İsrail, Han Yunus'ta sivillerle dolu çadırlara bomba yağdırıyor —insanlar uykudayken gecenin tam ortasında!
Gazze'de sığınacak yer kalmadı!
Bu bombalar durdurulamayacak mı?
Bu nasıl barbar, canavar bir dünya öyle!
İnsanlık öldü!
Ölen insanlık!
Keşke hiç girmeseydin bu işe @Ebsofuoglu adaş!
“Efendi hazretlerimiz ölmedi, bazı ihvanına görünüyor, alenen onlara bilgiler veriyor. Bazı ihvanlar Efendi https://t.co/3tv7raHt9o direk görüyor. Şu anda görüşme yapıyor. Efendi hz. talimatlarını beyan ediyor bize. Efendi hz. bizi yürütüyor. Şu anda Efendi hz. kesinlikle zâhiren de talimat veriyor bize. Biz Efendi hz. ne talimat veriyorsa onu yapıyoruz. Hiç Efendi’den ayrı bir şey yapmıyoruz” demedi mi Cübbeli hocan?
“Efendi’nin ruhuna şekle bürünme izni verilmiştir” demedi mi?
Efendi’nin Allah Teala tarafından konuşturulduğunu söylemedi mi?”
Bunları ve daha fazlasını elbette biliyorsun.
Sonra, “İsteyenlere, arzu edenlere tasarruf var” diyorsun. “(Sahabe) münâcât ederlerse (Efendimiz (s.a.v)’den) cevaplarını alırlar. Efendimiz (s.a.v) tasarrufta bulunur. Ama kime? İsteyene” diyorsun.
Ben de sana sorayım şimdi: Beni Saide gölgeliğinde hilafete kimin geleceğini tartışan Sahabe, böyle hayatî bir meselede Efendimiz (s.a.v)’e münâcâtı nasıl oldu da akıl edemedi?
Binlerce kişinin öldüğü Cemel vakasında Hz. Aişe ve Hz. Ali (r.anhuma) birbirlerine kılıç çekerken meseleyi Efendimiz (s.a.v)’e götürmeyi nasıl atlamış olabilirler?
Daha sonra Hz. Ali ile Hz. Mu’âviye (r.anhuma) arasında cereyan eden ve en az 60.000 müslümanın canına mal olan Sıffin savaşında ve sonrasındaki Hakem olayında neden Efendimiz (s.a.v)’e münâcât etmek kimsenin aklına gelmedi?
Hz. Hüseyin’in itirazlarına rağmen Hz. Hasan hilafeti Hz. Mu’âviye’ye devrederken ve sonrasında Hz. Hüseyin (r.anhuma) Kerbela’ya giderken dedelerine neden sormadılar?
Soruları uzatabilirim. Ama sadede geleyim:
“Herkes kendi tercihlerinin sonucunu yaşar” diye tekrar edip duruyorsun ya,
aslında ne söylediğini kendin de bilmiyorsun. Mesela araya sıkıştırdığın kıssaya göre Medine’deki dilencileri kovmak isteyen vali münâcât mı etti de Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü? ( Bu arada; İslamî ilimlere yabancı olmadığını söylüyorsun; bu olayın kaynağını lütfet de hep beraber aydınlanalım.)
Elin değmişken şunu da bi netleştir sana zahmet: Abdullah b. Zübeyr (r.a) münâcât etti mi etmedi mi? Etti ve Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü diyeceksen kaynak da zikrediver..
Bütün bunlar bir yana, Efendi hz.lerinin vefatıyla baş gösteren ihtilafta Cübbeli hocan hangi konuşmasında işbu “münâcat” meselesini bahse konu etti?
Sen de biliyorsun ki bu “münâcât” keşfi, senin durumdan vazife çıkarırken uydurduğun bir masal. Hocan Efendi hz.lerinin kendilerine doğrudan talimatlar verdiğini söylüyor, sen “münâcât” diyorsun.
Meselenin “münâcât”la kaim ve onunla alakalı olmadığını Cübbeli’nin yukarıya aldığım ifadeleri açıkça göstermiyor mu?
Kimi, neden aklamaya çalışıyorsun?
Dedim ya, keşke hiç girmeseydin bu konuya.
Bu “derin” mevzua malzeme olmasaydın…
"Allah Resulü (sas) şöyle buyurdu:
Öyle günahlar vardır ki namaz, oruç, hac veya umre onları silemez [onlara keffaret olamaz]. Onları ancak aile geçimi için çekilen sıkıntı ve kaygılar siler."
[Taberani, el-Mucemu'l-evsat]
Ali Mahir başarır neden DHKP-C üyesine yazılan parçayı paylaştı?
SİBEL YALÇIN KİMDİR?
Son günlerde tartışma konusu olan videoda kullanılan fon müziği, Grup Yorum’un “Sibel Yalçın Destanı” isimli eseridir. Bu nedenle birçok kişi “Sibel Yalçın kimdir?” sorusunu sormaya başladı. Sibel Yalçın, güvenlik güçlerinin kayıtlarına göre DHKP/C mensubu olarak gösterilen bir isimdir.
