Merve Hanım'la gıyabında tanışıyoruz, 1 seferde aynı toplantıda bulunduk diye hatırlıyorum. Şirketi dünya çapında evet. Çalıştığım şirket de o şirket ile çalışıyor.
Ama kendisine üzülerek katılamıyorum, aynen LinkedIn'den bağlantım olan Ezgi Ceren Işık Hanım'ın aşağıda ki görselde yazdığı gibi düşünüyorum.
Tutku, aidiyet böyle bir noktada değil. O hırs ve nokta öncelikle şirkete, kişiye, ailesine ve çevresine zararlı. Tutku ve aidiyet çalışma saatleri içerisinde en iyisini verebilmek. Hiç bir ABD veya AB şirketini bu şekilde göremezsiniz. Üzülerek bunun diğer adı da gelecekte yaşayacağın mobbing'tir.
Not 1: Muhtemelen Ezgi Ceren Işık Hanım'da aynen bu videoya istinaden bu yazıyı kaleme almış gibi duruyor.
Not 2: Ezgi Ceren Işık Hanım'ın twitter adresini bulamadım yoksa kendisini de etiketleyecektim.
Sn. İçişleri Bakanı,
Ne ben ne partimden bir başka yönetici, insanları sokağa, şiddete davet etmiyor.
Partimizin üyelerini kendi binasına almayan, insanları sokakta bırakan, böyle yaparak bir güvenlik sorunu yaratan, kanunsuz emirle devletin polisini vatandaşla karşı karşıya getirmeye çalışan sizlersiniz!
İl Başkanlığımız, Cumhuriyet Halk Partililerin baba evidir, evimizi ablukaya almak haneye tecavüzdür.
Millet sizden, algı operasyonu değil, devlet adamlığı bekliyor.
İşinizi yapın, hukuka uyun, derhal evimizin önünden çekilin.
Ben kimsenin burnu kanamasın diye üstüme düşeni yapıyorum, siz de yapın.
bugünleri dünden belliydi, yapacakları her şeyin sinyalini hep önceden verdiler. sürekli z kuşağını suçluyorsunuz çünkü bu iktidarın etkileri en çok altında büyümüş nesilde görünüyor ama esas suçlanması gereken göz göre göre “prime akp”ye oy veren 80 ve öncesi doğumlular
Son 24 saat içinde bazı e-ticaret sitelerinde kadınların güvenliği için almak istediği biber gazı, elektro el feneri gibi ürünlere ve setlere zam yapan işletmelerin olduğu ülkedir Türkiye.
Erkekler kadınları uyuşturucu yüzünden katletmiyor.
Erkekler kadınları okült ayin gereği öldürmüyor.
Erkekler kadınları işsizlikten, fakirlikten, psikolojik sorunlardan dolayı öldürmüyor.
Erkekler kadınları öldürebildikleri için, öldürmelerine izin verildiği için öldürüyor.
Tamer Karadağlı "Ben dahil bütün sanat camiası hapse atılırız diye Erdoğan'dan korkuyor" diyeli 8 yıl, "Erdoğan'dan etkileniyorum. O benim Cumhurbaşkanım" diyeli 6 yıl; Erdoğan, Tamer Karadağlı’yı Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak atayalı birkaç dakika oldu
Erdoğan’a oy veren, geçerli mazereti olmaksızın sandığa gitmeyen, boykot edenler… Sizlerin önümüzdeki 5 sene boyunca yaşadığınız hiçbir olumsuzluktan şikayet etmeye hakkınız yok. Dahası bu kararınızın neticesinden etkilenecek her canlının da vebali üzerinizedir. Bunu bilesiniz.
Haydi ayağa kalkın... Kadınları köle olarak gören, Eğitim Bakanlığını alıp küçücük çocukların eğitimini "ahiret temelli" bir zemine oturtacaklarını vadeden insanların meclise girdiği şartlarda bize yılgınlık değil, daha çok çalışmak yakışır.
HÜDAPAR’ı meclise sokmuş bir Türkiye’ye uyanmak… Annemi bu sabah ülkesi için ilk kez ağlarken gördüm. Kadınlar korkuyorlar artık. Bu seçimi en çok kadınlar kaybetti. Kadın hakları pazarlıklarla çiğnendi. Hakkım birilerinde varsa asla helal etmiyorum.
Arkadaşlar muhalefetin yüksek oy aldığı sandıklara sürekli itiraz edildiği için veri akışı oldukça yavaş. 7 defa sayılan sandık var. Bu defa da bu yolu bulmuşlar. 1000 defa da sayılsa kazanacağız. Gece uzun, sonu aydınlık olacak. Biz kazanacağız!
Sevgili dostlarım,
Emin olun, biz kazandık. Şimdi kazandığımızı korumak için ayaktayız.
Sonuçlar kesinleşene ve zafer kutlamaları başlayana kadar tek bir oyu bile sahipsiz bırakmıyor, irademize ve sandıklara sahip çıkıyoruz.
ÖNEMLİ!
#deprem sonrası bölgedeki hasarlı yapılara kesinlikle girmeyin.
Yolları, acil yardım araçları için boş bırakın.
Hayati durumlar haricinde telefon görüşmesi yapmaktan kaçının.