ACİL YUVA 🏠 Beyoğlu
Bu güzellik 5 yaşında. Kısır ve dişi. Sahibi ölüyor, büyük ihtimalle akrabaları tarafından da bir okula terk edilmiş. Çok acil yuvaya ihtiyacı var. Şuan bir öğretmen arkadaşta geçici kalıyor. Lütfen paylaşır mısınız?
YAVRULARA SICAK BİR YUVA BULALIM 💜
İSTANBUL 0543 455 3680 whatsapp
ARABALARIN YOĞUN OLDUĞU BÖLGEDE GÜVENDE DEĞİLLER ACİL YUVA ARIYORUZ. 2 aylık dişi ve erkek yavrular. Sevip sahip çıkacak ömürlük aile olmak isteyenler ulaşabilir
0543 455 3680
İSTANBUL / Fatih
@ozlemeyin
#ADANA#ÇOOOK#ACİL TEDAVİ GÖNÜLLÜSÜ ARANIYOR!!!!
evden atılmış. Kimse sahip çıkmazsa zayi olacak 🥹🥹🥹
Lütfen neden sen almıyorsun diye yorumlar yazmayın çünkü bulan kişi 3 tane kediyi tedavi ettiriyor ve üçü de fip! İlaç bile alamıyor.
+90 542 793 48 14
İnsta @ incefatos
Daha geçen hafta sokakta aniden belirmişti, bellliki birisi bu çocuğu sokağa atmış.
Sokak şartlarına fazla dayanamadı, araba mı çarptı yada başına ne geldiğini bilmiyorum ama başını tutamıyor bu çocuk. Bellliki bir darbe almış.
Veterinere götürebilmek için destek rica ediyorum.
Benden arkadaşıma gitti orada çok stres oluyor, evde köpek var 😭bu kızı yaşatmak için çok çabaladım dört aydır yuva arıyorum lütfen bana destek olun badeye yuva bulabileyim
0532 460 01 49
İstanbul / Kadıköy
Mella yuva arıyor 💗
7/8 aylık, dişi.
İç–dış parazit uygulamaları yapılmıştır.
Takip ve sahiplendirme sözleşmesi ile verilecektir.
Güvenli ve ömürlük yuvasını arıyor.
@Parkkedisi1
Sabah bir kedi gördüm işe giderken veterinere gotürdüm durumu kotü paylaşım yapmanız mümkünmü acaba ameliyat masrafı 20000 tutarmış ben tek başıma karşılayamam
Sefaköy İstanbul
+90538 341 25 82
Gaziantep kayaönü acil bu 3 bacaklı hamile anneyi yakalayacak biri lazım güvenli alan ayarladım lütfen biri yardım etsin ben İstanbul’dayım ama yarın Gaziantep’te olacağım güvenli alanda bebeklerini dünyaya getirsin
iletişim 05397620775
İKİ GÖZÜ DE GÖRMEYEN CANA ACİL YUVA‼️
Yaklaşık 9 aylık erkek
Kısır
Kocaeli/Gölcük (Türkiye’nin her yerine gönderebilirim)
İletişim: 0534 932 21 99
İki gözü de görmeyen bu yavru şu anda veterinerde ve tedavisi tamamlandı. Gözlerinden biri alındı.
BİR DE ANLAMI OLSUN, ÖYLE Mİ?
Hayatın anlamını arayan, bu arayış üzerine üst perdeden kitaplar yazan bir varlıktan söz ediyoruz…
��Dünyada varı neylerem
Ezel ahır ki ölümdür
Üç beş arşın ağım ola” yeter diyor Âşık Elesker…
Ağ, beyaz bez. Kefen. Anadolu’da buna Amerikan bezi de derler. İnsan dünyadan ayrılmaya hazırlanırken dünyadan son bir şey istiyor. Birkaç metre kumaş. İstenen küçülüyor ama istemek sürüyor. Giderken bile bir şeyimiz olsun istiyoruz.
