Selahattin Demirtaş:
"Kendime siyasetçi demeye utanır hale geldim neredeyse.
Sabah erken kalkanların koltuk kapmak için birbirini ezdiği bir ortamda biz halkımızın acılarıyla, sorunlarıyla yatıp kalkıyoruz, çareler üretmeye odaklanıyoruz.
Boş tartışmalar, gereksiz gündemler bizim işimiz değil, olamaz"
Gökhan Günaydın:
"Vatan satılıyor uyanın"
Suudi Arabistan şirketlerine;
Arazi Bedelsiz
TAHSİS
KDV-ÖTV yok
MUAFİYET
30 yıl $ bazlı enerji alımı
GARANTİ
Uluslararası tahkim
İMTİYAZ
Yerli firma yok
REKABETE KAPALI
Bu anlaşma bir KAPİTÜLASYON
Üstelik pusula SAHTEKARLIĞIYLA
📍Şu skandala bakın!
“BİR SABAH UYANDIK, TAPUMUZ YOK!”
İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi. Vatandaşlar feryat etti:
“— Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik.
— Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor!..”
Ekrem İmamoğlu ne demişti?
“Bugün benim 30 yıllık diplomamı iptal edenler, yarın sizin 40 yıllık tapunuza, arsanıza, banka hesabınıza da çökebilirler!”
Şimdi bu sözü daha iyi anlıyor muyuz?
Ekrem İmamoğlu'nun geçmişte yaptığı o konuşma, yeniden gündem oldu:
"Benim 35 yıllık diplomamı iptal ettirmeye çalışanlar başarılı olurlarsa, yarın sizin bağınıza, bahçenize, bankadaki paranıza çökerler."
Malum tutuklanma nedenlerimden biri de Yunus Emre Vakfı soygununu anlatmamdı❗️
Son yılların en büyük yolsuzluk skandalında yeni perde…
Bu soygun dipsiz kuyu👇
Yürüyelim arkadaşlar…
Atatürk Samsun’a çıkmıştır ancak Samsun İngiliz kaynamaktadır. Havzaya geçmeye karar verir. Çok eski Benz marka bir araba bulurlar. Yola koyulurlar.
Bir süre sonra araç bozulur.
Şoför Mustafa Kemal’den biraz beklemesini ister.
Mustafa Kemal bir an duraksar.
Ancak beklemek onun tabiatında yoktur.
Karşıdan Havza’nın ışıkları gözükmektedir.
Mustafa Kemal yürümeye başlar.
Çünkü onun tabiatında durmak, beklemek yoktur.
Hem yürür hem de genç yaşlarında öğrendiği o marş mırıldanmaya başlar.
Dağ başını duman almış
Gümüşdere durmaz akar
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar
Beklemenin zamanı değil.
Yürüyelim arkadaşlar…
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyım atanması CHP’nin iç meselesi olmaktan çok uzaktır, Türkiye’de demokrasiye karşı bir darbedir.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde “Türkiye’de muhalefete baskılar ve yargının işleyişi” başlıklı güncel işler oturumunda kurultay davasının ne anlama geldiğini anlattım.
Pkkcı diyosun komünist diyosun bölücü diyosun şöyle diyosun böyle diyosun sövüyorsun da…
Senin sevdiğin tiplerin içinden de bi tane şunun gibi davasına sadık adam da çıkmıyor. Bu adam kendi prensiplerinde bence harika bi siyasetçi. Keşke ayrılıkçı olmayan ülkeyi kalkındırmak isteyen, aydınlanmacı, bilimselliğe inanan birkaç tane bunun gibi adam olsa. Yok.
Bu adam kaypak olsa bunca sene hapis mi yatardı? Hele hele şu ortamda zurnayla çıkarmaları gerekirdi. Malum kişi de cezaevi kapısında karşılardı baççeliyle beraber. Demek ki bu ideolojisiyle aynı görüşte olmasan da seninkilerden son derece ahlaklı biriymiş. Sen boşversene