@Anlik_Analiz Kelimesi kelimesine alındığında: sadece çift = 2.
Veya diğer yorumda, adı geçen diğer herkesin de birlikte gittiği (ama bu metinde yazmıyor): 35
" Abartmıyorum, altın zümrüt içinde yaşayan
bir millet olmalıydık.
Tamamı cennet, tohumu taşa atsan, taş filizlenir.
Yirmiden fazla maden var.
İncil' deki 7 kilisenin 7' si de burada.
Nuh' un gemisinin indiği topraklar, Mezopotamya' nın yanı, Göbeklitepe! Hitit, Bizans, Selçuklu tarihi fışkırıyor.
Yetmezse
3 tarafı deniz ve turizm!
Kar, yağmur, güneş, nem hepsi var.
Cahil ve fakir kalman imkansızken
halkın yarısı
açlık sınırında."
Sepep?
İki sebebi olmalı:
1) Cehalet
2) İhanet*
Gülse Birsel...
🔥 TÜRK MİLLETİNİN HESAP DEFTERİ 🔥
Bekçiden bozma polis koskoca generalin üstünü arıyor.
Hiç bir korkuya benzemez halkını satanın korkusu
Nazım Hikmet
Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli askerinin, polisinin, devlet görevlisinin ve milletinin yaşadığı onur kırıcı, hesabı sorulmamış, üstü örtülmüş olayların bir toplamı vardır. Bu toplam, artık bir “tesadüfler zinciri” değil; devlet aklının çürümesi, kurumların itibarsızlaştırılması, milletin sesinin kısılmasıdır.
Aşağıdaki olaylar, bu çürümenin kronolojik bir utanç çizelgesidir.
---
1. Akdeniz’de Tatbikatta “Dost Ateşi”yle Ölen Subaylar
ABD ile yapılan ortak tatbikatlarda Türk askerlerinin “yanlışlıkla” vurulması, diplomatik literatürde dost ateşi diye yumuşatıldı.
Gerçekte ise bu olay, müttefiklik maskesi altında yapılan bir güç gösterisiydi.
Türkiye’den beklenen tepki verilmedi; ne siyasi ağırlık kondu ne de caydırıcı bir karşılık gösterildi.
Sonuç: Sessizlik.
---
2. Kuzey Irak’ta Türk Subaylarının Başına Torba Geçirilmesi
4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına ABD güçleri tarafından torba geçirildi.
Bu olay, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde aşağılanmanın sembolü olarak kaldı.
“Nota verecek misiniz?” sorusuna verilen “Müzik notası mı?” cevabı ise devlet ciddiyetinin yerle bir olduğu an olarak hafızalara kazındı.
Sonuç: Sessizlik.
---
3. Mağarada Zehirlenen Askerler
Kuzey Irak’ta operasyon sırasında askerlerin zehirlenerek hayatını kaybetmesi, olayın nedenleri ve sorumluları konusunda hiçbir net açıklama yapılmadan kapatıldı.
Aileler cevap bekledi, kamuoyu cevap bekledi; devlet ise suskun kaldı.
Sonuç: Sessizlik.
---
4. Azerbaycan Dönüşünde Düşen Askeri Uçak
Azerbaycan’dan dönen Türk askeri uçağının düşmesi hâlâ “kim vurduya giden” olaylar listesindedir.
Resmî açıklamalar yetersiz, soru işaretleri çok, hesap veren yok.
Sonuç: Sessizlik.
---
5. Rus Uçağı Krizi ve 34 Askerin Şehit Edilmesi
Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’nın Suriye’de Türk askerlerini hedef alması ve 34 Mehmetçiğin şehit edilmesi, Türkiye’nin dış politikadaki kırılganlığını ortaya koydu.
Bu olayda da devlet, caydırıcı bir karşılık veremedi.
Üstüne üstlük, “ceza” niteliğinde S-400 alımı yapıldı; sistem hâlâ aktif değil.
Sonuç: Sessizlik.