Japonya’da 2025’te yetişkinler için üretilen bez ve emici pedlerin sayısı yaklaşık 10,5 milyar, bebek bezlerinin sayısı 7,1 milyar. Yetişkinlerinki yaklaşık yüzde 48 daha fazla. Ömrün başında altımızı bağlıyorlar; sonunda üstümüzü örtüyorlar. Arada da kimseye muhtaç olmadığımıza dair büyük laflar ediyoruz.
Karapapaklar “kefen parası” der buna... İnsan kendi yokluğu için bir şey biriktiriyor. Kullanıldığını göremeyeceği bir parayı, giydiğini bilemeyeceği bir kumaşa ayırıyor. Artık hiçbir şeye sahip olamayacağı ana, kendisinin olacak bir şey hazırlıyor.
Çocuğuna “Aldığın tişörtü bir kere bile giymedin!” diye çıkışan anne, kendi kefen parasına dokundurtmuyor. Kendi arzumuzun adı tedbir oluyor; gençlerinkinin adı müsriflik.
Üstelik gençlerin yaşayacağı dünyayı da kendi ölçülerimize göre biçmeye çalışıyoruz. Biz içinde bulunmayacağız ama üstümüze tam otursun istiyoruz.
Kendisinin bulunmayacağı bir geleceğe bile iyelik ekiyle uzanıyor. “Ben”in olmayacağı yerde hâlâ bir “benim” olsun istiyor.
Bütün ağırbaşlılığımızın altından bir yakınma yükseliyor: “Öldükten sonra bile şefkat görmeyeceksem, yaşarken bütün bu saçmalıklara niye katlanıyorum?”
“Ölürsem kabrime gelme, istemem…” diyor öbürü.
Dünyadan ayrılıyoruz, ziyaretçi listesini hâlâ biz hazırlıyoruz. Pes!
Ölsek de son söz bizim olsun, öyle mi?
“İstemem” derken bile seslendiğimiz biri var. Kırgınlık, kendi yokluğumuzu anlattığımız cümlede de bir muhatap buluyor.
Çektiklerim boşa gitmesin, yaşamış olmam birinin gözünde kıymet bulsun, yokluğum birine dokunsun. İnsan kendi yokluğunu tasarlarken bile kendisini o sahneden bütünüyle çıkaramıyor. Ardından bakılmasını istiyor.
Anlam arayışımızdaki narsistik pay da burada beliriyor: Yaşamış olmak yetmiyor; yaşamışlığımızın ayrıca önemli olmasını istiyoruz. Benim acımın bir hikmeti, benim kaybımın bir karşılığı, benim hayatımın bir açıklaması olsun…
Bu isteği güzel cümlelerle estetize ediyor, kavramlarla inceltiyor, gerekçelerle akla uygun hâle getiriyoruz.
Şimdi birkaç metre bezden insanın varoluşuna uzanan bu yazıda ben de aynı şeyi yapıyorum. Bir kumaşı kumaş olarak bırakamıyor, ona da kendime de bir anlam yetiştirmeye çalışıyorum.
Yaşıyoruz işte, ekmeği tuza banıp yer gibi. Niye zorluyorsun be adam?
Güzelbahçe Sohbetleri, 2026
(Dipnot: Ölürsem kabrime gelme istemem / Okuyan: Sevim Tanürek)
Eşeği domuz bağı benzeri bir yöntemle ip ve urganlarla bağlayıp işkence ediyorlar.
• Bu vahşeti TikTok’ta içerik ve eğlence diye paylaşıyorlar .
Yorumlar yapıp keyifle gülüp eğleniyorlar.
Tiktok kapatılsın yasaklansın
@mustafaciftcitr@abakingurlek@EmniyetGM@jandarma
Türü insan diye bilinen sahipleri taşınırken onu geride bırakmış.
Önümüz kış…Ona sıcak yuvasını açacak gözlerindeki hüznü silecek biri çıkar mı acaba ?
Bursa