletişim danışmanları. Başka aracılar bulunuyor. Muhtemelen ilk kararda YÖK’ün dahli hatta haberi yoktu. YÖK devreye sokuluyor falan. Yukarı ile ikna süreçleri işliyor ve birkaç gün sonra karar geri “aldırılıyor”.
Olabilecek her yetkinin yukarıdan aşağı tek elden tensip ve takdirle dağıtıldığı bu sistemde kararlar dar bir çevrenin nüfuz mücadeleleri, kişisel ilişkileri, anlık güç dengeleri ve diğer aktörlerin yakın çevreden etkili şahsiyetler vasıtasıyla “yukarıya” erişebilme kapasiteleri üzerinden yürüyor.
Rektör, okula erzak sokulmasının yasak olduğunu söyledi; dayanışma için gelen farklı üniversitelerden öğrenciler Bilgi Üniversitesi kampüsünün içindeki sıra arkadaşlarına erzakları böyle ulaştırdı.
🎥 @21yusufcelik
Cumhuriyet tarihini bırakın, dünya tarihinde bile emsali zor görülecek bir vakaya tanık oluyoruz. Eski bir genel başkan, kaybettiği kongrenin ardından iktidar yargısından medet umarak yanında kalan birkaç milletvekili ve eski ilçe başkanıyla partiyi ele geçirmeye çalışıyor. Yaklaşık 500 kişilik bir grup, neredeyse 18 milyon seçmeni olan bir partiye adeta çökmeye kalkışıyor. Bunu parti içi bir mücadele olarak görmek ve bu rejimin koşullarında bile meşrulaştırmak mümkün değil.
Mutlak butlan kararı sonrası @kilicdarogluk kendisine parti içinden destek geleceğini, örgütten fireler olacağını düşünüyordu. Bu olmayınca süreci uzatmak yerine doğrudan müdahale yoluna gidilmiş görünüyor. Hiçbir organik destekleri olmadığı için bir avuç mafyavari tip ve milletvekili genel merkezi ablukaya almış durumda.
Önümüzdeki süreçte 500 kişilik bir grubun, neredeyse 18 milyon seçmenin oyunu almış bir partiye zorla çöküp çökemeyeceğini göreceğiz. Bu nedenle kamuoyunda tartışılan “ayrı parti” önerilerini şu noktada çok yanlış buluyorum. Böyle dehşet verici bir sonuç geri çevrilemezse, demokratik mücadele çok ağır bir darbe alır. Demokrasiye inanan herkesin seçilmiş, meşru CHP yönetimine destek vermesi gerekir.
🔴 Kapatılan Bilgi Üniversitesi’nde nöbet tutan öğrencilere biber gazlı müdahale!
📌 Yapılan müdahale sonucunda akademisyen Güventürk Görgülü’nün burnundan yaralandığı görüldü