9 Haziran 1995’te İstanbul Şişli’deki DYP İlçe Başkanlığı önünde düzenlenen silahlı saldırıda polis memuru Rüştü Erdem hayatını kaybetmiş, olayın ardından çıkan çatışmada Sibel Yalçın da ölmüştür.
Daha sonra şair Nihat Behram tarafından Sibel Yalçın adına bir şiir kaleme alınmış, bu şiir Grup Yorum tarafından “Sibel Yalçın Destanı” adıyla bestelenmiştir.
Kamuoyunda “Biz Hiç Teslim Olmadık Ki” sözleriyle bilinen bölüm de bu eserin girişidir. Tam da bu nedenle, söz konusu müziğin siyasi bir paylaşımda kullanılması sosyal medyada tartışma konusu olmuş ve birçok kişi bu tercihin neden yapıldığına ilişkin açıklama beklemeye başlamıştır..mp4
Yığınların alkışını iyinin, doğrunun ve güzelin ölçütü kabul edenlerin
ya insanlığın istikâmeti konusunda sahîh bir ön-görüsü yoktur
ya da biricik amaçları kendi şahsî -her türlü- iktidârları için
insanları 'manipüle' ve 'suistimâl' etmektir.
Gazze’nin güneyinde bir çocuk okulu daha İsrail saldırısıyla havaya uçuruldu.
Aktarılan bilgilere göre Gazze’de Filistin okullarının yüzde 92’sinden fazlası yok edildi; 600 binden fazla çocuk eğitim hakkından mahrum bırakıldı.
Bu yalnızca binaların yıkılması değil; bir halkın hafızasına, geleceğine ve kültürüne açılmış savaştır.
Gazze’de soykırım sadece bedenleri değil, nesilleri ve yarınları da hedef alıyor.
Aş@ğılıksınız Siz!
İstail ordusunun komutanlarının 7 Ekim'de kaçırılan İ’sraillilerin öldürülmesini bizzat kendilerinin emrettiği ortaya çıktı.
Bu operasyon, Hannibal direktifi olarak da bilinir.
Bu videodan sonra Gazze soykırımı silbaştan yeniden yazılacak…
— Kim öldürdü bu çocukları?
— Ey özgür dünya bize (buraya) bakın!
— Bu mazlum halka yapılan gerçek katliam karşısında neredesiniz?
Gazze'de bir sağlık çalışanı, İsrail tarafından öldürülen çocukların cesetlerinin başında dünya kamuoyunun olanlar karşısındaki sessizliğine tepki gösterdi
Dr. Chris Shoemaker'den
MÜHİM AÇIKLAMA:
"KOVID'e karşı 'aşılanmış' kişilerin kromozomal karyotipleri genetik ve kalıcı olarak değiştirilmiştir.
Aldığın her enjeksiyonun ağırlığının üçte biri deoksiribonükleik asitti; bu, hücrenin çekirdeğini geçme kapasitesine sahiptir.
Ne yazık ki, hem yaşayan hem de ölen hastaların karaciğer hücrelerinde ve birçok diğer doku hücrelerinde, kişinin kromozomal karyotipi kalıcı olarak değiştiği keşfedildi.
Spermaları, over hücreleri, dalak hücreleri, bağışıklık hücreleri, kemik iliğinin merkezinde, hepsi kalıcı olarak değişti ve şimdi insan olmayan genetik materyale sahip; kesinlikle insanlığını temsil etmiyor..."
🚨Osmanlı tarihini çok araştırdım.
Ama şu 6.5 dakikanın
verdiği hazzı hiçbirinde bulamadım
Elin yabancısı
Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki
İzledikten sonra
"Zulüm 1453'te başladı" diyenleri
Silkeleyesi geliyor insanın
Mutlaka izleyin..
Tam arşivlik..👇
🇹🇷Mutlaka Paylaşalım🇹🇷
ABD’de yaşayan Müslüman kadın böyle isyan etti:
"Başörtümle dalga geçiyorsun, Peygamberime hakaret ediyorsun, Kur’an-ı Kerim yakıyorsun, Filistin'de halkımı öldürüyorsun ve terörist biz miyiz?"
Türk çevirmen ve aktivist Ayçin Kantoğlu’dan tüyler ürperten açıklamalar:
— Kimin bu deriler?
— Kimin bu organlar?
— Siz bir halkı organına, derisine varana kadar nasıl yağmalayabilirsiniz?
— Buna ne hakkınız var?
“Dünyanın en gelişkin deri bankasının bunların elinde olduğu söyleniyor. Fakat biz biliyoruz ki Museviler vücut bütünlüğünün bozulmaması bakımından ki onlar için önemli bir durum bu; kendi derilerini bağışlamıyorlar, kendi organlarını da bağışlamıyorlar. Peki nasıl oluyor da ellerinde dünyanın en gelişmiş organ bankasıyla deri bankası olabiliyor?”
Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse Cuma günü Kehf sûresini okursa bu sûre, onun için iki Cuma arasını nur ile aydınlatır.”
(Hâkim, Müstedrek, II, 399
(3392 no’lu hadis)
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Cuma günü bana çok salevât getirin!
Zîra o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salevât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.”
(İbn-i Mâce, Cenâiz, 65.)