---
6. 15 Temmuz Gecesi Boğaz Köprüsü’nde Askeri Öğrencilerin Başlarının Kesilmesi
Emir-komuta zinciri içinde hareket eden, olayın ne olduğunu bilmeyen askeri öğrencilerin linç edilmesi, başlarının kesilmesi, tarihe kara bir leke olarak geçti.
Bu vahşetin failleri bulunmadı, cezalandırılmadı, devlet bu utancı örtbas etti.
Sonuç: Sessizlik.
---
7. Ek Olaylar – Sessiz Kalınan Diğer Utançlar
• Dağlıca Baskını — 2008 ve 2011’de onlarca asker şehit edildi; istihbarat zafiyetleri tartışılmadı.
• Reyhanlı Saldırısı — 53 vatandaş öldü; faillerin arka planı hâlâ karanlık.
• Uludere Olayı — 34 vatandaş F-16 bombardımanıyla öldü; devlet özür bile dilemedi.
• Suriye’de MİT TIR’ları Krizi — Devletin kendi kurumları birbirine düşürüldü; gerçekler açıklanmadı.
Bu olayların ortak noktası:
Hesap sorulmadı.
Sorumlu bulunmadı.
Devlet suskun kaldı.
---
🔥 TÜRK MİLLETİNİN SON UYARISI 🔥
Bu millet, yüzyıllardır devletini omuzlarında taşıyan askerin, polisin, memurun, köylünün, işçinin, gencin ve yaşlının milletidir.
Bu millet, şerefini korumak için can verenlerin milletidir.
Ama bugün görüyoruz ki:
Devletin omurgası kırılmıştır.
Kurumların itibarı yok edilmiştir.
Askerin başı eğdirilmiş, sesi kısılmıştır.
Milletin onuru, diplomatik nezaket uğruna pazarlık masalarına sürülmüştür.
Bu manifesto, bir çağrıdır:
Söylem bitmiştir.
Masallar bitmiştir.
Hamaset bitmiştir.
Türk milleti için artık eylem vaktidir.
Devlet, milletin iradesine geri dönmelidir.
İhanetle kirlenmiş yapılar temizlenmelidir.
Türk ordusunun itibarı iade edilmelidir.
Türk milletinin onuru yeniden ayağa kaldırılmalıdır.
Bu çağrı, kavga çağrısı değildir.
Bu çağrı, hesap sorma, adaleti geri getirme, devleti yeniden devlet yapma çağrısıdır.
Türk milleti, kendi geleceğini yeniden eline almak zorundadır.
Bu, bir tercih değil; bir mecburiyettir.
---
Son söz:
Türk milletinin sabrı, devletin ciddiyeti kadar sınırlıdır.
Devlet ciddiyetini kaybederse, millet sabrını kaybeder.
Ve sabrını kaybeden bir milletin önünde hiçbir güç duramaz.
Bozkır'ın sessiz çığlığı 2026 30 Ağustos
Alman komedyen Mario Adrion sahnede Türk Milli Marşı'nı sorup seyirciden marşın 2-3 mısrasını duymayı beklerken hayatının şokunu yaşıyor. Türkler bir anda ayağa kalkıp 2 kıtayı koro halinde okuyor. Mario: "Recep Tayyip Erdoğan sizinle gurur duyardı. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamadım. Siz ayağa kalktınız ve lanet olsun hiç durmadınız! Şu an kendimi Türk gibi hissediyorum! Siz okurken aklıma bir fikir geldi: Yunanistan’ı ele geçirmeliyiz! 😂
"Keşke biz Almanlar da böyle güçlü bir marşa sahip olabilseydik. Bizim marşımız artık; 'Özür dileriz, geri dönüşüm yapıyoruz' gibi bir şey oldu!" 😂
@Snuffawupalous@CatholicSOTC Verwundert mich garnicht. Das Erste und wichtigste Ziel des Teufels ist die Wahrheit.
„Tradidi quod et accepi“ (1 Kor 15,3) steht auf dem Grabstein von Erzbischof Lefebvre. Möge sich also jeder selbst denken, wo die Wahrheit noch unverfälscht gepredigt wird.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk