gurur duy.
ne eksiksin, ne fazla.
ne öndesin, ne arkada.
ne geride kaldın, ne yokuşta.
ne savaştasın, ne yarışta.
tam olman gereken yerdesin.
yazgının ilmek ilmek hayatını dokuduğu o biricik seyirdesin.
kendi yolunda, kendince yürümektesin.
canım şu an çok seveceğimi henüz bilmediğim bir şeyin ilk gününde olmak çekti. bir evin, bir arkadaşlığın, bir aşkın, bir tatilin, bir yolculuğun ilk günü. kulağımda da hep o günü hatırlatacak bir şarkı.
bu kadar uyaranın kol gezdiği bir dünyada kitap okumaya hala özenip çaba gösterenlere, okuduklarının türünden veya kalitesinden bağımsız, sevgi ve saygı duyuyorum.
kitap okuma çabasının, kendini dünyadan korumaya çalışan masum bir yönü var.
virginia woolfun her kadinin kendine ait bir odasi olmali fikrini o kadar benimsiyorum ki hayatimib her alaninda bunu hissediyorum gerek ozgurluk gerek bagimsizlik hayatimin her alaninda kendime ait bir odamin olmamasi beni cok etkiliyor+
sinemaya tek gidebilen insan. şu insanı hiçbir şey yıkamaz. zombi saldırısında biraz tadı kaçar sadece ama yine de çayını koyar hayata kaldığı yerden devam eder.
nermin yıldırım dokunmadan kitabında "ruhun büyük mesafeler katetmesine vesile olacak ufacık adımları atmayı akıl edebilmek için ille de ölmek üzere olmak mı gerekiyordu?" diye sorar. o son noktaya gelmeden ufak adımları atmayı öğrendim ben. kaybetmeden bulmaları öğrendim.
iyi kitaplar okumuş biri olmak için iyi kitaplar okumuyorum,yaşamın korkunçluğu karşısında ızdırabımı biraz olsun dindirebilmek için iyi kitaplar okuyorum.