Kadın gecelik kıyafetiyle olduğunu söyleyip telefonun kapatılmasını istiyor. "Çekim yapmıyoruz" diye aleni şekilde yalan söyledikleri yetmemiş gibi bunu da basına servis ediyorlar.
Aynen, aileniz güvende. Tabii soyadınız Kaya, Yazıcı falansa...
Cumhurbaşkanına hakaretten ceza almış çocuğa ‘bana vurmak kolay’ diyor🤦🏻♀️
Hayır Sayın Alçı, Deniz’e vurmak kolaydı ve siz o çocuk kuyu tipi cezaevinde, saçma tepkinize cevap dahi veremeyecek durumdayken üzerinde tepindiniz.
Şimdi çekilebilirsiniz.
deniz beni çok etkiliyor. kırıldığım, küstüğüm, arkadamı döndüğüm mücadeleme yeniden bakmama sebep oluyor. içimdeki ölen heyecanı canlandırıyor. tüm duygularıma her şeye tercüman oluyor. büyük saygı duyuyorum. umarım bugün özgürlüğüne kavuşur.
deniz göktaş yalnızca iktidara değil, üç kuruş daha fazla kazanabilmek için her türlü omurgasızlığı yapabilen ünlülere de müthiş bir ders verdi. onurlu insan nasıl olunur dersi.
değil 3 ay bi dakika bile özgürlüğünden mahrum kalmaması gereken arkadaşımız deniz nihayet tahliye oldu. geçmiş olsun & gurur duyulası savunman için de maşallahlar olsun sana...... 🫵❤️🫂🧿 @idgoktas
Öyle istavrit yakalayıp fotoğraf atmakla, Disney, Netflix’e içerik üretmekle halkın komedyeni olunmuyor. Artık şu adamların herhangi bir projesini izleyenin de kendisine saygısı yoktur. Bir boka tepki gösterilmiyor bari içeriklerini tüketmemeyi başarabilelim. Bir zahmet.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.