Plastik mikro; ağır kirlilik makro: Antalya’nın bütün suları kirlilik alarmı veriyor!
Antalya Su Havzası’nda yüzey ve yeraltı sularında ürkütücü kirlilik tablosu: Sorun sadece plastik kirliliği değil, denize ulaşan tüm havza suları ağır bir kirlilik tehdidi altında…
⬇️
Bu bir saldırı ! Kıyılarımıza direkt olarak sistematik bir saldırı…
Turizm etkilenmesin diye sessizce,Kemer belediyesi ile birlikte elimizden geleni yapmaya çalıştık.El kol gücüyle başa çıkılamayacak kadar büyüdü.Akdeniz’de çığlık oldu.Ülke gündemine gelmedi.Kaynağını soruyoruz!
C’est la première fois de ma vie que je vois un fleuve de sang sous mes yeux… Et pourtant, on continue à scroll comme si ce génocide était devenu légitime
"Mahallede istemiyoruz" denilerek komşuları tarafından darbedilen otizmli Elmas Yağmur, yoğun bakıma kaldırıldı.
Acılı anne adalet istiyor: Cezasız kalmalarını istemiyorum
Muğla'da denize girmek isteyen vatandaş tüm kıyı şeridinin şezlonglarla dolu olduğunu görünce isyan etti:
“Akyaka Akbük Koyu. Gördüğünüz gibi her taraf şezlong işgali altında özel işletmelere peşkeş çekilmiş sahiller.”
HIRT işletmelerin işgalinden kurtarılan sahiler nefes almaya başladı..
Sahiller, HIRT işletmelerin değil Türk Milletinindir.
Çok şükür HIRT Turizmi bitiyor, temizlenen sahillerde TÜRK TURİZMİ başlıyor artık..
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
Ailesini korumak isterken bıçaklanarak öldürülen abim Hakan Çakır davasında cezalar açıklanmıştı:
• 14 yaşındaki T.Y.Z: 25 yıl
• 17 yaşındaki B.S.Z: 32 yıl
• Baba Cemal Zeynal: Müebbet + 28 yıl
• Ahmet Emir Zeynal: Müebbet + 28 yıl
Bugün bu karar ve bu cezalar İstinaf tarafından onaylandı.
Yargıtay’a da gideceğimizi belirtmek isterim. İnşallah bu cezaları istinaf gibi Yargıtay’da onar.
İçiniz elbette soğumuyor ama dışarda ellerini kollarını sallayarak gezmemeleri bile şükür sebebimiz.
Rahat uyu abicim🤍
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️